YAZIYI GÖNDER
Adınız, Soyadınız
E-posta Adresiniz
Alıcı E-posta
Mesajınız
www.cosmopolitanturkiye.com

Lafa nereden başlasak bilemiyoruz... Yakışıklı, kibar ve yetenekli Mert Öcal her çeşit övgüyü fazlasıyla hak ediyor. Onu tanıdığımız için bunu gönül rahatlığıyla söyleyebiliyoruz. Şimdi okuyacağınız, röportajdan çok içten bir sohbet.

RÖPORTAJ DAMLA DURAK
FOTOĞRAFLAR KENAN KARA
STYLING SİMGE YÜCEPUR

Cosmopolitan olarak daima iddialı konuşmayı seviyoruz çünkü kolay kolay yanılmıyoruz. Şimdiki iddiamız ise 'ın Türkiye'nin en yakışıklı erkeklerinden biri olduğu! Yakışıklılığı biz hep bütün olarak değerlendiriyoruz çünkü… Ne kadar kibar, ne kadar mütevazı, ne kadar sevgi dolu ise o kadar yakışıklı bize göre! Fotoğraflardan anlayacağınız üzere, kendini de seven ve kendine çok iyi bakan bu Yunan heykeli gibi adamla bir araya gelmek bizim için keyif! Bilirsiniz; çekimlerde en iyi görseli yakalamak için bazen yüzlerce kare çekmek gerekir. İşte tescilli model Mert Öcal ile hiç öyle olmadı ve kısa sürede istenen her fotoğraf karesi kolayca yakalandı. Sohbetine ise diyecek laf yok; röportajın sonuna geldiğinizde bize çoktan hak vermiş olacaksınız.

Aşk Yeniden dizisinden beri sizi ekranlarda görmüyoruz, neler yaptığınızı merak ediyoruz açıkçası… Defne'nin Bir Mevsimi sinema filminde gördük sizi.
Evet, iki sezon Aşk Yeniden dizisinde rol aldım, çok keyifli işti, çok güzel bir ekiptik, sette harika zaman geçirdik. Benim için iyi bir deneyim oldu. Dizi bittikten sonra Fransız-Türk ortak yapımı, çekimleri Hatay'da yapılan Defne'nin Bir Mevsimi filminde rol aldım. Kısaca konusu; 1980 darbe yılları döneminde, Hatay'da, zor şartlarda yaşayan bir ailenin başından geçen olaylar.

Bu sizin ilk filminiz ve hem festival filmi olması hem ödül alması çok heyecan verici olmalı…
Evet, ilk filmimdi ve bunun bir festival filmi olması daha da keyif verdi. Ayrıca Antalya Uluslararası Altın Portakal Film Festivali'nde özel gösterimi yapıldı. Daha sonra Antakya Altın Defne Film Festivali'nde En İyi Film Ödülü aldı. Bunun dışında Türkiye'den Fransa Uluslararası Türk Filmi Festivali'ne seçilen beş filmden biri olarak gösterimi yapıldı.

Nasıl bir roldü? Sizi zorladı mı?
Daha önce oynamadığım bir roldü; İstanbul'da tıp okurken kardeşinin ölüm haberini alıp Hatay'a dönmek zorunda kalan, orada diğer kardeşi ile aynı kızı seven bunun yanında darbenin getirdiği zorluklarla mücadele eden bir genci oynuyordum. Değişik roller oynamak çok heyecan verici oluyor. Hatay coğrafyasında çekim yapmak biraz zorlayıcı olsa da çok güzeldi.

Gelelim tescilli yakışıklılık durumuna; Best Model Of Turkey ve Best Model Of The World dereceleriniz var. Tabii sizin kafanızda modellikten ziyade oyunculuk vardı hep, değil mi?
Evet, geçmiş dönemde bu iki yarışmada da birincilik kazanmıştım. Modellik yapmak da ayrı bir tecrübe kazandırdı. Yurtiçinde ve yurtdışında bir süre modellik yaptıktan sonra oyunculuğa başladım. Tabii benim asıl istediğim oyuncu olmaktı. Bazen hedeflerinize ulaşmak için farklı yollardan ilerlemek zorunda kalabilirsiniz. Oyuncu olmak isteyen genç arkadaşlarıma aslında bir devlet konservatuvarından başlayarak bu yola devam etmelerini önerebilirim ama bazen şartlar sizi hedeflerinize başka yollardan da ulaştırabilir. Burada önemli olan donanımlı olmanız ve eksiklerinizi tamamlayabilmeniz.

Yakında yeni projeler var mı?
Evet, yeni projeler olacak. Menajerimizle senaryo okumalarımız devam ediyor. Bu sefer komedi değil, dram ağırlıklı bir hikaye ile ekranda olmayı planlıyorum.

Bu kadar yakışıklı ve yetenekliyken aslında adınızı çok daha fazla duymuş olmamız gerekmez miydi?
Siz biraz geri planda durmayı mı tercih ettiniz? Magazinel anlamda çok fazla göz önünde olmayı tercih etmiyorum. Özel hayatımı herkes gibi yaşamaya gayret ediyorum. Önemli olan bir çizginizin, tarzınızın olması. Benim için göz önünde olmak yaptığınız işin başarısıyla doğru orantılı…

Popülerliğin Instagram takipçi sayısıyla ölçüldüğü bir dönemde yaşıyoruz. Bununla alakalı düşünceleriniz neler?
Orası öyle! Arz-talep meselesi bu... Kimseye çok fazla takipçisi var, çok fazla sosyal medya kullanıyor gibi yargılamalarda bulunamayız. Bundan 10 sene önce "Messenger"ı olmayana deyim yerindeyse kız vermiyorlardı! Artık sosyal medya dediğimiz mecra kişilerin kendilerini anlatabildiği, firmaların ürünlerini pazarladığı bir araç haline geldi. Bu yüzden kişileri çok fazla sosyal medya kullanıyor diye eleştirmek doğru olmaz diye düşünüyorum.

Sizin sosyal medyayla aranız nasıl?
Genel bir kullanıcıyım diyebilirim. Sosyal medyada yatıp kalkmıyorum. Takipçiler en çok neyi görmek istiyorsa onu paylaşmaya çalışıyorum. Bu "Instastory" kısmı çok hoşuma gidiyor; iki, üç günde bir oraya da anlık paylaşımlarda bulunuyorum.

Peki, bu yeni nesil flörtleşme biçimi olan "like for like" için ne düşünüyorsunuz? Sizce bu yöntemle sağlıklı ilişki kurma ihtimali var mı?
Yani benim için gerçek hayattaki "like for like"lar daha önemli. Tabii karşılıklı saygı çerçevesinde seviyeli arkadaşlıklar da kurulabilir, sohbet edilebilir. Kişiler belki yüz yüze konuşamadıkları şeyleri konuşabilirler. İnsanlar ego tatminiyle yaşarlar; sosyal medyada herkes kendine bir kimlik oluşturup tatmin duygusu yaşamak için de birileriyle konuşuyor, tanışıyor olabilir. Çok sakınca görmüyorum bunda. Tabii hayatını tamamen sosyal medyaya kaptırmadıkları sürece…

Yeni bir ilişkiden çıktınız ve şu aralar aşka bakışınızı merak ediyorum…
Şu an bekarlığımın biraz tadını çıkarmayı düşünüyorum. Şöyle geçmişe baktığımda son 10 yılım, sonu gelmeyen ilişkilerle geçmiş. Mutlu son da göremediğimize göre biraz olsun bunu hak ettiğimi düşünüyorum. Bu tabii ki yanlış anlaşılmasın. İstediğim zaman istediğimi yapmak, istediğim zaman tatile gitmek, tek başıma sinemaya gitmek, erkek arkadaşlarımla rahat rahat görüşebilmekten bahsediyorum. Bunları yapabilme özgürlüğü şu aralar çok daha cazip geliyor. İşime de daha çok enerji harcayabiliyorum. İleride ne olur bilemem. Gönlümden geçen tabii ki uygun zaman geldiğinde, doğru kişi ile bir aile kurup baba olmak.

Sohbet ederken evliliğin sadece çocuk sahibi olmak için yapılması gerektiğini söylemiştiniz. Öyle mi gerçekten? "Evlilik aşkı öldürüyor" klişesi doğru mu sizce?
Orada espri yapmıştım aslında, sizden de bir şey kaçmıyor! Tabii ki sadece çocuk yapmak için evlenilmez, bu amaçla yola çıkarsanız kötü bir evlilik hayatı geçirmeniz olası. Çocuk için uygun eş, uygun ortam olması lazım aynı doğadaki gibi. Sırf evlenmek için ya da çıkar ilişkisiyle evlenirseniz ki bu günümüzde çok rastlanan bir şey, o aşk sandığınız şey ölür bence… Sevgi, saygı, fedakarlık, özveri, karşındakini değiştirmeye çalışmama, yargılamama… Bunlar bir araya geldiğinde o evlilik sağlam ve gerçek bir evlilik olur. Aşkı da doya doya yaşarsınız yıllar boyunca. Bu unsurlar bir araya geldiği an beni de evli bir erkek olarak görebilirsiniz.

34 yaşındasınız ve "artık baba olmak istiyorum" gibi düşünceler oluşmaya başladı mı?
Hiç acelem yok, daha çok zamanımız var. Zaten dünya çok kötü bir yer, çocuk yaparken iki defa düşünmek lazım… Bir hevesle çocuk yapılmaz. Onun geleceğini, nasıl bir hayatı olacağını düşünmek lazım. Nasıl olsa büyür, gider dememek lazım.

Herkesin bir tipi vardır; Mert Öcal nasıl kadınlardan hoşlanıyor?
Spor yapması şart çünkü hem sağlıklı hem özgüvenli olacaktır. Bunun dışında kompleksleri olmaması ve doğal olması yeter. Olduğundan farklı görünmeye çalışan kadınlardan hiç haz etmiyorum. Mümkünse uzak olsunlar… Hayatımız ego!

Sizin kendinize çok iyi baktığınız ortada. Birlikte olacağınız kadının da aynı felsefede olması şart, değil mi?
Tabii ki şart! Ben spor yapacağım, o yapmayacak, ben sağlıklı besleneceğim, o abuk subuk şeyler yiyecek, ben fit duracağım, o kilolarıyla bana hayatı zindan edecek; ne anladım o işten! Tabii ki ciddi sağlık problemi olmayan herkesin spor yapması ve yediklerıne dikkat etmesi lazım. Spor yapmak sadece fiziksel fayda sağlamaz; vücut kimyanızı olumlu etkileyip stresi de azaltır kendinizi daha iyi hissedersiniz.

Çekimi böyle bir ortamda yapıyor olmamızın sebebi de sizin spor tutkunuz. Bu vücut nasıl bir tempoda çalışarak yapıldı?
Abartı hiçbir şey yapmıyorum. 20'li yaşlarımdan beri haftada en az 4-5 gün spor yaparım ve yediğim şeylere çok dikkat ederim. Bunu hayat tarzı haline getirdim o kadar.

Doğru beslenme de önemli değil mi? Gerçi sizi geçen gün künefe yerken yakaladım!
Sürekli sağlıklı beslenip dikkat ediyoruz, arada ödüllendirmek lazım. O harika künefeyi Instagram'da paylaştım, herkesin canı çekti! 15 günde bir #patlatbirkünefe hashtag'iyle paylaşımlara devam edeceğim!

Mutfakla da aranızın iyi olduğunu duydum. Öyle ki sağlıklı çikolatalar, muffin'ler bile yapıyorsunuz. Bize şu çikolata tarifini verseniz diyorum!
Yapıyorum tabii, beni alan yaşadı! Peki, madem istiyorsunuz çikolata tarifiyle sohbetimizi taçlandıralım. Malzemeler: 5 hurma, biraz kakao, bir tatlı kaşığı tarçın, bir avuç yer fıstığı, bir çay kaşığı tahin, çeyrek çay bardağı süt. Hepsini rondoda karıştırın, yağlı kağıda sarıp bir saat buzdolabında dinlendirin. Yediğiniz en lezzetli ve sağlıklı çikolata olacak!

Yaz kapıda. Tatil planları belli oldu mu?
Kısa süreli tatillerde yurtiçinde olurum diye düşünüyorum ama belli de olmaz. Eğer fırsat bulursam 20 gün kadar Tayland'ta bir kickboks okuluna gitmek istiyorum. Ormanın içinde ve tropik bir iklimde çok iyi antrenmanlar yapıp doğanın tadını çıkarmak çok güzel bir deneyim olur.

DOĞUM YERİ
VE TARİHİ:
İstanbul,
29 Eylül 1982
GÖZ RENGİ: Yeşil
BOYU: 1,92 metre

BİZE ULAŞIN