YAZIYI GÖNDER
Adınız, Soyadınız
E-posta Adresiniz
Alıcı E-posta
Mesajınız
www.cosmopolitanturkiye.com

Burak Deniz

Yaptığı her işi yakından takip ettiğimiz Burak Deniz ile onun belkide en dingin, rahatlamış ve huzurlu döneminde bir araya geldik. Yaklaşan yaz tatilinin ve gelecek yeni projelerin heyecanını yaşayan başarılı oyuncunun, kalbi ise aşktan hayli hızlı atıyor.

Röportaj: Damla Durak
Fotoğraflar: Semih Kanmaz
Styling: Simge Yücepur

Ekrandan ilgiyle izlediğimiz isimlerle tanışmak her zaman heyecan vericidir. Hele ki karşısına soru bombardımanıyla oturacaksanız… Göründüğü kadar sempatik mi, doğal mı, rahat mı; çekim saatine kadar bu sorular kafada döner durur. Ve Burak Deniz' i ilk gördüğümüz an: Bingo! Arabadan tam da düşündüğümüz kadar yakışıklı, rahat ve pozitif biri iniyor. Eh, bu aşamadan sonrası keyifli geçecek belli ki! Övgüyü fazlasıyla hak etmesine rağmen egolarından tamamen arınmış bu adam, biten başarılı projesinin ardından hayatının en sakin günlerini geçiriyor ve o huzuru da size fazlasıyla yansıtıyor. Çekim esnasında bakmaya doyamadığımız Burak Deniz'le röportaj da akıcı geçiyor hatta kendimizi bir ara "biz röportaj mı yapıyoruz yoksa sohbet mi ediyoruz" derken buluyoruz. Aşkını anlatma konusunda hayli cömert... Röportaj biter bitmez, hızlıca uğurluyoruz çünkü sevgilisi Büşra Develi, yıl dönümlerini kutlamak üzere onu bekliyor.

Röportaja direkt herkesin en çok merak ettiği soruyla başlayacağım. Peş peşe işler yaptıktan sonra biraz ara verdiniz; yakında proje müjdesi var mı?
Evet, isteyerek verdiğim bir araydı. Şu anda prensipte anlaştığımız bir iş var; Eylül ayında dizi projesi. Kadrosu ve hikayesi çok güzel, şimdilik bunu söyleyebilirim. Bunun dışında yakın tarihte sürpriz bir film projesi de olabilir.

Sizi en son romantik komedide izledik ve çok da yakıştırdık. Yeni işiniz daha ters köşe bir rol mü olacak?
Aslında sadece bir tane romantik komedi yaptım ama çok aklıda kalıcı olduğu için sanki hep romantik komedilerde yer almışım gibi geliyor. Bu işin ise romantik komediyle hiç alakası yok; biraz daha kara mizah var içinde. Tabii ağırlıklı olarak dram da var.

Peki, ses getiren işlerden sonra yeni bir projeye karar vermek çok da kolay olmasa gerek… İnce eleyip sık dokuduğunuzu düşünüyorum, öyle mi?
Kesinlikle öyle! Yani şu ana kadarki gidişatı da hep kendim belirledim. Bundan sonrası için de menajerimle aynı fikirdeyiz. Tabii ki karar vermek anlamında şu anda işler daha da zorlaştı. Durumlar daha da ciddi hale geldi. Şöyle bir psikoloji oluyor: Yaş ilerledikçe ve yaptığınız işlerin ciddiyeti arttıkça, hem sizi daha çok kişinin izleyeceğini hem de izleyen kişilerin niteliğinin de artacağını düşünüyorsunuz. Bu yüzden daima yaptığım işin üstüne çıkmayı hedefliyorum.

Karar aşamasında neler belirleyici oluyor? Senaryo mu, kast seçimi mi?
Muhakkak birinci önceliğim senaryo. İkinci önceliğim kimin olduğu, kimlerle bu işi yapacağım… Zaten sonrası akıp gidiyor. Senaryo ve oyuncular tam olduktan sonra proje kendini parlatıyor.

Esnek misiniz bu konuda? "Her türde oynarım,her role bürünürüm" diyebilir misiniz?
Keşke her şey elimden gelebilse ama oyuncu olan kişilerin de yapabileceklerinin sınırı olduğuna inanıyorum. Herkes, her rolü çıkaramaz. Öyle rol gelir ki benim kendimden çıkartabileceğim bir adam değildir. O zaman benim oynayamayacağım rolü başka biri çıkarabilir.

Bu yolda yetenek, azim,çok çalışmak tabii ki önemli ama peki ya şans faktörü?
Tabii ki o da çok önemli! Doğru yerde, doğru zamanda olmak ve şans bu işin bana soracak olursanız olmazsa olmazlarından. Gerçekten istemek de çok önemli ama her isteyen de başarabiliyor diye bir şey yok.

Sadece güzel ya da yakışıklı olmak da yetmiyor…
Evet, umarım meselenin sadece güzellik olmadığının herkes farkındadır. Normalde dışarıda görsen güzel ya da çirkin demeyeceğin, fark etmeyeceğin kişiler bazı durumlarda gözüne çok seksi ve karizmatik görünebiliyor.

Biz sizi asıl Tatlı Küçük Yalancılar'da tanıdık, değil mi?
Aslında biraz öyle oldu evet, orada ivme kazandım. Öncesinde Medcezir'de son 15 bölümde yer aldım. Tatlı Küçük Yalancılar, Gecenin Kraliçesi, Aşk Laftan Anlamaz derken hep senaryo ve oyuncu anlamında ışığı olan işlerde yer aldım. Bu tarz kaliteli işlerde yer almaya gayret ediyorum.

Biliyorsunuz şimdi internet dizisiz furyası başladı. Ne düşünüyorsunuz?
Süper oldu! Sektör, oyuncular, geri planda çalışanlar adına bence gayet yerinde ve olması gereken hatta geç kalınmış bir iş diye düşünüyorum. Bana soracak olursanız sektörün daha iyi tutunabilmesi için bir mekan gerekiyordu ve bu mekanın böylece sağlanabildiğini düşünüyorum. Heyecan verici. Ben de bir internet işi yapmak için sabırsızlanıyorum.

Sizce Türk izleyicisi kolay adapte olabilecek mi?
Şu gerçek ki, televizyon izlemek birileri için eğlence, hobi. Beni internet dizileri konusunda düşündüren tek husus üyelikler. O biraz kişileri zorlayabilir. Form doldur, bilgilerini ver, ödemeyi yap… Bu tip sıkıntılar dışında izleyicinin internetten izlemiş ya da televizyondan izlemiş buna takılacağını sanmıyorum. İnternet dizilerinin diğerlerinden farkı RTÜK denetimi yok, reklamlar az; birtakım şeyler daha rahat. Televizyonda bir sahne izlerken bazen gerilebiliyorsun. İnternette o yok çünkü yasak yok.

Siz hangi dizileri takip ediyorsunuz? Sizden birkaç tavsiye alsak…
Mozart in the Jungle'ı yeni bitirdim, o çok sevdiğim bir diziydi. Böyle sorunca insan güzel tavsiyeler vermek istiyor. Aklıma ilk etapta bu geldi ama yabancı dizilerin çoğunu takip etmeye çalışıyorum.

Fi'yi izlediğinizden tabii ki şüphemiz yok. Nasıl bir iş oldu sizce?
Bence çok havalı ve çok güzel bir iş oldu. Kız arkadaşım Büşra'nın (Develi) sahnelerini izlemek için giriyoruz, sonra bir dur bakayım ne olacak dediğimi biliyorum ben... Hakikaten çok heyecanlı iş.

Büşra Develi dizide kilit karakterlerden. İzlerken objektif olabiliyor musunuz?
Tabii ki olabiliyorum. Ben zaten kendimi de başka birini izlermiş gibi izliyorum.

Sürekli "sevgilim muhteşemsin,harikasın" gibi durumlar yok yani…
Hayır, hayır hiç yok. Zaten o gerçekçi bir tavır da olmaz.

Konuyu aşka getirmişken; nasıl gidiyor ilişkiniz? Biz bakınca "rüya çift" görüyoruz.
Eksik olmayın... Bunu duymak gurur verici. Güzel gidiyor. Çok iyi anlaşıyoruz Büşra'yla. Benim için çok iyi bir arkadaş, çok iyi can yoldaşı. İş anlamında olsun, psikolojik anlamda olsun... Şu anda rayında giden bir birliktelik yaşıyoruz.

Setten başlayan aşkların örneği çok; sizce bunun formülü ne? Bir arada olmak mı, ortak zevkler, ortak sıkıntılar mı…
Ben öncesinde böyle düşünmüyordum ama öyle olduğunu gördüm. Oyunculuğu bir kenara bırakıp konuşacak olursak, bu bence her meslek için geçerli. Mesela biz seninle şu an iş yapıyoruz, oturup konuşacak ortak konularımız var, o yüzden konuşabiliyoruz. Ama ben mesela mühendis bir adamla saatlerce ne konuşayım? Aşka gelince de, sete 9'da girip gece 3'te çıkıyorsun ve her gün bu tempodasın. Kimi göreceksin de aşık olacaksın? Biz zaten Büşra'yla partnerdik dizide. Eğer istediğin ciddi bir birliktelikse ve buna hazırsan da oluyor.

Sizi bir kadında ne etkiler? Neyine aşık olursunuz?
Sadece "zeki olsun" falan diyenlere katılmıyorum! Zekidir ama uyuzdur. O yüzden zeka da tek başına kıstas değil. Aşkın ana bağlı olarak gelişeceğine inanıyorum ama kesinlikle anlaşabildiğim biri olmalı. Yani güzel kızdır ama sevdiklerini sevmezsin. Birlikte olacağım kişinin benden artıları olması gerekiyor, ben ona hayran olmalıyım ve ilişki süresince de bu hayranlık devam etmeli. Benim Büşra'da hissettiğim de bu. İlişki sürekli dönüşen bir şey. Başta daha ateşli ve tutkulu oluyor sonra evrilerek daha sakin bir hal alıyor.

Kız arkadaşınızın sizi aşık eden güçlü yönü ne?
Büşra'nın çok hakim bir tavrı var, o beni etkilemişti. Özgüvenli. Hiç kimseye muhtaç olmama hali bende merak uyandırmıştı.

Fanlar pek paylaşımcı değildir ama sizi birlikte kabullendiler ve sevdiler.
Bunu sakın egoistlik olarak görmeyin ama biz gerçekten neysek oyuz. Kendimizi beğendirme kaygısıyla yaşamıyoruz ve takip edenler bunu hissediyorlar. Oradaki samimiyeti fark ediyorlar.

Sizi hep fit görüyoruz. Beslenmenize dikkat ediyor musunuz?
Son işimde yoğunluktan dolayı zayıfladım ama şimdi tekrar toparlıyorum. Göz önünde bir iş yapıyorsanız, beslenmenize özen göstermeniz gerekiyor. Bir de genç adamım. Kötü de görünmeyeyim yani!

Yaz geldi, tatil planları belli mi?
Bizim maalesef iki yazdır bir yere kaçma şansımız olmadı. Rahatlamak ve yeni tecrübeler edinmek adına kafamızda bir yerler var, bu yaz yapacağız. Arkadaşlarımdan da öneriler almaya çalışıyorum. Bir de benim için tatil, deniz-kumdan çok yeşillik demek.

DOĞUM YERİ
VE TARİHİ:
İstanbul,17 Şubat 1991
GÖZ RENGİ: Kahverengi
BOYU: 1.85 metre.

BİZE ULAŞIN