YAZIYI GÖNDER
Adınız, Soyadınız
E-posta Adresiniz
Alıcı E-posta
Mesajınız
www.cosmopolitanturkiye.com

Peşpeşe dahil olduğu başarılı projeler ardından yeni sezonda tekrar ekranlarda göreceğimiz Burak Yamantürk ile modern dans geçmişinden, sevgilisi Özge Özpirinçci'ye duyduğu cömert aşka kadar her konuyu konuştuk.

RÖPORTAJ: DAMLA DURAK
FOTOĞRAFLAR: KENAN KARA
STYLING: SİMGE YÜCEPUR

Doğanın içinde olan çekimleri hep daha çok sevmişizdir; hem fotoğraflara yansıyan ambiyansı hem de ekipte yarattığı pozitif enerjiden ötürü… Bu sefer buluşma noktamız Belgrad Ormanı. için konsept düşünürken onun erkeksi ve doğal tavrına yakışan bir çekim yapmak istedik. Güçlü duruşunu, hayvan ve doğa sevgisi daima takdir ettiğimiz Yamantürk'ü gördüğümüz anda da yanılmadığımızı anlıyoruz... Yorgun ve belki de biraz uykusuz olmasına rağmen bunu hiç yansıtmıyor. Poz verirken ise vücudunu kusursuz şekilde kullanıyor. Bilenleriniz yoksa biz hemen söyleyelim; Burak Yamantürk aynı zamanda yetenekli bir dansçı. Detaylarını merak ettiğinizden şüphemiz yok. O halde keyifli okumalar…

Sualtı Teknolojileri okuyup dalgıçlık eğitimi almışsınız, ardından konservatuarda modern dans bölümüne girmişsiniz. Enteresan bir yolculuk, değil mi?
Öncelikle deniz aşığı bir insanım. Dalış yapmak da benim için bir tutku ve hiçbir şey düşünmeden zaman geçirdiğim tek yer diyebilirim. Bunu işe dönüştürmenin iyi bi fikir olabileceğini düşündüm ve bu okula gitmeye karar verdim. Sualtı teknolojileri hemen hemen sualtında yapılan bütün işleri kapsıyor. En çok yapılan işler sualtı kaynağı, kesme, batık çıkarma diyebiliriz ve bu işler göründüğünden çok daha zor. Özellikle kış aylarında eksi derecelerde suya girmek, dibi görünmeyen ve balçıkla kaplı sularda kaynak yapmak, büyük gemilerin altında çalışmak pek de iç açıcı değildi. Bunun üzerine bir, iki ölüm tehlikesi atlatınca ve yapmak istediğim daha başka şeylerin olduğunu anlayınca işin sanayi kısmından uzaklaştım. Ama dalışa devam... Sonrasında sahne sanatlarıyla ilgilenmeye başladım ve şans eseri girdiğim modern dans gösterisinden sonra aradığımı bulmuştum. Konservatuar sınavlarına bir ay gibi kısa süre vardı. Bu bir ay içinde katılabileceğim bütün çalışmalara katıldım ve o cesareti kendimde bulup sınava girdim, kazandım.

Oyunculuğa geçiş nasıl oldu?
Levent Semerci'nin Ayhan Hanım filminde dans etmemiz için teklif geldi ve orada çok güzel bir süreç geçirdik. Ben de hayatımı verdiğim bu meslekte yani tamamen özgürlükler üzerine kurulu bu sanat dalında yeterince özgür olamadığımı, imkanların giderek daraldığını görünce filmde tanıştığım Vahide Perçin'e oyunculuk yapmak istediğimi söyledim. O da, bir telefon görüşmesinden sonra, Med Yapım'ın Veda dizisi için başrol aradığını söyledi, telefonda da "Burak yapar" dediğini hatırlıyorum. Görüşmeye gittim, kapıdan girer girmez Fatih Aksoy "tamamdır bir iki haftaya başlıyoruz" dedi. Biraz hızlı gelişti diyebiliriz. Buradan teşekkürlerimi de ileteyim…

Dans geçmişinizin oyunculuğa büyük katkısı olmuştur diye düşünüyorum; özellikle vücut dili anlamında…
Aslında bir süre ikisini birlikte yürüttüm ama sonra imkansız hale geldi. O yüzden şimdilik ara verdim diyelim çünkü tekrar dansla alakalı proje de yapmak istiyorum. Oyunculuk için çok büyük katkısı oldu tabii ki çünkü beden zaten ne yapması gerektiğini bildiği için ona kafa yormak zorunda kalmıyorum.

Son projenizden sonra biraz tatil yapmışsınızdır. Bu yaz nasıl geçti sizin için? Neler yaptınız?

Aslında istediğimiz tatili yapamadık çünkü kız arkadaşım Özge (Özpirinçci) film çekiyordu ve filmin son 10 günü çekimler Çeşme'deydi. Orası yarı tatil, yarı iş oldu bizim için… Genellikle boş günlerimiz denk gelirse iki gün bile olsa çok uzak olmayan gitmediğimiz ülkelere gitmeyi tercih ediyoruz çünkü önceden tatil planı yapamıyoruz.

Şimdi yepyeni bir işe başlıyorsunuz ve sezonun iddialı yapımlarından olacağı konuşuluyor. Nasıl bir iş?
Yalanlar üzerine kurulu hayatlara sahip karakterlerin birbirleriyle ve gerçeklerle yüzleşme yolculuğunu anlatan bir hikaye. Bugüne kadar izleyicinin şahit olmadığı, aksiyon sahnelerinin yanı sıra sağlam dramatik yapıya sahip… Ben "Arda" karakterini oynuyorum. Arda yaşadığı muhite ayak uydurmak için kendinden başkası gibi yaşamayı seçen, zeki ama kural dışı bir adam. Bugüne kadar hiç oynamadığım tarzda bir karakter olduğu için heyecanlıyım.

Projeye karar verirken illa ki her detay önem taşıyordur ama size asıl "okey" dedirten ne oluyor?
Hepsi bir bütünü oluşturuyor aslında ama bu bütünü bir arada bulmamız zor. Bu yüzden benim için bütününün diğer parçalarını birleştireceğine inandığım kişi yönetmendir. Bu projede de olmamın en büyük nedeni yönetmenimiz Cevdet Mercan.

Dans edebilen erkek oyuncu çok az. Aslında sizi beyazperdede dans ederken görsek harika olurdu. Bu tarz fikirlere açık mısınız?
Ben de çok isterim ama dans için çıtam biraz yüksek çünkü dans benim için başka bir yerde. Eğer işte olacaksam sadece içinde dans olduğu için olmamalı. Hareket dili, dünyası, ne söylemek istediği, ne anlattığı benim için çok önemli. Dans işin içine girdiğinde biraz hassasım.

Peki, internet dizileri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Bu aslında uzun zamandır beklenen ve hazırlık yapılan bir platform. Televizyon dizilerinin tüketim ve eğlence malzemesi olarak görüldüğü ülkelere bakarsanız internet dizilerinin asıl hedefinin televizyonda anlatılması zor olan hikayelere yer vermek olduğunu görüyorsunuz. Kısıtlamalar, sansürler, doldurulması gereken süreler olmadan hikayenizi özgürce anlatmanın daha güzel bir yolu olamaz. Dolayısıyla ülkemizde de internet dizilerinin başlaması ve tutması bütün sektör için umut verici.

Sizi hep fit görüyoruz ama bu yeni iş için de spor ve diyet anlamında özel hazırlık yaptınız mı?
Mümkün oldukça spor yapmaya çalışıyorum ama beslenme şeklimi değiştirdim ve dizi öncesinde buna böyle bir ekstra dikkat ettim. Un, şeker, işlenmiş gıda tüketmemeye çalışıyorum. Bazen gözüm dönebiliyor tabii ki! Hayvansal gıdaları da epey azalttım.

Özge Özpirinçci'yle güzel giden bir ilişkiniz var. Gerçekten bize yansıdığı kadar iyi bir ikili misiniz?
Size yansıyan buzdağının görünen kısmı… Özge'yle çok mutlu olduğum ve eğlendiğim bir ilişkimiz var. Daha ne olsun!

Sizi kız arkadaşınızda en çok etkileyen ne oldu?
Tanımlayabileceğim bir şey değil… Saçı, gülüşü, sohbeti şeklinde inceleme fırsatı bulamadan bir baktım ki aşık olmuşum!

Evde dengeler nasıl? Biz yemekleri sizin yaptığınızı duyduk.
Evet, yemek işi bendedir. Hemen hemen her gün yemek yapıyorum. Benim terapim diyebilirim. Yemek yedikten sonra bile aklıma değişik bir fikir geldiyse hemen mutfağa girerim. Zaman zaman biraz dağınık olabilirim; bu konuda da en iyi yardımcım Özge. Ben dağıtıyorum o topluyor. Bu arada o da salata ve omlet konusunda kesinlikle çok başarılı.

Şimdi kendisi de yeni projeye başlıyor ve setlerin ne kadar yoğun olduğunu biliyoruz. Birbirinizi özlemeyecek misiniz?
Aslında ilk defa aynı anda çalışmaya başladık. Birimiz çalışıyorken diğerimiz çalışmıyordu ve bu şansımız oldu bu zamana kadar. Şu an yoğun bir döneme giriyoruz ve birbirimize zaman ayırmak çok da kolay olmayacak ama bir yolunu buluruz biz diye düşünüyorum.

Aynı işi yapmak çiftleri birbirine yakınlaştırıyor, değil mi? Birbirinizi anlıyorsunuz.

Kesinlikle! Zaten başka bir iş ile uğraşan birinin bunu anlaması çok zor. En zoru çok uzun saatler çalışıyoruz, uykusuz kalıyoruz, stresli olabiliyoruz, birbirimizi göremeyebiliyoruz. Bunu zaman zaman ikimiz de yaşadığımız için birbirimizi anlamamız daha kolay oluyor ve tabii bu negatif durumu pozitife çevirebiliyoruz.

İstanbul'da en çok nerelerde vakit geçirmeyi seviyorsunuz?
Şu an Arnavutköy'de oturuyorum ve burayı seviyorum; dışarıda geçirdiğim zamanları da genelde Arnavutköy sahilindeki mekanlarda geçiriyorum

KİMLİK KARTI
DOĞUM YERİ VE TARİHİ:

İzmit, 23.12.1983
BOYU: 1.87 metre
GÖZ RENGİ: Kahverengi

BURAK YAMANTÜRK İLE YAPTIĞIMIZ KEYİFLİ ÇEKİM İÇİN TIKLAYIN!

BURAK YAMANTÜRK - BACKSTAGE GÖRÜNTÜLERİ İÇİN TIKLAYIN!

BİZE ULAŞIN