Hem başarılı hem hayvansever: Gökhan İnler

Başakşehirli futbolcu Gökhan İnler’i sportif ve iddialı stiline ek olarak sevimli dostlarımız için gönüllü olarak yaptıklarıyla yakından takip ediyoruz. Yakışıklı futbolcuyu evinde sevimli köpekleriyle görüntüledik.

Giriş Tarihi: 30.07.2019 13:43 Güncelleme Tarihi: 30.07.2019 17:16

Serkan Akkoyun

Gökhan İnler... 27 Haziran 1984'te İsviçre'nin Olten şehrinde dünyaya geldi. Küçük yaştan itibaren hayatının merkezinde futbol topu ve bir de köpekleri vardı. Daha sekiz yaşındayken kentin takımı FC Olten altyapısında futbol oynamaya başlayan Gökhan'ın kariyeri yıllar içerisinde gelişti ve İsviçre, İtalya, İngiltere gibi ülkelerde futbol oynadı. Oynadığı hemen her takımda kupa kazanan, şampiyonluklar yaşayan Gökhan İnler, bir yandan spor kariyerini inşa ederken bir yandan hayata, insanlara ve hayvanlara dokunmayı da ihmal etmedi. Dedik ya; hayatının merkezinde futbol topuyla beraber bir de köpekleri vardı diye... Gökhan İnler, tam bir hayvan dostu. Evinde bir Alman kurdu, iki de terrier cinsi köpek besleyen Gökhan İnler, 2017 yılında geldiği Türkiye'de bir vakıf kurdu. İnler Spor ve Eğitim Vakfı adlı bu kuruluşuyla, hem durumu olmayan çocuklara sahip çıkıp onlara spor merkezli bir eğitim vermeyi hem de hayvanlarla ilgili çalışmalar yapmayı amaçlıyor. Şimdiden bazı projeleri hayata geçirdi bile. Biz de Medipol Başakşehirli futbolcu Gökhan İnler'i doğayla iç içe evinde ziyaret edip, vakıftan, köpeklerden, spordan ve biraz da hayattan konuşup sohbet ettik. Sohbetimizde sevimli köpekleri de bizlere eşlik edince ortaya eğlenceli görüntüler çıktı.

"Avrupa'da doğdum, büyüdüm ama ben de Türk'üm. Bu toprağın çocuğuyum. 'Ne yapabilirim' diye düşündüm ve vakıf kurmaya karar verdim."
İnler Spor ve Eğitim Vakfı'nın nasıl doğduğunu anlatabilir misin?
Türkiye'ye, Beşiktaş'a transfer olduktan sonra bunu hep düşünüyordum aslında. Bu ülkeye bir şeyler vermek istiyordum. Avrupa'da doğdum büyüdüm ama ben de Türk'üm. Bu toprağın çocuğuyum. 'Nasıl olabilir, ne yapabilirim' diye düşündüm ve vakıf kurmaya karar verdim. 2017'de İnler Spor ve Eğitim Vakfı'nı açtım. Vakfı açtığımızda Beşiktaş'ta oynadığım için ofisimiz Anadolu Yakası'nda, Ümraniye'deydi. Şimdi Beşiktaş semtinde, Çarşı'nın içinde yeni bir ofisimiz var. 2017'de başladık, birkaç projemiz de oldu. Hayvanlar için bir kamu spotu çektik, çocuklar için yardımlar topladık, 8 Mart Kadınlar Günü'nde bir organizasyon yaptık.

Bu vakıfla daha başka neler yapmayı amaçlıyorsun?
Burada öncelikli amacım durumu olmayan çocukları bulup, benim gibi kariyer yapma fırsatı vermek. Ayrıca eğitim de almalarını sağlayacağız. İlk önce okul yapmayı hedefliyorum. Benim gibi yetenekli çocukların futbolcu olmadan önce dil, beslenme, okul eğitimi, iletişim gibi konularda iyi hazırlanmasını istiyorum. Bu sayede ileride yurt dışına çıktıkları zaman sorun yaşamayacaklar. En önemlisi de dil. Yetenekli genç futbolcuların Avrupa'ya dil bilerek, hazır gitmesi lazım. Amaçlarımdan bir diğeri de sahip olduğum tecrübelerimi onlara aktarmak, yaptığım iyi şeyleri de, hatalarımı ve onlardan çıkardığım dersleri de çocuklara göstermek... Çocuklar o hataları daha az yapıp, daha iyi olsunlar istiyorum.

Ne kadar büyük bir hayvansever olduğunu biliyoruz. Özellikle köpeklerle aran çok iyi. Evinde de üç tane köpeğin var...
Ben doğduğumdan bu yana futbol topu ve köpeklerle birlikteyim. Köpekler her zaman sizin yanınızdadır. İyi günde, kötü günde sizi yalnız bırakmazlar. Sevgi verince, o da sana sevgiyi geri veriyor. Bu aslında bizim için mental olarak da bir idman. Köpekleri de çocuk gibi eğitmeniz lazım. Onlar da anlıyor, düşünüyor. Kendi haline bırakamazsınız. Köpek benim dostum, arkadaşım. Onunla beraberken istediğimi yapabileceğimi ve kimsenin beni rahatsız edemeyeceğini biliyorum.



Hem Türkiye'de hem İsviçre'e sık sık barınakları da ziyaret ediyorsun. Türkiye'deki durumu nasıl görüyorsun?
İ
sviçre'de hepsi çok iyi organize edilmiş. Sokakta hiçbir hayvan göremezsiniz. Barınaklardaki köpekler çok iyi durumda. Birisini beğendiğinde, alıp dışarı çıkıyorsun. Çocuklarınla birlikte yürüyüş yapıp, vakit geçiriyorsun. Sana köpeğe nasıl davranman, onunla nasıl ilgilenmen gerektiği öğretiliyor. Ondan sonra sahiplenebiliyorsun. İsviçre'de sistem bu ama Türkiye'de sokaklar kedi ve köpek dolu. Bazıları hasta, sakat, arabayla çarpılmış, şiddete uğramış şekilde öylece sokağa bırakılmış. Bu herkesi üzer. Onların da bir canı var. Bu büyük ülkeye hayvanlarla ilgili bir sistem, yasa gerekli. Sürekli şiddet olayları oluyor. Biz nasıl durdurabiliriz? Hepimiz kenetlenip, bir de yasa çıkarsa hayvanlara yönelik şiddeti azaltabiliriz. Tabii ki barınaklar İsviçre'deki gibi değil. Bu barınakları kendi haline bırakmışlar. Beykoz'dakine gittim, çok güzel bir yer ama bakımsız, köpekler güneşin altında... Orada ben olsaydım, parlatırdım orayı.

Burada bir barınak açma planın var mı?
Ben yapmak isterim ama kolay değil. Uzun vadede güzel, bakımlı, profesyonel bir barınak yapmak isterim ama bunun için destek almam lazım.

Biraz da kariyerinden konuşalım. Çok önemli bir futbolcusun. Özellikle İngiltere'de tarihi Leicester City şampiyonluğunun bir parçasıydın. Çok fazla oynayamadın ama yine de takım için önemliydin. Bunu neye bağlıyorsun?
Benim profesyonelliğim etkiledi onları. Leicester'a büyük bir transfer olarak gittim. Cambiasso'dan sonra isim olarak ben vardım. Kimse o kadar meşhur değildi. Ranieri de yeni hocaydı, beni de o istedi. Herkesi denedi. Ben de ilk maçlarda tam istediğimi veremedim. Hoca sürekli beni, Kante'yi, Drinkwater'ı deniyordu. Birden Kante ve Drinkwater hep oynamaya başladı ve hep de kazandılar. Ama bunlar neden oldu? Maça idmanda hazırlanırsın. İdmanlarda tempo düşükse, oynayan oyuncular da yükselemez. Ben de Napoli'den sonra ilk defa oynamamaya başladım. Kendi kendime "Tamam, iyi güzel, kazanıyoruz ama benim de bir şeyler vermem lazım" dedim. Ya pes edecektim ya da ben bunlara "burada olduğumu" gösterecektim. İkinciyi seçtim. Yüzde yüzümle çalıştım. Her idmanda onları zorladım. Onlar da sürekli gelişmeye başladı. Takımı çok iyi destekledim. Benim de çok emeğim var. Vicdanım rahat, işimi doğru yaptım.



Futbolu bıraktan sonra neler yapacağını planladın mı?
Oynayabileceğim kadar futbol oynamak istiyorum. Tabii ki bir yerde bitecek. Ne yapabilirim? Antrenörlük yapabilirim. Sportif direktör olabilirim. İsviçre'nin kaptanıydım sonuçta; yönetmeyi seviyorum. Futbolun içindeki insanların düşünce yapılarını iyi biliyorum. Takım ya da oyuncuları yönetmeyi, gençlere yardım etmeyi isterim. Ama sonunda ne olacak bilemeyiz.

Boş zamanlarını nasıl geçirirsin?
Doğada olmayı seviyorum. Şehir merkezlerini pek tercih etmiyorum. Ev de çok önemli. Evimde kendimi şarj ediyorum. Burası benim yuvam. Boş günlerimde hayvanlarımla vakit geçiririm. Ormanda temiz havada yürüyüş yaparım. Futbolda sürekli baskı var ve kafamızı rahatlatmamız lazım. Köpeğimle doğaya çıkmayı seviyorum.

Profesyonel bir sporcu olarak, spor yapanlara neler tavsiye edersin?
Beslenme çok önemli. Herkes bir motor gibi aslında... Sen bu motora iyi bakarsan, makine iyi çalışır ama bakmazsan makine çöker. Vakıfta 'beslenmeye' önem verecek olmamızın bir sebebi de bu. Ben gençken de Türkiye'de bulundum. Burada futbolcular açık büfeden tabaklarını dolduruyorlar. İki tane dolu tabak... İsviçre'de bize böyle öğretmediler. Yemek, salata, hepsini normal porsiyon alırdık.

Sen nelere dikkat edersin?
Fazla yağlı şeyler yemem. 200 gram değil de 100 gram yerim. Kendimi kontrol edebiliyorum. Niye fazla yiyeyim? Her şeye dikkat etmem gerekiyor. Mesela yarın sıkı bir idman var diyelim. Vücuda enerji gerekir. O zaman ben bugünden iyi bir yemek yerim. 150 gram makarna. Yanında da et, protein alırım... Ertesi gün idmana çıkarım ve her şey yolunda gider. Çünkü hepsini harcayabilirim. Ama yarın hafif bir idman varsa ve yine çok yersem, hafif idmanda hepsini yakamam. Yüzde 70'ini yaktık diyelim. Kalan yüzde 30 ne oluyor? O da yağa dönüşür. Bunlar önemli ve dikkat edilmesi gereken şeyler. Bunları İsviçre'de gençken bize öğrettiler.

Hepimizin başının belası 'akşam acıkmalarını' ne yapacağız peki?
Bu da çok sıkıntılı. Ne yapabilirsin? Üç, dört tane ceviz at ağzına, bir kase yoğurt, üzerine bal ama bal şekerli olduğu için çok az, sadece tatlandırmak için... Ye onu, miden dursun, sonra da git yat.

Takımla yaptığın idmanlar dışında ekstra çalışmalar da yapar mısın?
Kariyerimde hep ekstra çalıştım. Allah rahmet eylesin, babam sürekli arkamdaydı. Her zaman motive ederdi beni. "Daha iyi olacaksın" der, idmandan sonra koştururdu. Kariyerim boyunca idmanlardan sonra hep çalıştım. Vücudumuz çok önemli. Ben sigara ve alkol kullanmam. Bu da bir sporcunun kariyerini uzatması açısından çok önemli.

Aslında en önemlisi de uyku değil mi?
Bir futbolcu için sekiz saatini uykuyla geçirmek önemlidir. Ben sabah idmanlarını severim, öğlen idmanlarını sevmem. Öğlen idman olunca herkes geç yatmaya başlar. En geç 00:00'de yatarsın, 08:00'de kalkarsın. Kahvaltını yaparsın, idmana çıkarsın. Öğlen bir saat siesta yaparsın. Sonra bütün gün rahatsın. Daha güçlü, daha fresh... Ailenle çık, arkadaşlarınla gez. Öteki türlü 03:00'de yat, 12:00'de kalk, idman da 16:00-18:00 arası zaten bir şey de yapamazsın. Eve gelmesi, akşam yemeğiydi derken sonra ne yapacaksın ki?
"Oynayabileceğim kadar futbol oynamak istiyorum. Tabii ki bir yerde bitecek. İleride antrenörlük yapabilirim."


KISA KISA
Araba...
Küçüklüğümden bu yana Lamborghini hayranıyım. Bir tane Gallardo'm var. Ama kimsenin yardımıyla değil, emeğimle aldım.

Saat...
Saat konusuna çok meraklı değilim. Rolex, Audemars Piguet, Hublot iyi markalar.

Parfüm...
Çok özel parfüm kullanmam. One Million, Sculpture, Jean Paul Gaultier. Şimdi Lamborghini'nin bir parfümü var onu kullanıyorum.

Alışveriş...
Genelde az alışverişe çıkarım. İtalya'da arkadaşlarım var. Onlar benim beden ölçülerimi bilir ve bana kıyafetlerimi yollarlar. Onların kendi tasarımları olur.

İtalya'dan favori adresler...
Napoli'de Ravello, Sorrento, Amalfi, Carpi, Ischia, Pompei gibi yerlere gitmelisiniz. Yemek konusunda ise istediğiniz yerde, istediğiniz yemeği yiyebilirsiniz. Hepsi müthiştir.

İsviçre'den favori adresler...

İsviçre'de Zürih'e uğramanız lazım. Orada Bahnhofstrasse diye bir cadde var, bütün markaların orada mağazası bulunur. Güzel alışveriş yapabilirsiniz.

BİZE ULAŞIN