Karşınızda gerçek bir şampiyon İbrahim Çolak

Dünya Artistik Jimnastik Şampiyonası’nda halka dalında altın madalya alan İbrahim Çolak, son dönemde karşılaştığımız en büyük zafer, azim ve başarı örneği. Genç sporcunun antrenmanlarından birine katılıp hem onu hayranlıkla izleme fırsatı bulduk, hem de şampiyonluk heyecanını paylaştık.

Giriş Tarihi: 28.11.2019 12:39 Güncelleme Tarihi: 28.11.2019 12:39

Röportaj Damla durak
Fotoğraf Kutup Dalgakıran

Karşımızda gerçek bir şampiyon duruyor. Öncelikle bu dalda dünyanın en iyisi olmak nasıl bir duygu?
Kelimelerle tarif edilemez bir mutluluk ve tarihimizde ilk kez gerçekleşen bir başarı. Bu madalya sayesinde aynı zamanda Tokyo 2020 Olimpiyat Oyunları'na gitmeye hak kazandım. Bunların hepsini başardığım için bir mutluluk patlaması yaşıyorum! Tabii o an sevindim ama dünya şampiyonu olduğumun farkına varamıyordum; rüya gibi geliyordu. Günler geçtikçe ne kadar büyük bir iş başardığımı yavaş yavaş anlamaya başladım ve kendimle gurur duyuyorum.

Çolak'a altın madalyayı kazandıran halka hareketi

Tam o ana dönecek olursak; sıra size geldiğinde neler hissetmiştiniz?
O an biraz gergin ve heyecanlıydım. Yıllardır bu spora emek veriyorum ve olimpiyatlara gidebilmek için tek şansım önümdeki 50 saniyeydi. 19 yıllık bütün emeğimin karşılığında bu 50 saniye hayatımın şimdiye kadarki en önemli anıydı. Alete elim değdiği zaman kendimi antrenmanda gibi hissettim. Çünkü her gün onlarca defa bu hareketleri çalışıyorum ve artık benim için otomatik hale geldi. Heyecanımı bu sayede kontrol edebildim sanırım. Son yarışmacıya kadar şampiyon olacağımı fark etmedim bile.


"Güzel başarılar elde edince, zorlukların hepsi unutuluyor hatta iyi ki o zorlukları yaşamışım diyorsunuz."



Müsabaka öncesi heyecanınız yenmek adına yaptığınız bir toteminiz var mı?

Bir totemim yok ama kendimi biraz daha rahatlatmak için günlük hayatımda yaptığım bazı rutinler var. Bunları her zamanki gibi yapıp kendimi antrenmanda gibi hissetmeye çalışıyorum; bu en azından heyecanımı kontrol etmeme yardımcı oluyor. Bu rutinlere örnek verecek olursam, önce ılık sona doğru soğuk su ile duş alırım, antrenman veya yarışmadan önce yarım bardak kahve içerim çünkü çok içersem midemi ağrıtabiliyor ve yemeklerden de karnımı çok doyurmadan kalkıyorum. Midem rahat olursa güzel ve verimli bir çalışma yapabiliyorum.

Hazırlık süreci de zorlayıcı geçmiştir, değil mi?
Şampiyonaya geçen yılki dünya şampiyonasından hemen sonra hazırlanmaya başladık aslında tamamen planlı ve programlı şekilde antrenman ve tatil zamanlarımızı hazırladık ve bunları uyguladık. Tabii ki kolay olmadı, bir sürü kamplar yaptık; antrenman sonlarında kolumu kaldıracak halim kalmıyordu. Öyle zamanlarım oldu ama bu zorlukların karşısında güzel başarılar elde edince, zorlukların hepsi unutuluyor hatta iyi ki o zorlukları yaşamışım diyorsunuz.

Sporcu bir aileden geliyormuşsunuz ve hatta jimnastiğe de bu vesileyle başlamışsınız...
Evet, jimnastik sporuna beş yaşında amcam Erkan Çolak sayesinde başladım. Kendisi eski jimnastikçidir. Jimnastiğe başladığımda çok küçüktüm ve o ortam bana oyun parkı gibi geliyordu. Bu yüzden çok severek antrenmanlara gidiyordum. Ayrıca amcamın da bu sporu yapıyor olması beni çok etkiliyordu ve heveslendiriyordu. Aile bireylerim de spor yapan ve sporu seven insanlar. Babam yarı maraton, tam maraton yarışlarına katılıyor. Annem ise 10 km, 15 km ve en son 21 km yarışına katıldı ve o koşuyu güzel bir şekilde tamamladı; bu da büyük bir başarı gerçekten. Tabii ikisi de hobi amaçlı ve koşmayı sevdikleri için yapıyorlar. Ablam da eskiden jimnastik yapmış ama daha sonrasında bırakmak zorunda kalmış. Ailem bu şekilde sporcu olduğu için beni de jimnastik sporuyla çok küçük yaşta tanıştırmışlar.

Hedefleriniz neler?
Her sporcunun başarmak istediği hedefler şunlardır; Avrupa şampiyonasında, dünya şampiyonasında ve olimpiyat oyunlarında madalya kazanmak. Ben Avrupa ve dünyadaki hedefimi gerçekleştirdim ve artık sırada olimpiyat oyunları var. Dünya şampiyonasında aldığım bu başarıyı olimpiyat oyunlarında da tekrar etmek için daha doku ve ciddi bir şekilde çalışacağım. İnanıyorum ki takım arkadaşlarımla beraber olimpiyatlarda da güzel sonuçlar elde edeceğiz.

Bir jimnastikçi olarak beslenmenizde nelere dikkat ediyorsunuz?
Diyet yapmıyorum, sadece doğru beslenmeye çalışıyorum. Yani profesyonel bir sporcu olarak karbonhidrat ve protein ağırlıklı beslenmeye çalışıyorum. Ama önüme tatlı gelirse abartmayacak şekilde de yerim.

Son olarak Cosmo okurlarına mesajınız nedir?
Yakınlarınızı, varsa çocuklarınızı küçük yaşta jimnastikle tanıştırmanızı tavsiye ediyorum. Jimnastikçi olacak diye değil; sadece 2-3 yıl jimnastik yapsa bile sonrasında gideceği her branşta çok başarılı olabilir çünkü jimnastik bütün sporların temeli. Yani küçük yaşta çocuğunuza esneklik kazandırıyor,
büyük kas gruplarını geliştiriyor ve tüm motor becerileri gelişiyor. Zaten başarılı bir sporcuda olması gereken en önemli özellikler bunlar. Kuvvetli ve esnek olması sakatlık risklerini en aza indiriyor. Motor becerilerinin gelişmesi, uğraştığı branşa yönelik teknikleri daha hızlı kavrayıp güzel bir şekilde uygulanabilmesine yardımcı olur. Bu yüzden her çocuğun spor kariyerine en başta jimnastik sporu ile başlamasını tavsiye ederim.


Paralel aletinde gümüş madalya kazanan Ahmet Önder ile daima omuz omuza.


Antrenörü Yılmaz Göktekin, başarısının en büyük destekçisi.

BİZE ULAŞIN