İzmir'in erkekleri de güzel: Cem Belevi

İzmir'in erkekleri de güzel: Cem Belevi

Türkiye'de müzik yapmaya başlamadan önce sizin Londra maceranız var; orada neler yaptığınızı merak ediyoruz açıkçası?

Liseyi bitirdikten sonra vizyonumu genişletmek için yurtdışında okumak istiyordum. Amerika gözümde çok büyümüştü, uzak gelmişti. Bu yüzden de İzmir'den Londra'ya gitmeye karar verdim. Müzik aşkı içimde hep vardı, yedi yaşımda piyano çalmaya başladım, besteler yapıyordum ama müziği meslek edinecek cesareti kendimde bulamıyordum. Daha "ayakları yere basan" bir meslek olması adına, Londra'da Uluslararası Ticaret ve İşletme okudum. Ama aklımdan her gün şu geçiyordu: "Ben müzik yapmalıyım." Nitekim orada barlarda gitar çaldım, metroda gitar çaldım; hep müziğin içinde oldum. Altı yıl benim için dolu dolu geçti; kahvecide çalıştım, dil öğrendim, aşık oldum… Son sene biraz canım sıkıldı, çok kilo aldım ve dedim ki "Ben Türkiye'ye döneceğim, kilolarımı vereceğim ve artık sevdiğim işin peşinden gideceğim."

Biz sizi ne zaman tanımış olduk, single'dan sonra mı?

Döndüm, söylediğim gibi dokuz ayda 30 kiloyu verdim. Benim kariyerimde kırılma noktalarım var. İlki Samsun Demir'le tanışmam oldu ve DMC'ye geçtim. Emirhan Cengiz'le Sor şarkısını yapmıştık o dönemde, Samsun Demir bana dedi ki "Cem, bu şarkının zamanı var senin biraz daha parlaman lazım. Çok güzel bir kızla cover yapacaksın." Ayşe ile düet yaptık, kendimi sürpriz bir şekilde o işin içinde buldum. Günaydın Sevgilim şarkım da Enbe Orkestrası'nın albümünde yer aldı. Ayşe ile düetimiz biraz popüler bir işti, beni bu şekilde tanımış oldunuz. Bir de Tolgahan Sayışman'la tanıştım, o dönemde de oyunculuk teklifleri gelmeye başlamıştı. Tolgahan Sayışman beni bu anlamda en çok motive eden kişilerden biri oldu, Akademi 35 Buçuk'ta oyunculuk eğitimi aldım. İnadına Aşk dizisine başlayınca bilinilirliğim iyice arttı.

BİZE ULAŞIN