Milano'dan moda haftası hikayesi

Milano'dan moda haftası hikayesi

HAZIRLAYAN: ZEYNEP SOYLU

Stil ve modayla artık daha yakından ilgilenen Türk erkeği yurtdışında neler olduğunu da yakından takip eder hale geldi. Milano'da katıldığımız erkek moda haftası defilelerinde neler olduğunu merak ediyorsanız izlenimlerimiz yol gösterici olabilir.

Moda haftalarının daha fazla eğlenceye ve etkinliğe sahip olan erkek moda haftasında sizlere geçen sezon yaşananlardan ve moda haftasının şehri nasıl etkilediğinden bahsederek başlamak istiyorum. Milano erkek moda haftası Alessandro Sartori artistik direktörlüğündeki Ermenegildo Zegna ile start aldı. Üniversite avlusunun defile alanına çevrilmiş mekanına ilk girişimiz kendimizi muhteşem hissettiren aynalardan oluşan labirent ile oluyor. Her yeri kaplayan aynaların yansımayla çekilen selfie ve fotoğraflarla devam eden yolculuğumuz bizi yerin tamamen turuncu kumla kaplı olduğu defile alanına ulaştırıyor. Adeta kendimizi çölde gibi hissediyoruz. Defile alanının ortasında yine aynalardan yapılmış küpler var. Herkes yerini alıyor.

Ve şov başlıyor. Turuncu, açık pembe süetler ve bejlerin hakim olduğu koleksiyonda en çok beğendiğim aksesuarlar hasır şapka ve sırt çantası oluyor. Pembe süet bomber ceket ile olan aşkımız diğer gün koleksiyonu yakından incelemek için gittiğimiz Zegna showroom'unda da devam ediyor. Şansımızın yaver gittiği re-see randevu zamanımızda artistik direktör Alessandro Sartori'yi röportaj verirken yakalıyoruz. Showroom'da defilede izlediğimiz bütün look'lar modellerin fotoğrafları ile birlikte askılarda sıralanmışken bir taraftan yan tarafta modellerin line up'ının asıldığı tahtayı inceliyorum. Kahverengi tonları benim erkek styling'inde severek kullandığım bir renk. Sartori'nin koleksiyonunu sanırım bu yüzden fazlasıyla beğendim. Hem klasik şıklık hem de sportif öğelerin bulunduğu İlkbahar- Yaz 17-18 Ermenegildo Zegna defile sonrasında kokteyl parti devam ediyor ve sıcak havanın bunaltmasıyla nefis dondurmalardan 3 tane yediğimi de size itiraf ediyorum. Ve aynalı labirentin içinden geçerek alanı terk ediyorum çünkü cuma gecesi, Milano'da bir şeyler içmek ve arkadaşları görmek için favori mekanlarımdan Moscova metro istasyonun orada bulunan Radesky'ye doğru yol alıyorum. Burası dört yol ağzı şeklinde, sağa döndüğünüzde Corso Garibaldi, oradan devam ederseniz kendinizi meşhur Doumo meydanında bulursunuz, sağa devam ederseniz Corso Como'ya çıkan karşılıklı bar ve restoranların bulunduğu bir meydan. Burayı yemek öncesi aperitivo ya da sonrasında arkadaşlarınızla bir şeyler içmek için tercih edebilirsiniz. Aperitivo'yu bilmeyenleriniz varsa, açıklamak isterim. Barların genelinde bir içecek fiyatı ödeyip açık büfe atıştırmalıklardan yararlanabileceğiniz bir İtalyan geleneği diyebiliriz.

BİZE ULAŞIN