Güzelliğin 25 yılı

Şu bir gerçek ki her devir kendi trendlerini ve ikonlarını yaratıyor. 90’lar, 2000’ler ve 2010’lar derken güzellik anlayışı nereden nereye taşındı dersiniz?

Giriş Tarihi: 29.04.2017 12:03 Güncelleme Tarihi: 29.04.2017 12:12

DAMLA DURAK

FOTOĞRAFLAR: SPLASHNEWS, REX FEATURES, ALAMY

90'lar çocukluk yıllarımıza denk geldiği için kalbimizdeki yeri bambaşka. Moda ve güzellik anlamında da kuralların yıkıldığı, kadınların özgürleştiği, yaratıcılığın zirve yaptığı yıllar diyebiliriz. Ve tabii 90'lar, adeta süper modeller çağı! Özgün ve yeniliklerle dolu bir dönem olduğu için yazılacak ve söyleyenek çok şey var. Söz konusu güzellik olduğunda akla hemen o yılların saç trendleri geliyor. Neler mi? Krepeler, kelebek tokalar, ince saç örgüleri, tost uygulamaları ve tabii ki perma! Makyajda ise şimdi ki doğallık akımının tam zıttı trendler görüyoruz. Örneğin dudaklarda çok daha sert geçişler var. Rujdan birkaç ton daha koyu dudak kalemi, incecik kaşlar… Ten makyajında ise pudralarla sabitlenmiş tamamen mat ciltlere rastlıyoruz. Gözleri siyah kalemle çerçevelemek ve beyaz far da yine o zamanların olmazsa olmazlarından. Ve her biri günümüzde dahi ikon sayılabilecek süper modellere çeviriyoruz gözlerimizi. Kate Moss, Naomi Champbell, Cindy Crawford, Eva Herzigova, Claudia Schiffer ve onların incecik siluetleri. Moda evlerinin göz bebekleri olan bu kadınlar, hayatlarını da gözler önünde yaşamaktan ve pek çok alanda öncü olmaktan çekinmediler. Dergi kapaklarında yer aldılar, talk show'lara katıldılar. Mesela 1992 yılında Claudia Schiffer'ın 12 milyon dolarlık servet elde ederek bir modelin nasıl paralar kazanacağını tüm dünyaya ispat ettiğini biliyor muydunuz? O dönemler güzelliğin tanımı olan süper modeller, "it girl" kavramının öncüleri sayılabilirler.

2000'lere gelindiğinde ise adeta Victoria's Secret meleklerinin devri başlıyor. Yuvarlak hatlı vücutlar, iç ısıtan gülümsemeler, ahenkle dans eden saçlar… Adriana Lima, Alessandra Ambrosio, Gisele Bündchen Doutzen Kroes'un hayatımıza girdikleri yıllar... Onları podyumda halen hayranlıkla izliyoruz ancak o döneme kelimenin tam anlamıyla damga vurdukları bir gerçek. Güzellik anlamında 2000'lerde siluetlerin değiştiğini görüyoruz. 90'ların o incecik vücutları yerini tamamen kıvrımlı ve feminen hatlara bırakıyor. Tabii bu kadınsı trendi yıkan bir model var ki o da 2000'lerin en popüler isimlerinden biri. İlk "tom boy" model diyebileceğimiz Agyness Deyn! O dönemler Kate Moss'un tahtına aday gösterilen isimlerden biriydi. Pek çok podyumda, reklam kampanyasında kendisi görüyorduk. O yılların saçmakyajlarına baktığımızda ise yavaş yavaş doğala dönüş ve bir denge söz konusu. Dudaklar ön plandaysa gözler hafif, gözlerde yoğunluk varsa dudaklar daha hafif tutuluyordu. Ve olmazsa olmaz gloss rujlar, pırıl pırıl dudaklar! Metalik farları ise hatırlamayanınız yoktur. Dönemin en büyük makyaj hatası ise kuşkusuz çok açık renkte göz altları. Günümüzde artık kimse bu hataya düşmese de o yıllarda hayli popülerdi.

Yavaş yavaş günümüze doğru gelirken belki de en çok sevdiğimiz ve kadınlığımızı doludizgin yaşadığımız yıllara geliyoruz ve hemen bağırmak istiyoruz: Yaşasın doğallık! 2010'lar itibarıyla ilk etkiyi kaşlarımızda görmeye başlıyoruz. Kaşlar kalınlaşıyor! "Yok gibi makyaj" diye bir kavram giriyor hayatımıza. "Süslenmek" algısının adeta evrildiğini söyleyebiliriz. Yataktan kalkmış gibi saçlar, doğala en yakın renkler... Yüz hatlarımızı ise tanımaya başlıyoruz. Elmacık kemikleri, kaş altı kemiği, burun üstü, dudak üstü gibi noktalara yoğunlaşıyor ve kozmetiklerin de yardımıyla yüzümüzü adeta istediğimiz gibi şekillendirebiliyoruz. Bu süreçte kopkoyu dudaklar da giriyor hayatımıza. Bordolar, kırmızılar… Ve son dönemin konuşa konuşa bitiremediğimiz ikonik isimleri. Aslında hayli çoklar ama 2010'ların kozmopolit güzellik anlayışının en iyi özeti şeklindeler. Kimler mi? Tabii ki gündemi hayli meşgul eden, sosyal medyayla haşır neşir, her biri fenomen "it girl!"ler! Cara Delevigne, Karlie Kloss, Sara Sampaio, Taylor Hill ve Rosie Huntington.

BİZE ULAŞIN