"Beauty FOMO" ile nasıl baş edeceğiz?

Söz konusu kozmetik ürünler olduğunda karşı koymak imkansız, değil mi? Sizi çok iyi anlıyoruz... Hele söz konusu sınırlı sayıda üretilen seriler olunca nasıl “hayır” diyebiliriz ki? Ancak cüzdanı korumak için bu çekici gücü reddetmeyi öğrenmemiz gerekiyor.

Giriş Tarihi: 26.05.2017 12:18 Güncelleme Tarihi: 26.05.2017 12:19

DERLEYEN DAMLA DURAK

POLISH: STUART TYSON/STUDIO D. CROWD: GETTY IMAGES.

Öncelikle size "Fomo" kavramından bahsetmek istiyoruz. İngilizce açılımı "fear of missing out" olan bu kavram, "yenilikleri kaçırma korkusu" anlamına geliyor. Bunu her alanda düşünebilirsiniz. Teknolojik Fomo'ya pek çoğumuz hakimiz; şimdi başımızda bir de güzellik Fomo'su var! Kozmetik markalarının bitmek bilmeyen inovasyonları, yenilikler, trendler derken kozmetik sektörü hepimizi bir hayli meşgul ediyor. Yurtdışında Kylie Cosmetics mağazasına girmek için geceden kapıda kuyruk oluşmaya başladığını biliyor muydunuz? Durum gerçekten bu kadar vahim. Sosyal medyanın köpürttüğü Kylie marka dudakları dolgun gösteren o likit rujlara kim sahip olmak istemez ki! Kaç tane rujumuz olursa olsun, bu tutku kolay kolay dizginlenebilecek bir şey değil. Tabii bütçemizi göz önünde bulundurduğumuzda önlem almamız gerekiyor. Maaşımızın ciddi bir kısmını rujlara ya da kontur fırçasına yatırmak istemeyiz… Öncelikle anlamamız gereken neden bu tutkuya engel olamıyoruz ve aldıkça almak istiyoruz?

KULÜBÜN PARÇASI OLMAK İSTİYORUZ
Makyajın bir statü göstergesi olması yeni bir durum değil aslında. Chanel 1994 yılında piyasaya sürdüğü Vamp isimli bordo ojesiyle tüm dikkatleri üzerine toplamıştı. Uma Turman Pulp Ficton filminde, Madonna ise Take a Bow şarkısının klibinde bu rengi tercih etmişti. Hal böyle olunca o dönemde tüm Vamp stokları tükeniyor ve bu ojeye sahip olmak bir elitlik sembolü haline geliyor. Bundan tam 11 yıl sonra, You- Tube güzellik ve makyaj meraklılarına "makeup tutorial" adı verilen makyaj videoları çekip paylaşma imkanı sunuyor ve yepyeni bir çağ başlıyor! O zamandan beri, yeni çağın alışveriş meraklıları bir kozmetik ürünü almadan önce bu makyaj gurularının videolarını izliyor. Makyaj tutkunlarının yüzde 30'u, yaptıkları alışverişte verdikleri kararlarda tamamen Yotube videolarının etkili olduğunu söylüyor. Zoella, Kandee Johnson, Manny Gutierrez gibi ciddi anlamda takipçisi olan vloggerlar, 90'ların aksine, ürünlerin görünülürlüğü açısından filmlerden daha büyük rol oynuyorlar. Youtube çılgınlığının ardından tabii ki Instagram etkisi başlıyor! Kylie Cosmetics, Pat McGrath Lab, Glossier ve Milk Makeup gibi güçlü markalar kısa sürede kendi makyaj tutkunlarını yaratmaya başladılar. Instagram onlara ücretsiz olarak reklam ve promosyon yapma ortamını fazlasıyla sağladı. Zaman içinde, bu markaları kullanmak da bir statü göstergesi halini aldı ve hızla yayılmaya başladı. Güzel bir kız düşünün: Eline Kylie Jenner'ın rujunu alarak kendini Kardashian ailesinden biri gibi; Pat McGrath'ın glitter kitiyle trendsetter bir model gibi, Glossier ürünleriyle ise modern minimalizmin temsilcisi gibi hissediyor… Ve bu tavır, aramızda statü göstergesi halini alıyor.

KOVALAMAK EĞLENCELİDİR
Bir ürün gerçekten "al beni" mesajı yaydığı noktada makyaj severler için karşı konulamaz bir hal alıyor çünkü mesaj beyne direkt ulaşmış oluyor! Alamadığımız her şeyde ise aklımız kalıyor. Bir nevi kaçan kovalanır anlayacağınız! Bu duygudan gizli bir zevk aldığımızı itiraf edelim. Bir tükensüre sonra iş eğlenceye dönüşüyor. O ürünü istemek, aramak, para biriktirmek… Kendimizi sahip olamadığımız her şeyi isterken buluyoruz. Bir makyaj tutkununa kulak verecek olursak: "Pat McGrath'ın limitli sayıdaki glitter kitine sahip olmak için alarm kuruyorum ve sitede satışa başladığı saniyede girip alıyorum. Eğer site kilitlenirse ve alamazsam, defalarca defalarca, defalarca deniyorum; ta ki başarana kadar!" Güzellik markaları sınırlı sayıda ürün üreterek kasten bir pazarlama stratejisi oluşturuyor ve bilinçli şekilde sosyal medya histerisi yaratıyor. Nadir ve bitecek olanı almak için hepimiz yanıp tutuşmaya başlıyoruz. Tabii bu da bir süre sonra makyaj tutkunlarında sosyal medya histerisi yaratabiliyor. Pat McGrath ilk limitli sayıdaki Gold 001 kitini piyasaya çıkardığında sadece 1000 adet üretildiğini biliyor muydunuz?

Buna özenen Anastasia Beverly Hills ve Tarte Cosmetics gib diğer markalar, hemen yeni ve limitli sayıda seriler ürettiler. Diğer bir yandan da şöyle bir risk oluşuyor: Stok yoksa, para da yok. Sınırlı sayıda ürünler tüketildiği noktada daha fazla talep olsa dahi karşılanamıyor ve marka da bir kazanç sağlayamıyor. Hassas dengeler söz konusu! "Örneğin aradığınız bir ürün mağazada kalmamışsa ve size bir hafta içinde tekrar geleceği söyleniyorsa, o zaman o ürünün stoklarının tükendiğini söyleyemeyiz. Gerçekten tükenen ürünlerin yeniden piyasaya çıkması aylar alıyor" diyor Tarte Cosmetics CMO'su Candace Bulishak. Tüm bunlara rağmen online aldığınız bir ürünün sipariş formunu e-postada görmek hayli keyifli. Makyaj tutkunları ne yapıyor? Tabii ki hemen Kylie Cosmetics'ten aldıkları ruj kitini Instagram'dan paylaşıyor ve gelsin beğeniler, yorumlar! Bunu yaparken bilinçaltında bir kıskandırma, üstünlük taslama duygusunun olduğunu da uzmanlar söylüyorlar.

MODUMUZU YÜKSELTİYOR
"Duyguların, satın alma üzerinde güçlü bir etkisi var" diyor Harvard Kennedy School of Government profesörlerinden Jennifer Larner. Alber Einstein College of Medicine psikologlarından Howard Forman ise şöyle ekliyor: "Beynimiz bu ürünleri birer ödül olarak algılıyor ve dopamin salgılamamızı sağlıyor. Sınırlı sayıdaki ürünlerden birine sahip olmak kendinizi üst bir seviyede hissetmenize sebep olabilir ancak bu tatmin duygusu aşırıya kaçtığında hep daha fazlasını isteyecek ve yetinmeyeceksiniz. Eşittir mutsuzluk! Sıralayacağımız tavsiyeleri göz önünde bulundurun.

KONTROLÜ KAYBETMEMEK İÇİN

ŞÜPHECİ OLUN
Makyaj vlogger'larının paylaşımlarının ücret karşılığı yapılabileceğini aklınızdan çıkarmayın. Bir kişi, markayı fazla pohpohluyorsa dikkat!

BÜTÇE AYIRIN
Kendinize her ay kozmetiğe harcayacağınız bir bütçe belirleyin ve bunun dışına çıkmayın. Tabii o bütçeyi belirlerken de abartmayın. Kontrolü elde tutmak önemli.

DÜZENLİ OLUN
Tüm ürünlerinizi görebileceğiniz, neyiniz var, neyiniz yok bilebileceğiniz makyaj organizer'larından alın ve ürünlerinizi toparlayın. Böylece ihtiyacınız olmayan ürünler almazsınız.

ÜZERİNE DÜŞÜNÜN
Bu kozmetik açlığının nereden geldiğini biraz durup düşünün ve mantıklı açıklamalar getirmeye çalışın. Aslında ihtiyacınız olmayan şeylere paralar dökmeyin.

KULLANILABİLİRLİĞİNE ÖNEM VERİN
Yeni bir ürün alacağınız zaman ne kadar çok kullanabileceğinize bakın. Aldığınız ürünü en az beş farklı aktivitede kullanabiliyor olmalısınız.

GAZA GELMEYİN
Markalar yine bir pazarlama stratejisi olarak size yeni ürünlerle alakalı bültenler, sms'ler gönderebilir. Hemen motive olmayın. Onları okumadan silmeyi deneyin.

BİZE ULAŞIN