Önce Geri Bildirim İsteyin Sonra Hayalinizdeki Terfiyi

İş hayatında pek azımız başkalarının iş yapış şeklimiz hakkındaki eleştirilerine maruz kalmaktan hoşlanırız. Oysa üstlerinizden geri bildirim ve eleştiri istemenin de yolu var ve bu, doğru yapıldığında, kariyeriniz için son derece olumlu olabilir.

Giriş Tarihi: 14.11.2019 16:20 Güncelleme Tarihi: 14.11.2019 16:20
Elif Nazlı Duran

Sadece sekiz kelimeden oluşan kısa bir cümle: "Seninle çalışmaların hakkında kısa bir görüşme yapmak istiyorum." Ancak bir o kadar da ürkütücü. Her nerede ve hangi işi yapıyor olursak olalım, iş arkadaşlarımızın özellikle de üstlerimizin eleştiri cümlelerine maruz kalmaktan hoşlanmayız. Hiç düşündünüz mü; acaba bu hoşnutsuzlukta haklılık payımız var mı? Toronto Üniversitesi uzmanları bunu düşünmüş ve eleştirilerin insanlara katkılarının neler olduğu üzerine bir araştırma yapmış. Araştırmanın sonucu, eleştirilerin genellikle motivasyon kırıcı olduğu yönündeymiş; özellikle de yaratıcılık açısından. Öte yandan, karşıt görüşler de yok değil. Bazı şirketler acımasız eleştirilerin gücüne inanıyor; çalışanlarını yuvarlak bir masada buluşturuyor ve herkesin birbiri hakkındaki "en gerçekçi" düşüncelerini dile getirmelerini istiyormuş. Silikon Vadisi'nde de durum farklı değil. Ünlü kariyer koçu Kim Scott'un patronlara önerisi, çalışanlarıyla birebir iletişime geçmeleri ve kendilerini geliştirmeleri için önerilerde bulunmaları. Bu öneriler onları bazen mutsuz etse bile! Peki, eleştirileri dinlemenin ve kabul etmenin de doğru bir yöntemi olabilir mi? Tabii, kariyerinizi ve kendinize olan güveninizi sarsmadan. Uzmanlar, bu sorunun yanıtının "evet" olduğunu belirtiyor ve bu yöntemleri bir bir sıralıyor.

GERİ BİLDİRİM İSTEMENİN İNCELİKLERİ

Ne Zaman?
Patronunuz ya da müdürünüzden geri bildirim istemek için yıllık terfi dönemlerinizi beklemenize gerek yok. Ancak bunu yaparken dikkat etmeniz gereken, isteğinizin bir amaca hizmet etmesini sağlamak. Çünkü yanlış zamanlama, kendinize ve performansınıza güvenmediğiniz izlenimi yaratabilir. Bunun için en doğru zaman, bir şeylerin pek de yolunda gitmediğini hissettiğiniz dönemler olacaktır. Örneğin, uzun zamandır beklemenize rağmen hâlâ terfi alamadığınız günler, kötü giden bir toplantı sonrası veya kulağınıza sizinle ilgili gelen olumsuz dedikodular. Büyük bir projenin sonlandığı günler de geri bildirim istemek için ideal zaman olabilir.

Kimden?
Hakkınızdaki görüşlerini soracağınız kişinin her zaman patronunuz ya da müdürünüz olmasına gerek yok. Eğer ona güvensizlikleriniz konusunda açılmak istemiyorsanız, dürüstlüğünden emin olduğunuz bir çalışma arkadaşınıza da danışabilirsiniz. Az önce de belirttiğimiz gibi başlıca kriteriniz bu kişinin dürüst ve gözlem gücü yüksek birisi olması olmalı. Olumlu ve olumsuz yönlerinizi sıralarken mümkün olduğunca objektif davranmalı. Henley İşletme Okulu'ndan Naeema Pasha, bazen bir kişinin yeterli olmayacağını, iş yerinde güvenilir birkaç kişiden oluşan bir yakın grup yaratıp dönem dönem onlarla bu konularda beyin fırtınası yapmanın da son derece iyi bir fikir olduğunu hatırlatıyor.

Nasıl?
Patronunuzla birlikte bir iş seyahatine çıkıyorsunuz. Havaalanının bekleme salonundasınız. İşte tam da uygun bir fırsat diye mi düşünürsünüz? Uzmanlar, böyle anların kesinlikle uygun olmadığını, insanların bu tip sürprizlerden hoşlanmadığını ve bunu bir açıdan "fırsatçılık" olarak görebileceklerini belirtiyor. Bunun yerine, konuşmayı nasıl başlatacağınızı iyice planlamanız ve bunun için bir randevu istemeniz çok daha yerinde olacaktır. Bir önemli nokta da şu; geri bildirim isterken sorunlar üzerine odaklanmak yerine patronunuza, karşısına elinizde bazı çözümlerle çıktığınızı hissettirin. "Şirketteki pozisyonumu nasıl daha verimli hale getirebileceğimi uzun zamandır düşünüyordum. Bundan çok daha iyisi yapabileceğime inanıyorum" şeklindeki başlangıç, konuşmanın gidişatını da olumlu etkileyebilir. Son bir not; bu işi asla e-posta aracılığıyla yapmaya kalkmayın.

Ne Şekilde?
Hakkınızdaki eleştirileri dinlemek her zaman kolay olmayabilir. Özellikle de duygusal bir yapınız varsa… Gözlerinizin dolması ve alt dudağınızın titremesinden korkuyorsanız, görüşmeye not defteriyle gidin ve konuşma sırasında notlar alın. Bunlar hakkında düşünme ve duygulanma (öfke, üzüntü vs.) işini sonraya bırakın. Bu görüşmeler sırasında savunmaya geçmekse asla yapmamanız gereken bir diğer şey. Bunu kişisel saldırı yerine kendinizi geliştirme fırsatı olarak görmeye çalışın. Dikkatlice dinleyin ve gerekirse sadece somut örnekler ve tavsiyeler isteyin. Kendinizi yorgun, kırılgan ve eleştiri kaldıramayacak gibi hissettiğiniz dönemlerdeyse asla böyle bir diyalog için adım atan taraf olmayın.

Eleştiren Kişi Sizseniz

*Mümkün olduğunca açık konuşun ve karşınızdaki kişiye net mesajlar verin. Üstü kapalı sözlerin, imaların kimseye faydası olmayacaktır.

*Arkadaşınızın kişilik özelliklerini değil, performansını yorumlamaya bakın. Bu daha objektif bir tavır olacaktır.

*Eğer söyleyeceklerinizin onun tepkisini çekecek şeyler olduğunu düşünüyorsanız, konuşmayı karşı karşıya bir yerde oturarak yapmak yerine birlikte yürüyerek yapın.

*Söylediklerinizin hepsi bizzat sizin fikriniz olsun. Başkalarının düşüncelerini aktarmak hiç etik değildir ve eleştiri değil, dedikodu sınıfındadır.

*Ondan öz eleştiri yapmasını istemek konuşmayı başlatmak için harika bir yoldur, unutmayın.

BİZE ULAŞIN