YAZIYI GÖNDER
Adınız, Soyadınız
E-posta Adresiniz
Alıcı E-posta
Mesajınız
www.cosmopolitanturkiye.com

Aynı duyguda takılıp kalmak...

Bir insandan, bir şehirden, bir durumdan, bir eşyadan kopamıyor, bazı durumlarda tekrarlayan süreçler içinde kıvranıp bir çıkış yolu bulamıyorsanız, kopmayı öğrenmenin vakti gelmiş demektir.

AYŞEGÜL ULUÇ

FOTOĞRAFLAR: NICK ONKEN

Hayatta karşımıza çıkan birçok durumda, olanlara verdiğimiz tepkiler ve o an başlayıp sonrasında devam eden duygu durumumuz, aslında bizim bütün hayat kalitemizi etkiliyor desem... İstediğinizi elde edememek, iş yerinde terfi etmenizi engelleyen bir iş arkadaşı, en mutlu olduğunuz an sevgilinizin sizi terk etmesi… Bu tip durumlarda oluşan negatif duyguların sizi esir alması, uzun süre sinirle, korkuyla, endişeyle yaşamanız toplumda normalkabul edilse de aslında işin özünde, bu duyguların yarattığı düşüncelerle baş etmek ve çoğu zaman bunda başarısız olmak; bu duygu ve düşüncelerin sizde uzun süreli yer etmesi ve devamında kendi sağlığınıza ve hayattaki durumunuza daha da çok zarar vermesi şeklinde sonuç veriyor.

Bu konu hakkında araştırma yapmakla ilgili motivasyon kaynağım, kendimde ilgili son zamanlarda keşfettiğim bir durum olan, bazı zamanlarda "kopmak" ile ilgili yaşadığım zorluklar oldu. Örneğin bir seyahatte kiraladığım araba ile ayrılırken içimde minik de olsa bir hüzün olması, hayatımdan çıkardığım insanların benden sonraki hayatlarında yapmış olduğu hataları görünce/ duyunca sinirlenmem gibi, aslında benim hayatımla direkt alakalı olmayan bir takım yan etkenler, benim duygu durumumu etkiliyor ve arkasından birçok düşünce getirerek zihnimi gereksiz derecede meşgul ediyordu. Bu konuyu, hem beni çok iyi tanıyan hem de hayattaki en iyi arkadaşım diyebileceğim, mentorum sevgili babama açtığımda, bana teşhisi anında söyledi. Bende, eşyaya, aileye, arkadaşa karşı olan sahiplenme duygusu sebebiyle eşyalardan, insanlardan veya bazı duygulardan koparken zorluk yaşadığımı söyledi babam. Bu tam nokta atışı olan tespitle bende de bir ampul yandı ve gerçekten de, örneğin eşyalarıma karşı da sahiplenici olduğum için neredeyse hiçbir zaman gardırop temizliği yapamadığımı fark ettim. Yıllarca kullanmadığım ve bana şu an iki beden büyük elbisemi bir arkadaşıma temelli verirken hissettiğim hüzün birçoklarına göre anlamsız olsa da, bir insan olarak engelleyemediğim, daha doğrusu nasıl baş edeceğimi bilmediğim bir duyguydu. Kendi kendime çözümleme yapmıştım hatta o gün. Arkadaşımı seviyorum, elbiseyi asla giymeyeceğim, arkadaşıma faydası olacağı için çok mutluyum, peki neden üzülüyorum?

NEDENİ ANLAMAK
Sizin de anlam veremediğiniz ama sizi esir alan kaybetme korkusu, sevgiliye karşı aşırı kıskançlık, hayata karşı öfke, korku, sahiplenme gibi negatif duygularınız varsa ki neredeyse herkesin var, David R. Hawkins'in Letting Go isimli kitabında okuduklarım konuyu anlamanıza ve bu duyguları serbest bırakarak bundan sonra negatif duyguların sağlığınızı ve hayat kalitenizi etkilemesine izin vermemesi konusunda size yardımcı olacak. Doktor, bir duygunun birçok düşünceye yol açtığını ifade ediyor. Yani olumlu veya olumsuz tüm duygular arkasından birçok düşünce getiriyor. Elbette sevgi, mutluluk gibi duyguların arkasından getirdiği duygular bizi olumlu etkiliyor. Sorun negatif duygular ve onların getirdiği binlerce düşüncede. Negatif duygu ortadan kalktığında arkasında zihnimizi bloke eden düşünceler de yok olacağından biz aslen duyguya odaklanmalıyız. İnsanların negatif duygularla başa çıkmasında genelde farkında olmadan veya farkındalık ile uyguladığı üç yol var ve üçü de durumu daha kötüye itiyor. Bunları bastırma, ifade etme ve kaçma olarak üçe ayırmış doktor Hawkins. Sizi kötü etkileyen bir duygudan kurtulmanın en kolay yollarından biri olan bastırmada, kişi o duyguya sahip oluşundan dolayı kendine kızıyor, bu duyguya sahip olmaktan utanıyor ve o duyguyu yok sayarak ondan kurtulabileceğini sanıyor. Örneğin, ona kötü davranan erkek arkadaşını halen seven bir kadın, sevgisinden utanıyor çünkü ona kötü davranmış bir insanı seviyor olmanın aptallık olduğunu düşünüyor. O kötü ilişkiye karşı olan özlem duygusu sebebiyle kendine kızıyor. Ve bu sayede aslında ne yapıyor? O duyguya devamlı enerji yüklüyor. Kızgınlık, utanma, korku gibi duygularla aslında eski sevgilisine karşı olan sevgisini besliyor, sevginin bitmesini engelliyor.

Bastırma bölümünde sıkça görülen eğilimlerden biri de bu duyguyu yok saymak adına duygunun varlığını inkar etmek. Elbette bu inkar o an kısa süreli işe yarıyor gibi görünse de bir süre sonra ilgili duygu yüzeye çıkacak ve sizi en başa geri götürecek. Veya yansıtma… Çok duyarız; "Devamlı sinirli olmamın sebebi Kerem; adam devamlı ne yapsın da beni sinirlendirsin diye düşünüyor galiba" gibi söylemler. En büyük yansıtma da aslında bu sinir, öfke gibi duygularla baş etmeye çalışırken ortaya çıkıyormuş. Oysa karşı tarafa sinirli olmanın sizin kendinizle alakalı bir veya birkaç duygunun harekete geçirdiği duygular olduğunu ve o duygulardan kurtulursanız aslında öfke, kıskançlık gibi duyguların esiri olmayacağınızı söylüyor doktor.

İnsanların, onlara rahatsızlık veren duygulardan kaçarken en sık kullandığı diğer yol ise ifade etmek. Sizi rahatsız eden durum/duyguyu arkadaşa/psikoloğa anlatmak, sizi sinirlendirdiğini düşündüğünüz insanla "beni hep sen böyle sinirli yapıyorsun" şeklinde yüzleşmek için önemli. Ama bu, negatif duyguya enerji vermek anlamına geliyor çünkü devamlı seslendirdiğin için aslında tamamen kendinle alakalı o duygunun sorumluluğunu alıp kendi başına çözebileceğin bir durumu, devamlı anlatıp dışarıya ifade ettikçe aslında onu daha da gündeme taşıyor ve onu enerji ile besliyorsun. Bununla beraber yapılan bir diğer yanlışlık ise o duygudan kaçmak. Kendiyle yüzleşmemek için insanoğlunun geliştirdiği bu kaçma yöntemi ile devamlı seyahat eden, eve girer girmez televizyon açan, negatif duygudan kaçmak için bunlar yetmiyorsa kendini alışverişe, kumara, alkole verip, o duygu ile yüzleşmek yerine akla gelebilecek her şeyi yapan insanlar çok tanıdık, hatta belki o sizsiniz, benim… Siz bu yollarla kendinizden kaçtıkça hem ilgili negatif duygudan kurtulmamış oluyorsunuz hem de farkındalığınız azaldığı için daha çok negatif duygu oluşumuna zemin hazırlıyorsunuz.

DOĞRU ÇÖZÜM YOLU
Peki, Ayşegül, bunlar yanlış ise doğru yöntem nedir? Cevap o duyguyu bastırmadan, ondan kaçmadan veya onu seslendirmeden, o duygunun gitmesine izin vermek, o duygudan kopmak. Bunu başarırsanız, duygunun yarattığı negatif düşünceler de azalacak ve iç özgürlüğünüze kavuşacaksınız. Dr. Hawkins'in duygulardan kopmak, onların gitmesine izin vermek için anlattğı yöntem aslında çok basit. Duygunun farkında olmak, onu olduğu gibi kabul etmek (o duygunun varlığından utanmadan, suçluluk duymadan), ondan kurtulmak için hiçbir şey yapmayıp, duygunun arkasında onu besleyen enerjisinden kurtulmaya odaklanmak. Mesela "Ben bu insanı seviyor olamam" şeklinde bir yaklaşımın getirdiği suçluluk ve direnç, o duygunun daha uzun süre sizinle kalmasına sebep oluyor. Karşı konmayan duygu, arkasında ona güç veren bir enerji kalmayacağı için zamanla yok olmaya mahkum. Hiçbir şey yapmayarak duygunun arkasındaki enerjiyi güçsüz bırakmak yazarken kolay ancak uygularken oldukça zor bir metod aslında. Ben kitabı okur okumaz hem bu yöntemi üzerimde denedim hem de kendim ek önlemler geliştirerek süreci başarılı kıldım. Bazen bir duygudan kurtulmak istediğimizin farkına varsak ve bununla ilgili yanlış veya doğru yollarla uğraşsak bile başarılı olamayabiliyoruz. Çünkü biz aslında o duygunun gitmesini istemiyoruz. Örneğin onu terk edip gitmiş, belki de aldatmış sevgilisine karşı olan özlem duygusundan kurtulmak için uğraşan bir kişi acaba gerçekten bundan kurtulmak istiyor mu? Devamlı aynı kısır döngü içinde size zarar veren duygulardan muzdaripseniz, bunu kendinize sormalısınız. O duyguyu özgür bırakmanız demek, o konudan/ kişiden kendinizi tamamen özgür kılmanızı sağlayacak. Yani onsuz bir hayat düşünemediğiniz sevgiliniz sizi artık istemiyorsa bile ona olan özleminiz sizi ona halen bağlıyor. Ona olan özlem duygunuzun arkasındaki enerjiyi beslemeyi kestiğinizde özleminiz de yok olacak ve aslında o insandan tamamen kopmuş olacaksınız. Bunu gerçekten isteyip istemediğiniz konusunda kendinizle yüzleşmelisiniz. Zararlı duygudan kurtulmayı aslında istemiyor olma konusunda bizi etkileyen şeyin ego olduğunu söylüyor Dr. Hawkins. Siz giden sevgilinin ardından özlem duymaktan veya iş arkadaşınıza olan öfkenizden kurtulmak istiyor olabilirsiniz ancak egonuz sizin kopma konusundaki eğiliminize her fırsatta engel olmaya çalışacak ve size "senin gibi bir insana bu yapılır mı", "senden daha iyisini bulamayacak, ondan koparsan asıl o zaman kaybedersin" gibi yöntemlerle o negatif duygunun devamını sağlayacak.

İÇ ÖZGÜRLÜK
Sizi negatif etkileyen duygularınızdan kopmayı başardıkça göreceksiniz ki aslında siz, duygularınız değilsiniz. Duygular gelip giderken siz onlara şahit oluyorsunuz. "Ben çok sinirliyim" demek yerine öfkenin bir duygu olduğunu anlayıp ondan serbest bırakma yöntemiyle kurtulduğunuzda bunu anlayacaksınız. Pozitif duyguların, güzellikleri hayatınıza çektiğinin bilincine vararak, sağlık ve başarının en önemli sırrının negatif duyguda çakılı kalmadan yaşamak olduğunu biliyoruz. Artık eşyalar, şehirler, insanlar bizi kendine bağlayamaz.


YORUM YAP

kalan karakter 2000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan COSMOPOLİTAN veya cosmopolitanturkiye.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

BİZE ULAŞIN