Eski arkadaşlarınızın profillerini izliyor musunuz?

Onların sosyal medya sayfalarını takip ediyorsunuz, paylaştıklarına beğenme işareti koyuyorsunuz ama yıllardır aslında onlarla konuşmadınız. Niye geçmişimizdeki bazı insanlardan sanalda kopamıyoruz?

Giriş Tarihi: 26.04.2017 11:13 Güncelleme Tarihi: 26.04.2017 11:14

YAPRAK GÖKÇÖL

FOTOĞRAFLAR: ISTOCK.COM

İlk önce şunu söyleyeyim, kesinlikle bir internet sapığı değilim ama her ne kadar itiraf etmekten hoşlanmasam da arada bir içimden gelen dürtüyle, eski en yakın arkadaşımın Instagram'daki resimlerini incelemeden de duramıyorum. Aslında hepimizin dönüp dolaşıp arada neler yaptığını merak ettiği böyle bir eski arkadaşı veya eski sevgilisi vardır, değil mi? Son zamanlarda yapılan araştırmalardan biri insanların eskiden olsa aslında belki tamamen unutacakları eski tanıdıklarıyla sosyal medya yüzünden bağlantılarını koparamadıklarını gösteriyormuş. Mesela 2012'de yapılan bir araştırmaya göre, eski sevgililerin yüzde 57'si ayrıldıktan sonra halen Facebook'ta arkadaş kaldıklarını ve gerçek yaşamda konuşmasalar bile Facebook'ta yorumlar veya beğeniler sayesinde etkileşimde bulunduklarını belirtiyorlarmış. Eğer arada sosyal medya sitelerindeki artık görüşmediği kişileri silenlerden değilseniz, birçok kişi gibi siz de sosyal medya sitelerinde bol miktarda eski sevgili, eski arkadaş ve artık hiç görüşülmeyen tanıdıklardan biriktiriyorsunuzdur. Örneğin, Elif ve ben bu durumun tipik bir örneğiyiz. Elif'le 12 yaşından beri, ilkokuldan lise üçe kadar neredeyse Thelma ve Louise filminin karakterleri kadar sıkı bir dostluğumuz vardı. İnsanların çoğu gibi biz de yıllar geçtikçe büyüdük, olgunlaştık ve tabii bolca değiştik de. Özellikle Elif, üniversite yıllarında gotik görünümlü konservatuar öğrencileri ile sıkı fıkı arkadaş oldu. Bu arada biz ikimiz ise her dönem birbirimizle daha az konuşmaya ve sırlarımızı yeni arkadaşlarımıza anlatır olmuştuk. Onu en son 2010 yılında, ne yazık ki doğru düzgün bir sohbeti bile yürütmeyi başaramadığımız uzun bir hafta sonu tatili gezisinde görmüştüm.

Ama yine de onun yaşamını ve neler yaptığını her çocukluk anılarını birlikte yaşamış en iyi arkadaş gibi merak ediyordum. Bu yüzden de arada bir Facebook sayfasına bakıyor ve Instagram'daki tüm fotoğraflarını beğeniyordum. Böylece uzaktan Elif'in üniversitede master yapmasını, Ankara'ya taşınmasını, erkek arkadaşıyla ayrılmasını ve bir sanat galerisinde iş bulmasını izledim. O da sosyal medyadaki çoğu fotoğrafıma beğenme işareti koyuyordu; mesela hiç tanışmadığı erkek arkadaşımla olan resimlerimize, İstanbul'daki yine onun hiç gelmediği, yeni taşındığım dairenin fotoğraflarına.

TAKİBE DEVAM
Bir zamanlar sevdiğiniz bir arkadaşınızın tüm yaşamını küçük bir ekran üzerinden izlemek aslında tuhaf bir şey. Eski okul veya iş arkadaşlarınızı sosyal medya üzerinden bu şekilde gözetlemeye artık hepimiz alıştık ama arada sizi rahatsız eden duygular varsa bu iş biraz karmaşıklaşabiliyor. İşin aslı, aradan bu kadar sene geçmesine rağmen ben en iyi arkadaşımı halen korkunç şekilde özlüyordum. Kıyafet değiş-tokuş etmemizi, geç saatlere kadar süren sohbetlerimizi ve onun hep orada olacağına olan inancımı.

BİLDİRİMİN ETKİSİ
Bazen sosyal medyadan onun hakkında bir bildirim aldığım zaman kendimi hüzünlü hissediyordum, daha önceki arkadaşlığımızın yanında bu iletişim şekli çok zayıf bir hayal gibi kalıyordu. Yakın zamanda nişanlandıktan sonra ise birden bu belki de en özel anımı, eski en yakın arkadaşımla paylaşmayı istediğimi fark ettim ve şartlar farklı gelişseydi Elif'in düğüne ilk çağıracağım arkadaşlarımdan biri olduğunu düşündüm. Ama şu andaysa aramızdaki bu konu hakkında gelişen tek iletişim, onun Facebook'a koyduğum nişan yüzüğüme beğenme işareti koyması olmuştu. Tabletten Elif'in Instagram fotoğraflarına bakarken nişanlıma "Bence Elif'le şimdi tanışsaydık yine çok iyi arkadaş olurduk" dedim. Çünkü birbirimizden bunca senedir ayrı olsak da, sosyal medya hesaplarına göre Elif'le neredeyse aynı şeylere ilgi duyuyorduk: "Bitkiler, yoga, köpekler." Nişanlım Cem ise, "Şu resimlere bakmayı kes artık, sen de ne kadar taktın şu kıza" diye cevap verdi bana. Bunları duymak hoşuma gitmese de belki nişanlım aslında doğru söylüyordu çünkü sosyal medya ve ilişkileri uzmanlarına göre, artık görüşülmeyen eski bir arkadaş veya eski bir sevgiliyle halen sürdürülen online bağların aslında kimseye pek faydası olmuyor. Ve Elif'le ben aslında sadece birbirimizden koptuğumuz için şu anda görüşmesek de, daha ciddi ve dramatik sebepler yüzünden arkadaşlıkları biten kişilerin birbirlerinden duygusal olarak sosyal medya da dahil olmak üzere her anlamda uzak kalmaları; hayatlarının bu yeni dönemlerine alıştıkları sürede önemli. Uzmanlar arkadaşlığın yeni bittiği bu dönemde tamamen her türlü iletişimin kesilmesini öneriyor ve ekliyorlar: "Aradan belli bir zaman geçtikten ve olumsuz duygular azalıp, sakinleştikten sonra belki Facebook arkadaşlığı kurulabilir." Ben de Elif'le aramdaki bu yüzeysel sosyal medya arkadaşlığını, aslında sadece onun yaşamına duyduğum meraktan değil de belki tekrar yakın arkadaş oluruz umuduyla sürdürüyordum. Mayıs sonları gibi bu gerçeği kendime de itiraf ettikten hemen sonra sosyal medya üzerinden Elif'e bir mesaj gönderdim, bu birbirimizle 10 seneden beri ilk mesajlaşmamızdı. Sonunda buluşup, Karaköy'de şık bir kafede kahve içmeye karar verdik. Ben eski Elif'i yani televizyondaki gençlik dizilerini birer sanat eseriymiş gibi defalarca izleyen Elif'i bulmayı ümit ederek bu buluşmaya gelmiştim, karşıma çıkan yeni Elif ise artık felsefe tartışmaktan hoşlanıyor ve yanında bir Nietzche kitabı ile dolaşıyordu. Halen çok hoş, akıllı ve ilginçti ama tamamen farklı bir kişi gibiydi. Keşke birlikte geçirdiğimiz bu dört saat içinde birbirimize en derin sırlarımızdan bahsettiğimiz, eskisi gibi güldüğümüzü veya aynı çocukluğumuzdaki sıcaklığı yakalayabildiğimizi söyleyebilseydim. Ne yazık ki gerçekte konuşmamız sık sık soğuk ama nazik bir iş görüşmesi tonuna doğru kaydı. "Eee, neler yaptın bunca sene bakalım" sorusunu aynı sohbet içinde ikimiz de birden fazla kere kullandık ve cevap olarak ne diyeceğimizi bilemeyerek kariyerlerimizden bahsedip, sık sık kibar kibar gülümsedik birbirimize. İkimiz de birbirimiz üzerinde olumlu bir etki bırakmak istiyor ama o eski sıcaklığı hissedemiyorduk. Aradan geçen zaman içinde onun hakkındaki her şey değişmişti, yeni kariyer idealleri, yeni kültürel hobileri gibi.

İTİRAF ZAMANI
Konuşmamızın bir yerinde Elif'e neden Instagram sayfamı takip ettiğini sordum ve cevap olarak yollarımız bir şekilde ayrılmış olsa da mutlu bir yaşam sürdürdüğümü görmenin onu mutlu ettiğini söyledi. Bu güzel ama aynı zamanda klişe bir cevaptı. Çünkü bir insanın yaşamının gerçekte nasıl olduğunu, Instagram'a koyduğu yemek fotoğraflarından anlayamazsınız. Elif, "Peki, sen ne hissediyorsun benim Instagram sayfama baktığında" diye sorunca " Dürüst olmam gerekirse üzgün" diye cevap verdim. Elif'le o kafeden ayrıldığımızda sosyal medya uzmanlarının eski yakın arkadaşlar ve eski sevgililer hakkında söyledikleri aklıma geldi. Uzmanlar, birçok insanın eski yakın arkadaşları veya eski sevgilileri ile sosyal medya üzerinden arkadaş kalmalarının nedeninin sağlıksız bir merak yüzünden veya başlarına kötü bir şey gelirse içten içe kendileri daha iyi durumda diye sevinmeleri ile ilgili olduğunu söylüyorlar. Ama bazı kişilerin de o kişiden bir türlü kopamamalarının aralarındaki bağı sosyal medya aracılığıyla korumaya çalıştıklarını söylüyorlar. Ben bu son gruptandım. Onunla eskisi gibi yakın olabileceğimizi düşünmüştüm. Gerçekte onunla tekrar karşılaşınca ise Elif'in ne o Instagram'daki kız olduğunu, ne de aklımdaki çocukluk anılarımdaki Elif olduğunu fark etmiştim. Neyse ki artık bu gerçek hakkında hüzünlü veya üzgün de olmak istemiyordum. Hepimiz hayatta değişiyoruz ve bunun ne kadar çabuk farkına varabilirsek o kadar daha iyi. Kontrol edebileceğimiz tek şey ise kendi takıntılarımız, yani bu gerçeği ne kadar sürede kabulleneceğimiz. İstersek ömür boyu oturup eskide kalmış anılarımıza saplanıp üzülebiliriz; istersek de her şeyin değiştiğinin, geçmişe tekrar dönülemeyeceğinin bilincine varırız. Kafeden çıktıktan cebimden telefonumu çıkarıp, Elif'in Instagram hesabını takibi bıraktım. Birdenbire içimi bir özgürlük ve bir takıntıdan kurtulma hissi kapladı. Artık özgürdüm.

BİZE ULAŞIN