Sevildiğinizi hissetmek için ne kadar ileri giderdiniz?

Sosyal medyanın herhangi bir mecrasına ucundan kıyısından girdiyseniz internet aleminin sahte hesaplarla ve olduğundan farklı biri gibi davranan insanlarla dolu olduğunu fark etmişsinizdir. Peki, size bazı insanların yalnızca kimlikleri konusunda değil; sağlık durumları hakkında da uydurma hikayeler yarattığını söylesek? İletişim çağının ortaya çıkardığı bu yepyeni tuhaflıkla tanışmaya hazır mısınız?

Giriş Tarihi: 29.05.2017 14:58 Güncelleme Tarihi: 29.05.2017 15:00

REYHAN GÜNEŞ

FOTOĞRAFLAR: CHRIS CLINTON

Evlendikten kısa süre sonra 10 haftalık ikizlere hamile olduğunu öğrenen 26 yaşındaki öğretmen Başak, balayı dönüşünde jinekoloğunu ziyaret etmiş. Muayene sırasında iki bebeğin de kalp atışlarının durduğunu ve bir an önce müdahale edilmesi gerektiğini öğrenmiş. Hamilelik haberini öğrendiği günden itibaren türlü zorluklarla karşılaşan Başak, yaşadığı her şeyi sosyal medyada paylaşıyormuş. Kötü haberi aldıktan sonra "Artık kalp atışları duyulmuyor. Bebeklerimi kaybettim" yazmış ve bir süre kafasını dinlemek adına kendi kabuğuna çekileceğini belirtmiş. Bu dönemde yazılarının ulaştığı neredeyse herkesten destek mesajları almış. Bir süre sonra sosyal medyaya geri dönmüş. Yaşadığı tüm acıyı paylaşan takipçileri onun için adeta birer terapiste dönüşmüş. Kendisi gibi bebeğini kaybeden veya riskli hamilelikler yaşayan kadınlarla arkadaş olmuş.

Başak kısa süre sonra tekrar hamile olduğunu duyurmuş. Bu sefer bir kızı olacakmış. Ancak bu hamileliği de başarısızlıkla sonuçlanmış. Sosyal medyada Başak, sevgiyle sarıp sarmalanmış. Fakat aslında hamile bile değilmiş. Hatta gerçek hayatta böyle biri bile yokmuş. Başak'ın ismi dışında tüm anlattıkları yalanmış. İnsanların profillerinden aldığı fotoğraflarla kendine farklı bir kimlik yaratmakla kalmamış uydurduğu hikayeyle tüm takipçilerini kandırmış.

Bu durum tıpta Münchausen Sendromu olarak adlandırılıyor. Sendromu yaşayan insanlar, çevresindekilerin ilgisini çekebilmek amacıyla hasta taklidi yapıyor, geçmişte bir hastalık yaşadığını söylüyor veya kendilerine gerçekten zarar veriyor. Patient Plus tarafından yapılan bir araştırma, hastaneye yatırılan insanların yüzde 9'unun Münchausen Sendromu yaşadığını gösteriyor.

Psikiyatrist Marc Feldman, her yıl 300 hastasının sosyal medyada veya gerçek hayatta hasta numarası yaptığını ve her yıl bu sendrom nedeniyle kendisine başvuran kişi sayısının arttığını belirtiyor. Münchasen Sendromu yaşayan biri tarafından yalanlarla mağdur edilen bir danışanın ise bu durumu anlatırken "Yaşadıklarımın duygusal anlamda tecavüze uğramaktan farkı yoktu" dediğini söylüyor. Ancak Dr. Feldman, sağlık durumları hakkında yalan söyleyen bireylerin suistimal ettiği insanlar tarafından destek gördüğünü ekliyor.

Münchausen Sendromu yaşayan insanların amacı çevresindekilerden para veya hediye almak olmuyor. Onlar, insanların zamanlarını çalıyor ve duygularıyla oynuyor. Hatta zaman zaman hastaların birbirlerine destek olmak için oluşturduğu gruplara bile katılarak hastalıklarla gerçekten mücadele eden insanlara yaşatabiliyorlar. Dr. Feldman, danışanlarından birinin kendisine gelmeden önce her hafta düzenli olarak kanser hastalarıyla bir araya geldiğini söylüyor. Gruptan bir kadının yalan söylediğini hissetmesiyle ortaya çıkan gerçekler üzerine her şeyi itiraf etmiş ve yaşadıklarının ve yaşattıklarının etkisinden uzun süre çıkamamış.

Başak'ın yalanları ortaya çıktığındaysa takipçileri kendisini ihanete uğramış hissetmiş. Hatta bir tanesi, "Daha dün bebeğimi kaybettim. Bir kadının bu konuda yalan söylemiş olmasını aklım almıyor. Üzüntümü tarif edecek kelime bulamıyorum" demiş.

Başak'ın sahte hayatının hikayesi bundan birkaç yıl önce başlamış. Evde sıkıldığı günlerden birinde bilgisayarın başına geçip gerçek Başak'ı bir kenara bırakıp evli ve mutlu Başak'ı anlatmaya başlamış.

O, aslında bahsettiği iki düşük sorununu da yaşamış. Ancak bundan uzun yıllar önce… Şimdiyse hamile gibi davrandığında veya düşük yaptığını söylediğinde aldığı tepkilerle bir nebze de olsa acısını yaşayabildiğini söylüyor ve geçmişte ailesinin acısını paylaşmadığını belirtiyor: "Hamile veya biyolojik olarak kendi çocuklarını doğurabilen kadınları kıskanıyorum" diye itiraf ediyor.

Takıntıısından kurtulabilmek amacıyla telefonuna şifre koymak ve bilgisayar erişimini kısıtlamak gibi önlemler alsa da her seferinde kendini hikayesini devam ettirirken bulmuş. Psikolojik sorunu olduğunun farkındaymış ve takipçilerine anlattıklarının uydurma olduğunu açıklamış. Ancak psikolojik destek almamak konusunda ısrarcıymış. Birkaç ay sosyal medyadan uzak durmuş ama sonrasında yepyeni isimlerle hamilelik hikayeleri kurgulamaya başlamış. "Bugüne kadar kaç defa hamile olduğumu veya düşük yaptığımı söylediğimi bilmiyorum. İçimde boşluk olduğunu hissediyorum ve tüm bu yalanlarla o boşluğu dolduruyorum. Gerçekte olmadığım biri gibi davranmak konusunda takıntım var. Kimseye zarar vermiyorum. En yakın hastaneye gidip birilerinin bebeğini çalacak değilim. Yalnızca birilerinin beni umursamasını istiyorum."

Başak'ın anlattıklarından da anlayabileceğiniz gibi bazı insanlar sevilmek ve ilgi görmek için fazla ileri gidebiliyor. Münchasen Sendromunda hastalar, doktorları bile yanıltabilecek tıbbi bilgiye sahip olduğundan ve sık sık doktor değiştirdiğinden teşhis sürecini zorlaştırıyor. Ancak uygun psikolojik tedavi ve çevre desteğiyle hastalar uzun vadede sağlıklarına kavuşabiliyor. Bizeyse ruhsal sağlığımızı korumak adına internette gördüğümüz veya okuduğumuz her şeye inanmamak düşüyor.

PEKİ, BUNLARI DUYMUŞ MUYDUNUZ?
MÜNCHASEN SENDROMUNU DAHA ÖNCE DUYMAMIŞ OLABİLİRSİNİZ. İŞTE OKUDUĞUNUZDA VARLIĞINA İNANMAKTA GÜÇLÜK ÇEKECEĞİNİZ DİĞER RAHATSIZLIKLAR.

HİPERTİMESTİK SENDROMU
BU SENDROMA SAHİP BİREYLERİN HAFIZALARI İNSANÜSTÜ SEVİYEDEDİR. GEÇTİĞİMİZ 10 YILIN GÜNBEGÜN HAVA DURUMUNU SORSANIZ BİLE CEVAP VEREBİLİRLER.

MICROPSIA
ALICE IN WONDERLAND SENDROMU OLARAK BİLİNEN BU NÖROLOJİK RAHATSIZLIKTA HASTALAR, OBJELERİ OLDUĞUNDAN KÜÇÜK GÖRÜR. MEDICAL JOURNAL OF PSYCHIATRY'DE AÇIKLANAN ŞEKLİYLE BUNU DÜNYAYA TELESKOBUN TERS UCUNDAN BAKMAK OLARAK DÜŞÜNEBİLİRSİNİZ.

FREGOLİ SENDROMU
HASTA ÇEVRESİNDEKİ KİŞİLERİN GÖRÜNÜMÜNÜ DEĞİŞTİRDİĞİNE, FARKLI KİŞİLERİN GÖRÜNÜMÜNÜ ALDIKLARINA İNANIR.

BİZE ULAŞIN