YAZIYI GÖNDER
Adınız, Soyadınız
E-posta Adresiniz
Alıcı E-posta
Mesajınız
www.cosmopolitanturkiye.com

Retroaktif kıskançlık

Şimdi çok uzaklarda olan birisiyle yaşanmış romantik bir ilişki, bir imzayla başladığı gibi yine bir imzayla bitmiş bir evlilik hatta tam 60 yıl önce yazılmış bir mektup... Tüm bunlar geçmişte kalmasına rağmen halen sizi ya da partnerinizi rahatsız ediyor ve ilişkinizde problem yaratıyorsa sorun “retroaktif kıskançlık” olabilir ve sandığınızdan çok daha ciddi sonuçlara yol açabilir.

ELİF NAZLI DURAN

"Ortaokul son sınıftayken öptüğü o kızı düşününce deliye dönüyorum. Hem tüm ayrıntıları bilmek istiyorum -aylardan mayısmış, kız kumralmış, kantinin arkasındaki gizli yerdelermiş- hem de o görüntüleri zihnimde canlandırıp, çıldırıyorum."

Bu sözler, şaka değil. Bir hastasının psikiyatristine aktardığı gerçek duygular. Evet, retroaktif ya da diğer adıyla geriye dönük kıskançlık işte tam olarak böyle bir şey. Bir tür obsesyon olan bu sorunun pençesindeki kişiler, hem partnerlerinin eski ilişkilerine karşı aşırı bir merak dürtüsüne sahip oluyor hem de onun geçmişte karşı cinsle yaşadığı her türlü deneyimi öğrenmekten tarifsiz bir acı hissediyorlar. İlginç değil mi? Gerçekten de öyle. İnsanoğlunun bilinmezlerle dolu psikolojik dünyası derinlerine indikçe bizi şaşırtmaya devam ediyor. Peki, retroaktif kıskançlık neden ve ne şekilde ortaya çıkıyor, tedavisi nasıl gerçekleştiriliyor? Tüm bu soruların yanıtını öğrenmek için Uzman Klinik Psikolog ve Hipnoterapist Mehmet Başkak'a danıştık ve bakın ne gibi bilgiler edindik.

GEÇMİŞE YÖNELIK SAĞLIKSIZ İLGİ
Retroaktif kıskançlık (kısmen geriye dönük kıskançlık ya da retrospektif kıskançlık olarak da biliniyor), partnerinizin cinsel veya romantik geçmişine yönelik sağlıksız bir ilgi çeşidi anlamına geliyor. Çoğu kişi, partnerlerinin geçmişi hakkında şüpheci düşüncelere kapılıp, kısmen kıskançlaşabilse de, bu durum genellikle çok sürmüyor, geçici oluyor ve önemli bir probleme işaret etmiyor. Ancak bu düşünceler zihinde kontrol edilemez biçimde geliştiğinde ve geçmiş ilişkiler üzerine kurulan varsayımsal senaryolar ilişkinin bugününü etkilemeye başladığında retroaktif kıskançlıktan söz etmek gerekiyor. Çünkü retroaktif kıskançlık, ilişki içinde bulunan bireyleri üzebiliyor, ilişkiye zarar verebiliyor hatta ilişkiyi baştan aşağı bir soruna dönüştürüp, bitirebiliyor. Retroaktif kıskançlık yaşayan bireyler genellikle aşağıda sıralanan temel duygu ve durumları yaşıyorlar.

KORKU: Korku retroaktif kıskançlık yaşayan bireylerin hissettiği temel duyguların başında geliyor. Bu bireylerde önceki sevgilerle kıyaslanma ve sonucunda beğenilmeyip terk edilme korkuları yoğun oluyor.

ÖFKE: Birey, partnerinin geçmişini düşünürken kendisini kızgın hissedip "neden onunla çıktı, neden bunu benimle değil de bir başkasıyla yaptı" şeklinde takıntılı düşüncelere sahip olabiliyor. Sürekli partnerini suçluyor, sakin olduğu anlarda, mantıksız olduğunu bildiği halde, ciddi öfke nöbetleri yaşayabiliyor.

KAYGI: Partnerin geçmişi nedeniyle hissedilen yoğun endişe anksiyete ataklarına yol açabiliyor. Bu kişiler geleceğe karşı umutsuz ve depresif duygulara sürüklenebiliyor.

ŞÜPHE: En sıkıntılı duygulardan biri de şüphecilik. Retroaktif kıskançlık yaşayanlar partnerlerinin geçmişteki ilişkilerin tamamını asla anlatmadığını düşünüyorlar.

MERAK: Aşırı merak duygusu içinde olan bu bireyler, partnerin geçmişine yönelik gizli ya da açık araştırmalar yapabiliyorlar. Partnerin geçmişi hakkında daha fazla bilgi edinmek için duyulan güçlü bir istek, partnerin kişisel alanlarının (e-posta hesapları, sosyal medya profilleri, cep telefonları vb.) ihlal edilmesine neden olabiliyor.

ŞİDDET: Yargılama ve öfke duyguları, geriye dönük kıskançlıktan mustarip olanları, partnerlerini eskiden yaptıklarıyla ilgili sorguya çekmeye sürüklüyor. Bu kişiler partnerlerine sürekli aynı soruları soruyor ancak aldığı benzer cevaplarla tatmin olmuyor, ona duygusal ya da fiziksel şiddet uygulayabiliyor.

BALTALAMA: Partnerin romantik veya cinsel geçmişi hakkında yapılan alaycı, pasif / agresif yorumlar, her seferinde bir tartışmaya neden olmayabiliyor, ancak ilişkiyi yavaş yavaş baltalıyor.

BİR TÜR OBSESİF BOZUKLUK
Peki, geriye dönük kıskançlık obsesif kompülsif bozukluk mu? Psikolog Mehmet Başkak, bu konuda şu tespitlerde bulunuyor: "Retroaktif kıskançlığın genellikle obsesif kompülsif bozukluğun bir formu olduğu şeklinde anılmasının nedeni, obsesif kompülsif bozukluk ile benzer özelliklerin birçoğunu paylaşması. Geriye dönük kıskançlık söz konusu olduğunda partnerin görüntüleri ve "mini film senaryoları" (başka bir erkek ya da kadınla birlikte) sürekli olarak kişinin zihninde akıyor. Onlar partnerlerini en olmadık biçimlerde, pozisyonlarda düşünmekten kendilerini alamıyor, sonundaysa olumsuz senaryolar takıntılı bir hal alıp, zihinlerini sürekli meşgul ediyor." Bu durumdan yakınan bir kişi genellikle hissettiği olumsuz duygu ve düşüncelerin baskısından kurtulmak için normal dışı davranış kalıpları geliştiriyor.

Ancak geçmiş hakkında düşünmeyi bırakmaya çalıştıkça geçmişle ilgili düşünceler daha fazla güçleniyor. Geriye dönük kıskançlık duygusuyla ilgili tekrarlayan düşünceleri takıntılı olarak yaşayan birçok insanda diğer obsesif kompülsif sorunlar da zamanla gelişebiliyor.

60 YIL ÖNCEKİ MEKTUP YÜZÜNDEN BOŞANMIŞLAR!
Tarihe geçmiş en ilginç retroaktif kıskançlık vakalarından birisi herhalde geçtiğimiz yıllarda ABD'nin Minnesota eyaletinde yaşanan olsa gerek. Bir gazete haberinde rastladığımız hikayeye göre, 88 yaşındaki adam, 82 yaşındaki karısının, onunla evlenmeden önce kilise korosunda şarkı söyleyen bir gence yazdığı romantik mektubu bulmuş, bu mektup nedeniyle çok öfkelenip karısını boşamış.

TEDAVİSİ MÜMKÜN MÜ? EVET MÜMKÜN
"Geçmişe dönük kıskançlıktan mustaripseniz, bu durumu tedavisi olmayan bir hastalık gibi görmenize gerek yok," diyor Psikolog Mehmet Başkak. Saplantılı düşüncelerin, geçmişte olan olayların bizim zihnimizdekikalıntılarıyla, kötü etkileriyle ilgili olduğunu belirten Psikolog Başkak, şu tavsiyelerde bulunuyor: "Geçmişte yaşananlar geçmişte kalır ve onlarla şu an savaşmak için bir sebep yok. Sorunun kaynağı, partneriniz ya da onun sizi tanımadan önceki evliliği/ilişkisi değil, sorun sizin zihninizdeki geçmişle ilgili çözülmemiş, yarım kalmış olumsuz duygular. Yaşadığınız anda kendinizi korumanız gereken somut bir tehdit olmamasına rağmen, bilinçaltında terk edilme, başkasıyla kıyaslanma, kaybetme ve benzer şeklinde gelişen bir tehdit algısı oluyor. Bu da kendinizi değerli bulmama, dip kaygı ve özgüven sorunlarıyla ilgili ve ciddi bir tedavi ve terapi sürecini gerektirir. Psikolojinin birçok yöntemi artık, bu tür saplantılı kıskançlık sorunlarıyla boğuşan kişilere etkin destekler sunabiliyor. Birçok psikoterapi yöntemi ile dip duyguların temizlenmesini sağlayan hipnoterapinin de destek olarak kullanılmasıyla problemlerin çözümü hızlı gerçekleşebiliyor. Bu tür kıskançlık düşünceleri, kontrolden çıkıp obsesif hale gelmişse atılacak en doğru adım uzmana danışmak."

"Önce Onlar Hakkında Bilgi Ediniyor, Sonra Onları Küçümsüyordu"
Bilgisayar programcısı 31 yaşındaki Yeliz M. retroaktif kıskançlık problemi nedeniyle erkek arkadaşından ayrılmış ve yaşadıklarını şu şekilde özetliyor: "Bundan iki yıl önce çok güzel olduğunu düşündüğüm bir ilişki yaşamaya başladım. Erkek arkadaşımın son derece modern, ileri görüşlü bir insan olduğunu düşünüyordum. Ancak ilişkimizi bir sonraki boyuta taşıyınca ve ben onun evine taşınınca beni çok şaşırtan bazı sorunlar baş gösterdi. Devamlı eski erkek arkadaşlarımı soruyor, onlar hakkında bilgiler ediniyor sonra da ilerleyen dönemlerde bu bilgileri kullanarak onları -aslında dolayısıyla beni- küçümsüyordu. Örneğin içlerinden birisinin lise mezunu olduğunu öğrenmişti ve tartışma anlarımızda bana "eski cahil sevgiline geri dön, sen ona layıksın" diye bağırıyordu. Beni çok rahatsız eden bir diğer konu da, eski ilişkilerimin cinsellik boyutunu ayrıntılı şekilde öğrenmeye çalışmasıydı. Sonunda, bu tutumunun çok rahatsız edici ve sağlıksız olduğunu düşünerek ondan kısa sürede ayrıldım."

BİZE ULAŞIN