için Evlenmek Mazi mi Oldu?

Her geçen gün şartları zorlayan çalışma hayatı, öğrencilik döneminden kalma borçlar ve ilişki dünyasında yaşanan dramalar nedeniyle kadınlar, evliliğe giden yolda attıkları adımları yeniden düşünme sürecine giriyor.

Giriş Tarihi: 01.03.2019 16:10 Güncelleme Tarihi: 01.03.2019 17:20

Çocukken severek dinlediğiniz peri masallarını unutun. Modern zamanlarda ilişkiler çok daha farklı engeller tarafından sınanıyor.
Molly Rosen Guy,
Derleyen: Reyhan Güneş

Tıpkı okurlarımızdan 28 yaşındaki Aslı'nın yaşadıkları gibi... Aslı üniversiteden mezun olduktan sonra zorlu bir iş arama sürecine girmiş. Aylar süren mülakatlardan sonra bir tekstil firmasında işe başlamış. Haftada altı gün, günde neredeyse 12 saat çalışmasına rağmen geçinmekte zorlanıyor, ödemelerini tam olarak alamıyormuş. Şirketin kurumsal yapısında değişiklik yapması sonucunda işten çıkarılmış. Aslı bu süreçte ne hayatını devam ettirecek birikimi ne de hayallerinin peşinden koşacak zamanı olmadığını fark etmiş. Tüm bu düşüncelerin zihnini meşgul ettiği esnada üniversite yıllarından arkadaşı olan Cem'den gelen beklenmedik evlenme teklifiyle iyice allak bullak olmuş çünkü Cem ve Aslı üniversite yıllarında kısa süreli bir ilişki yaşasa da sonrasında yalnızca arkadaş ortamında karşılaştıklarında görüşüyorlarmış. Başta teklifin şaka olduğunu düşünen Aslı, bir süre sonra Cem'in ciddi olduğunu anlamış. Yaşadıkları maddi sorunlar nedeniyle Cem, mantıklı davranmaları gerektiğini, çift olarak hareket ederlerse daha güçlü olabileceklerini söylemiş. Gerçekçilik seviyesinin hayli yüksek olduğu bu teklif karşısında seçim yapma sorumluluğunuysa Aslı'ya bırakmış. Birkaç hafta süren gelgitlerin ardından Aslı teklifi kabul etmeye karar vermiş. Hızla nikah tarihi almışlar ve o gün gelip çattığında spor ayakkabıları ve kot pantolonlarıyla "evet demişler. Ailelerinin aralarındaki ilişkiyi kabullenmesi biraz zaman almış; ancak sonrasında onlara hak vermişler. Şimdiyse aralarında olmamasına rağmen iki taraf da halinden hayli memnunmuş. Kira ve faturalar gibi masrafları bölüşmek hem Aslı hem de Cem'in maddi durumlarını toparlamasında etkili olmuş.

Marriage, A History: How Love Conquered Marriage kitabının yazarı Stephanie Coontz, "İnsanlık tarihinin uzunca bir döneminde , iki aile arasında yapılan anlaşma olarak görülüyordu. Ortak çıkarlar uğruna bir araya gelen taraflar, sahip oldukları kaynakları da aynı potada eritiyordu" diyor.

17. yüzyılın sonu itibariyle çok daha fazla birey, çalışma hayatında kendine yer edinerek maddi kazanç sağlamaya başladı. Bu durum evlilik kararının alınmasında romantik ilişkilerin rolünü artırdı. Yine de yakın geçmişe kadar evliliğe giden yolda maddi kriterler önemli etkiye sahipti. Coontz, "1967 yılında yapılan bir araştırmada, üniversitede eğitim gören kadınların üçte ikisi, aşık olmadığı biriyle diğer kriterlerinin uyuşması durumunda evlenebileceğini dile getirmişti. Kriterlerin başındaysa 'maddi olarak kendini güvende hissetmek' geliyordu" diyor. Bu nedenle kadınların evliliği gereklilik kategorisinden çıkarıp, seçme şanslarının olduğu bir kavram olarak değerlendirmesi ekonomik anlamda eşit olma süreciyle paralel ilerliyor.

Tabii bu durum bazı kişilerin üzerlerinde yoğun baskı hissetmesine neden olabiliyor. İlişki koçu Jillian Turecki, "Yeni neslin evliliğe bakış açısında ve ona yüklediği anlamda kültürel değişiklik durumu söz konusu. Onlar evlilik nedeniyle ebeveynlerinin üzerlerinde hissettiği ağırlığı hissetmek istemiyor. Romantizme şüpheyle yaklaşıyorlar" diyor. Önceki nesilde karşımıza çıkan yüksek boşanma oranlarının etkisini de göz ardı etmemek gerekiyor.

Y kuşağı grubuna mensup pek çok genç, ailesi tarafından kendisine takılan pembe gözlükleri çıkarmak durumunda kalıyor. Bu kişiler; gerçek hayatla, hayatın sert koşullarıyla, maddi sorunlarla, iş hayatıyla, iş hayatındaki zor karakterlerle baş etme yolunda çareyi bildiği ve tanıdığı, güvendiği, kendisiyle aynı kaygıları taşıyan insanlarda arayabiliyor.

Bazı durumlardaysa daha 'pratik' çözümler gündeme gelebiliyor. 27 yaşındaki reklam yazarı Buket, "Benim jenerasyonumdaki kadınların bir kısmı, sırf kendinden daha varlıklı diye aşık olmadığı biriyle evlenmeyi 'normal' olarak değerlendirebiliyor ve bu fikre sıcak bakabiliyor. Sosyal medya yüzünden dünya üzerindeki neredeyse herkesin muhteşem hayatlar yaşadığı illüzyonuna kapılıyoruz. Bunun da etkisi büyük. Yakın zamanda bir arkadaşım nişanlılık döneminde kendisini aldatan biriyle evlendi. Birkaç yıl önce yaşadığı zorlu hayata dönmekten o kadar korkuyordu ki çareyi aslında onu sevmeyen birinde bulduğuna inandı" açıklamasını yapıyor. 31 yaşındaki Jale ise, bir tanıdığının düğününü Instagram'dan takip etmiş: "En ince detaya kadar düşünülmüş, şaşaalı bir düğündü. Kısa sürede evlenmeye karar verdiler. Beraber olmaya başladıkları günden beri birbirlerine
uygun olmadıkları belliydi. Sanırım damat tarafının zenginliği kızın evlenmeyi düşünmesine yol açtı ama kısa süre sonra boşandılar. Görüştüğümüzde, alacağı yüksek nafakayla geçinebileceğini söyledi!"

Kadınların sık sık maruz kaldığı çocuk doğurma baskısı, yaşla birlikte gerileyen doğurganlık oranları, yumurta dondurma gibi işlemlerin pahalılığı da mantık evliliklerine giden yolu açıyor. Medya sektöründe çalışan 28 yaşındaki Melis, "Evlilik baskısı hissetmiyorum. Ancak biyolojik saatimiz aleyhimize işliyor. Ciddi ilişkiye başlamam durumunda yakın zamanda bebek istediğimi söylemeyi düşünüyorum. Eğer işler umduğumuz gibi gitmezse boşanabiliriz. Mutlu olmadığımız bir beraberliği sürdürmenin kimseye faydası olmaz" diyor. Melis'in tarif ettiği durumda olduğu gibi bazen çiftler, çocuk sahibi olma amacıyla evlilik kararı alabiliyor. Hatta bazen sırf yeni bir bebek yapma hedefiyle son kullanma tarihi geçmiş evlilik bile devam ettirilebiliyor.

Fakat kendinden önceki nesilleri gözlemleyen ve çocuklarını o şartlarda büyütmek isteyen kadınlar, günümüz çalışma koşulları ve annelik izni gibi etkenler nedeniyle konuya kapsamlı yaklaşmak gerektiğini düşünüyor. Buket, "Çocuk yapma kararı vermeden önce maddi koşulları göz önünde bulundurmak lazım. Toplumsal anlamda gelişmeler olsa da bugün hâlâ çalışan bir anne olmak hayli zor" yorumunu yapıyor.

"Bireyler, artık ruh eşi kavramının hayal ürünü olduğunun farkında. Beyaz atlı prensle tanışma hayali rafa kalktı."

27 yaşındaki Elif ise, "Yalnız olmak sosyal baskı hissetmenize neden olabiliyor. Birkaç arkadaşım sırf bu duygudan kurtulmak için evlendi. O imzayı atmak statü sembolü haline gelebiliyor. Instagram ister istemez hepimizin 'kusursuz hayat' algısı edinmesine neden oldu. Bu nedenle mutluluğa giden yolda kestirme rotalar arıyoruz" diyor.

Turecki, zamanla yükselen evlilik yaşına dikkat çekiyor ve "Bireyler artık ruh eşi kavramının hayal ürünü olduğunun farkında. Beyaz atlı prensle tanışma hayali rafa kalktı" diyor. Aşık olduğu için evlilik kararı alanlar daha realist. Gün gelip aşk hormonları normal seviyeye indiğinde evlendikleri kişinin kendisini mutlu etmeye devam edecek biri olup olmadığını göz önünde bulunduruyorlar. Kadın hakları ve eşitlik gibi konularda bilgi sahibi, ses çıkarmaktan korkmayan Y kuşağı, ilişkilerine bu realist formatı atmaktan çekinmeyen grupların başında geliyor.

BİZE ULAŞIN