İşsizken de Değerli Hissedin

Her aybaşında banka hesabınıza yatan maaşı bir kenara bırakın. İşsiz olmak duygusal anlamda da sancılı günler geçirmenize neden olabilir. Bu zorlu süreçte dengenizi korumak adına yapmanız gerekenler için ise yazımıza buyurun.

Reyhan Güneş

İş hayatında doğru adımları attığınızı düşünseniz dahi günün birinde işler ters gidebilir ve kendinizi hiç planlamadığınız şekilde işsiz olarak bulabilirsiniz. Birikim hesabınızdaki miktar bir süre sizi idare etse de hesaba katmadığınız duygusal durumunuz, yaşadıklarınıza katlanmakta zorlanmanıza neden olabilir. Tüm bu sarsıcı dönemin temelinde iş hayatına bakış açımız yatıyor. Kapitalist düzenin içinde pek çoğumuz kendimizi işlerimiz üzerinden tanımlamayı normalleştiriyoruz. Biriyle tanıştığımız anda sorduğumuz ve duyduğumuz soruların başında "ne işle meşgulsünüz" yer alıyor. Bunların yanı sıra iş hayatının yaşattığı farklı olumlu duygular da var. Verilen bir görevi başarıyla tamamladığınızda aldığınız haz ve bunun için aybaşında yapılan maaş ödemesi gibi… Peki, tüm bu pozitif etkiler hayatınızdan bir anda kaybolursa modern dünyada dengede kalmak için ne yapmanız gerekir?

İlk Şok
İşsizlik durumunda ilk etapta hissettiğiniz, çalışan bir birey olarak yaşadığınız duygulara duyduğunuz özlem oluyor. Psikiyatrist Joel Yager, "Hamilelik gibi nedenlerle çalışma hayatına bir süreliğine ara veren kadınlar bile birey olarak üzerlerine düşeni yeterince yapmadıkları gibi bir izlenime kapılabiliyor" diyor. Böyle bir durumda öncelikli olarak kendinize yas tutacak zamanı tanımanız gerekiyor. Bu esnada uzun zamandır görme fırsatı bulamadığınız aile ve arkadaşlarınızla bir araya gelebilir veya yapılacaklar listenizde yıllardır duran 'Yoga kampına katıl' gibi maddeleri hayata geçirebilirsiniz. Odağınızı farklı konulara yoğunlaştırarak sohbet ekseninizi patronunuzun size yaşattığı kötü günlerden bir nebze de olsa uzaklaştırabilirsiniz. Unutmayın en büyük amacınız olumsuz duygu ve düşünceleri geride bırakmak. Öfke, hüzün, reddedilme, hayal kırıklığı… Duygularınızı kağıda dökmek ve ardından bu kağıdı yırtıp atmak veya yakmak da yardımcı olabilir. İşsizliğin var olan ekonomik sistemin doğal bir sonucu olduğunu kendinize hatırlatın. Tarihin eski dönemlerinden beri bu anlamda bir akışkanlık söz konusu. İnsanların farklı işlere girip çıkması, kariyerinde değişiklik yapmaya karar vermesi ve hayatının bazı dönemlerinde aktif olarak iş hayatının parçası olmaması oldukça normal bir durum.

İşsiz kaldığınız dönemi fırsat olarak değerlendirin; kendinizi geliştirmek adına mesleki eğitimlere ya da kişisel gelişim seminerlerine katılın.

Kendinizi Toparlayın, Üzerinizdeki Tozu Silkeleyin
Duygularınızla yüzleşme döneminin ardından bebek adımlarıyla hayata geri dönebilirsiniz. Hemen iş aramaya hazır değilseniz özgeçmişinizi düzenlemekle başlayın. Kişisel başarılarınızı görmek kaybolmaya yüz tutan özgüveninizi tazeleyebilir. İşsizlik günlerinin rehavetine kapılmamak için her sabah işe gidecekmiş gibi kalkın ve (varsa) sizin gibi çalışmayan arkadaşlarınızla buluşun. Herkesin çalışma hayatının rutinine ayak uydurup ofislerinde olduğu bu saatleri kendi yol haritanızı çizeceğiniz zaman dilimleri olarak düşünebilirsiniz. Thaxton, bunu yaparken önünüze gerçekçi hedefler koymanızı tavsiye ediyor: "Bugün 20 kişiyle görüşeceğim gibi ulaşılması neredeyse imkansız hedefler motivasyonunuzu düşürür. Onun yerine 20 kişiye e-posta atmayı, geri dönüş alabilirseniz ikisiyle görüşmeyi hedefleyin."

Başkalarının Düşüncelerinin Esareti
Kendinize "İnsanlara işsiz olduğumu söylemek konusunda çekincelerim var mı" diye sorun. Cevabınız "Evet" ise karşınıza çıkabilecek yeni iş fırsatlarını kaçırıyor olabilirsiniz. Çevrenizdeki insanlar iş aradığınızı bilmediği sürece size olası tekliflerle gelemez. Bu noktada empatinizi devreye sokun. Biri size iş aradığını söylediğinde yargılayıcı davranmak yerine bu zorlu süreçte ona nasıl destek olabileceğinizi düşünürsünüz. Başkalarına gösterdiğiniz bu anlayış ve iyi niyeti bir nebze de kendinize gösterin. "Hakkımda ne düşünürler" korkusuyla etrafınıza çektiğiniz dikenli tellerin esiri olmayın. Bu telleri ekonomik anlamda da çekiyor olabilirsiniz. Kısıtlanan ekonomik durumunuz nedeniyle elbette harcamalarınızda ipin ucunu kaçırmamanız gerekiyor. Ancak hesaplı davranacağım derken kendinizi yıpratmayın. Doğru maddi hesaplamaları yaptığınız sürece bu dönemi birikim hesabınızda büyük delikler açmadan tamamlayabilirsiniz.

Geçici Dönem

Bir türlü çalmayan telefonunuz, yaptığınız olumsuz iş görüşmeleri veya patronun yeğenini işe almaya karar vermesi gibi nedenlerle işsizlik döneminiz hiç bitmeyecek gibi hissedebilirsiniz. Bu yenilgi hissi sonsuza kadar sizinle olmayacak. Kendinize yüklenmek yerine yavaşlayın. Sınırlarını çizdiğiniz ve yarattığınız bu hapishane içindeyken önünüze bakmanız, yolunuza devam etmeniz mümkün değil. Hayatınızın kontrolünü tekrar elinize almak istiyorsanız işsizliği hayatınızın yalnızca bu döneminde yaşamak durumunda kaldığınız bir sorun olarak değerlendirmeye çalışın. Unutmayın, bugüne kadar milyonlarca insan hayatının bir döneminde işsiz kaldı. Bu durumu kişisel başarısızlık olarak görmek yerine sistemin doğal bir sonucu olarak ele alın. Siz ne ilksiniz ne de son olacaksınız. Bu nedenle tavsiyemiz dışarı çıkmanız, network'ünüzde yer alan insanlarla bir araya gelmeniz ve iş arama sürecini normalleştirerek onlara durumunuzdan bahsetmenizden yana.

BİZE ULAŞIN