Hayal mi gerçek mi?

Hani sıkıcı ofis günlerinde Facebook’ta gezinirken ekranda karşınıza turkuaz okyanusların, altın sarısı kumların, cabana’ların olduğu fotoğraflar çıkar ya o anda orada olmayı hayal edersiniz. İşte ben orada, Mauritius’taydım…

Giriş Tarihi: 08.03.2017 15:57 Güncelleme Tarihi: 08.03.2017 15:57

ÖZGE ZEKİ

Dubai üzerinden aktarmalı gidilebiliyor, direkt uçuş da var. İstanbul-Dubai 4,5 saat, Dubai- da 6 saat 40 dakika sürüyor. Direkt uçuş ise 10 saat. Uzak görünebilir ama uçaktan indikten yarım saat sonra adanın tropikal doğasından, havasından, yanınızdan hızlıca geçen rengarenk, küçük kuşlardan o kadar etkileniyorsunuz ki yol yorgunluğu uçup gidiyor. Balayı adresi olarak bildiğimiz ada, halkının misafirperverliğiyle de bu ününü sonuna kadar hak ediyor. Otele doğru bindiğim takside şoförden adanın refahının büyük bölümünü şekere borçlu olduğunu öğreniyorum. Meğer Mauritius'a 16. yüzyılın sonlarında gelen Hollandalılar adanın ismini Oranj beyliği prensi William'ın ikinci oğlu geleceğin yeni Oranj prensi Maurice Van Orange şerefine Mauritius koymuşlar. 18. yüzyılda ise Fransızlar adanın ismini Isle de France olarak değiştirmişler ve Bertrand François Mahe adında bir deniz subayı tarafından idare edilmiş. Mahe'nin botanikçi, subay arkadaşı PierrePoivre, adayı kahve, tarçın, muskat ve biber ile tanıştırmış. Ancak ada asıl şeker sayesinde zenginleşmiş. Mahe ve Poivre, Port Louis limanını inşa ederek adayı Hint okyanusundaki deniz ticaretinin en gözde noktası haline getirmişler. 1810'da ada İngiliz kolonisi olunca çay üretimi de başlamış. Bugün İngiliz uluslar topluluğu (Commonwealth) ülkesi. Çok iyi İngilizce, Fransızca konuşuluyor. Yollarda ışıltılı Budist tapınakları göze çarpıyor.

VE OTELDEYİM

Mauritius, Avrupa'dan çok turist alıyor ancak ülke artık ilk geçim kaynağı haline gelmiş turizmini daha da geliştiriyor. Ben de Mauritius'u ve Constance Hotel'leri keşfetmek için buradayım. Havalimanından yaklaşık bir saatlik yolculuğun ardından Constance Belle Mare Plage Hotel'in önünde iniyorum. Lobi sonsuz görünümlü bir havuzla başlıyor, havuzun bitiminde ışıl ışıl okyanus parlıyor. Bazen içinde yaşadığınız o anın bir film sahnesi gibi donmasını istersiniz ya işte o an bunu hayal ediyorum ama içimdeki keşif duygusu ağır basıyor. Merdivenleri bir film karesine girmiş gibi ağır ağır çıkıyorum. Otelin Halkla İlişkiler Müdürleri Marjorie Ratinon-Fabre ve John Narain, beni karşılıyor. O sonsuz havuzun daha da yakınında Hindistan cevizli kokteylim eşliğinde Constance Hotels and Resorts grubunu da daha yakından tanımaya başlıyorum. Şu an Seyşeller, Maldviler, Madagaskar gibi dünyanın en özel noktalarında otelleri bulunan Constance Otelleri grubu Mauritius adasında doğup büyüyen bir marka. 1975 yılında Mauritus'un Doğu kıyısında açılan Constance Belle Mare Plage, odaları, aile boyu villaları ve şu anda dünyaca ün kazanmış golf sahasıyla ünlenmiş. 1998 yılında gruba dahil olan Le Prince Maurice oteli ise butik tarzıyla Mauritius lüks otel kavramına yeni bir boyut kazandırmış. Formül şöyle: Coğrafi zenginlik, misafirperverlik, ekolojik detaylar ve rahatlık. Lüks denince aklınıza şaşalı dekorasyonlar, altın varaklar; elinizi kolunuzu nereye koyacağınızı şaşıracağınız odalar gelmesin. Burası ada mimarisine ve ferahlığına uygun keten dokular, ahşap parçalarla döşenmiş. Lüks, ayrıntılarda gizlenmiş. Her oda okyanus manzarasına sahip. Palmiyeler, tropikal çiçekler karenin olmazsa olmazları arasında.

OKYANUSUN ÇAĞRISI

Sırada cennet plajı keşfetmek var. Fotoğrafları bilgisayarların ekranını süsleyen o muhteşem plajlarda yüzmeyi kim istemez? 2016 yılında hem plaj kısmı hem de odaları yenilenen Constance Belle Mare Plage için konseptte lüks egzotizm ile etik lüks kavramları esas alınmış. İşte bu sebeple Hint Okyanusu'nun en güzel plajlarından biri, doğal ve yabani olarak bırakılmış. Amaç doğaya saygı, sadece şezlonglar var. Bu incecik kumlu plajın altında tamamen korunmuş doğal yaşamı gece dahi keşfetmeniz mümkün. Ayak parmaklarınızı okşayan kadife gibi kumlar sizi başka bir boyuta taşıyor. Şnorkel, palet ve sörf tahtası gibi malzemelerle okyanusun keyfini çıkabilirsiniz. Suyun altında, okyanusun derinliklerinde resiflerin sonsuz dünyasını keşfedebilirsiniz. Rengarenk balıklar sizi şaşırtıyor. Kıyıdaki cam tabanlı teknelerle de okyanus seyredilebiliyor.

DÜNYACA ÜNLÜ ŞEFLERİN DİYARI

Mauritius mutfağında haliyle tropikal meyveler ve sebzeler ağırlıklı. Zengin vitamin değerine sahip, meyveli salatalar ana öğün olarak tüketilebilir derecede doyurucu. Constance Belle Mare Plage Hotel'de papaya, ananas, passion fruit gibi meyvelerin taze taze soyulup sunulduğu alan çok iştah açıcıydı. Bunun dışında otelin yedi restoranından birinde Avrupa, Amerika ve Asya mutfağından istediğinize ulaşma şansına sahip oluyorsunuz. 2006 yılından beri otel dünyaca ünlü bir gastronomi festivaline de ev sahipliği yapıyor. Ünlü şefler maharetlerini sergiliyor. Yarışma dolayısıyla otel restoranının mutfaklarına her sene Mauritius, Madagaskar, Maldivler, Seyşeller, Sri Lanka, Hindistan ve Nepal'den katılan aşçılara Fransa, Japonya, Norveç, Çin, İsveç, Almanya, Lüksemburg, Finlandiya ve İngiltere gibi ülkelerden yıldız şef aşçılar da eşlik ediyor. Tabii bu kültür birleşmesi de alışılmadık, füzyon lezzetler demek. Tatilde bu farklı lezzetleri tatma şansı gerçekten ayrıcalık. Eğer mutfağa ilgiliyseniz otelin yemek kursuna da katılabiliyorsunuz. Golf merkezinin içindeki Deer Hunter restoranda yemek kursları düzenleniyor. Biz de Şef Kainaat Aundoo'nun körili garam masala yemeğini birlikte yaptık; adaya özgü baharatları keşfetmek çok keyifliydi. Tabii sonrasında da hep beraber yiyor ve mutfak kültürü üzerine şeflerle sohbet edebiliyorsunuz. Deer Hunter restoran genelde golf tutkunlarının sevdiği bir adres. Adı golf sahasında geyiklerin serbestçe dolaşmalarından ileri geliyor. Dünyanın sayılı merkezlerinden; başlamayı düşünenler için kurslar veriliyor. Tabii otelde balayı çiftlerine bazı ayrıcalıklar da tanınıyor. Odada romantik süslemeler, akşam yemeklerinde özel ikramlar çiftlerin bu özel tatilini kusursuz geçirmeleri için tasarlanmış. Ada, Seyşeller ve Maldivler'e havasının serinliği sayesinde fark atıyor. Bizim Çeşme bölgemiz gibi sürekli esintili ve en önemlisi havada nem yok.

SPA'DA ARINMA ZAMANI

Spa kültürünün doğduğu topraklarda terapileri deneyimlemeden önce haliyle beklentim çok yüksekti. Belle Mare Plage Hotel'de sizi devasa, karmaşık bir spa karşılamıyor. U Spa by Constance'da her şey son derece basit ve doğal dokularla tasarlanmış. Tropikal çiçekler dekorasyon unsuru olarak her yerde göze çarpıyor. Girişte sizi önce o kokular etkiliyor ve sonra terapistiniz masajdan beklentilerinizle ilgili size sorular yöneltiyor. Terapiler yüz ve vücutta enerjinin dengelenip akımın sağlanması temeli üzerine kurulmuş. Masaj sonrasında kendinizi çok daha enerjik hissediyorsunuz. Yüz ve vücut bakımlarında ise papaya gibi doğal içerikler kullanılıyor.

Eğer balayınızı renklendirmek ve adayı daha da fazla keşfetmek istiyorsanız Chamarel Şelalesi, Palmiye Ormanları ve Botanik Bahçesi alternatif olabilir. Ayrıca bölgede dünyada ilk kez yapılmaya başlanan deniz altı yürüyüşünü mutlaka denemelisiniz. Üzerinize verilen ağırlıkla ve dalış tüpüyle bu eşsiz deneyim kaçmaz!

BİZE ULAŞIN