YAZIYI GÖNDER
Adınız, Soyadınız
E-posta Adresiniz
Alıcı E-posta
Mesajınız
www.cosmopolitanturkiye.com

Hem vakit hem de nakit kazandıran 10 harika meslek

Kadınlar artık sadece nakit değil, kendilerine ve çocuklarına ayırmak için daha fazla vakit de istiyor. Şimdi bir meslekten beklenen sadece bol kazanç ve unvan değil, aynı zamanda esnek çalışma saatleri sağlaması. Peki, hem iyi bir gelir elde etmek hem de az çalışmak, gerçekleşmesi imkansız bir hayal mi? Haberimizi okuyunca sorunun yanıtının, kesin bir “hayır” olduğunu göreceksiniz.

DERLEYEN ELİF NAZLI DURAN

FOTOĞRAFLAR: GETTY IMAGES.COM

Kadınlar çok çok uzun yıllardır çalışma hayatındalar. Bir zamanlar sadece erkeklere ait sayılan birçok alanda, artık kadınların topuk sesleri de duyuluyor; hem de en yüksek perdeden. Ama öte yandan, onların halen hiçbir şeyle kıyaslayamayacak kadar önemsedikleri bir görevleri daha var: annelik. Ve elbette birçoğunun aklında da şu soru dolanıp, duruyor; kariyer mi, çocuk mu? Şarkılar bunun mümkün olduğunu söylese de, kadınlar, kariyer yolunda harcadıkları -ve belki de çocuklarından çaldıkları- zamana, bunun karşılığında da kazanıp, büyük kısmını dadılara, anaokullarına verdikleri paraya bakıyor, kendi kendilerine şöyle diyorlar: "Acaba değiyor mu?" Ancak pek azı, aynı işten hem nakit hem de vakit kazanmanın mümkün olabileceğini düşünüyor. Kafalarımıza sağlam şekilde yerleşen/yerleştirilen o imajda, kazanılan parayla mesai saatleri doğru orantılı şekilde artıyor, durum böyle olunca da, kazanılan paralar banka hesaplarını kabartmaktan başka işe yaramıyor.

Oysa özellikle 40'lı yaşlarına yaklaşan ve vaktin de en az nakit kadar değerli olduğunu bilen kadınlar -ki çoğu kendisini 10 yıl öncesine kıyasla çok daha az hırslı olarak tanımlıyorçocuklarıyla geçirecekleri ya da kendilerine ayırabilecekleri birkaç saatin her şeyden değerli olabileceğini biliyor. Peki, hem vakit hem de nakit kazandıran işler yok mu? Son derece cüzi paralar karşılığında part-time işlerin tek alternatifi, geceler boyu ofiste kalmayı gerektiren dolgun maaşlı pozisyonlar mı? Araştırmaya koyulduğumuzda aslında bu sorunun kesin yanıtını biz de bilmiyorduk. Ancak araştırmaya başladıktan kısa süre sonra, online dünyanın en büyük nimetlerinden birinin şu olduğunu gördük: Esneklik. Küçük bir notebook, tablet hatta akıllı telefonun olduğu her yer mini bir ofis haline gelebiliyor ve işler yürüyor.

DANIŞMANLIK
Birçok kadın uzun yıllar iş hayatında edindikleri derin bilgi ve tecrübeyi ilerleyen yıllarda etkin şekilde kullanamamaktan şikâyet ediyor. Bu tecrübeyi, etkin şekilde kullanmanın akıllıca bir yolu da, daha önce çalıştığınız alanda danışmanlık yapmak. Özellikle de finans sektöründe danışmanlar çok aranıyor ve oldukça iyi para kazanabiliyorlar. Uzun yıllar bankacılık yapan Sevgi Sezer de, 40 yaşında bebek sahibi olmuş ve bu sırada işinden ayrılmış: "Bebek sahibi olduktan sonra, bütün önceliklerim değişti. Onunla daha çok vakit geçirmek benim için her şeyden daha kıymetli hale geldi. O iki yaşına gelince tekrar iş hayatına dönmeyi ve yine bir bankaya girmeyi düşünüyordum ama öyle yapmadım. Kendi işimi, finansal danışmanlık şirketimi kurdum. Daha önce çalıştığım bütün müşterilerime bunu haber veren açıklayıcı bir e-posta atmıştım. Kısa sürede müşterilerim çoğaldı ve şimdi, karar verdikten beş yıl sonra, sayıları 30'a ulaştı. Bu işe başlarken amacım sadece çocuğuma ve kendime ayıracak daha fazla zaman bulmaktı. Eski işimden kazandığım paranın neredeyse üç katını kazanacağımıysa, inanın, hayal bile etmemiştim."

TERCÜMANLIK
Hemen hepimiz iyi ya da kötü bir dil biliyor ve işimiz için özel bir gerekliliği yoksa, bunu genellikle etiket olarak ya da kırk yılın başı karşılaştığımız birkaç turistle iletişim kurmak için kullanıyoruz. Oysa tercümanlık, özellikle de yaygın olarak bilinmeyen dillerde, en fazla para kazandıran işlerden biri. Bu dillerin başında, Arapça, Çince ve Rusça geliyor ve inanması güç olsa da, düzenli şekilde kursa giderek hepsini bir ya da en fazla bir buçuk yıl içinde öğrenmek olası. Ve işin en güzel tarafı, daha önceki mesleğinizin de bu alanda size avantaj sağlayacak olması; daha önce yaptığınız işe bağlı olarak ticari, teknik ya da akademik çeviri yapabiliyor daha fazla ücret alabiliyorsunuz. Kazanılan ücretlere gelince; örneğin Almanca bir sayfanın çevirisi 35 TL civarıyken bu rakam Çekçe'de 60 TL'ye, Çince'de 75, Urduca'da ise 90 TL'ye kadar çıkıyor. Bir sayfayı çevirmenin de en fazla yarım saat süreceğini belirtelim. Yani buna göre, günde yaklaşık dört saat çalışarak ayda 3 bin ile 6 bin TL arası kazanmanız hiç zor değil.

YEMEK STİLİSTLİĞİ
Bir restorana gittiğinizde, mönüde fotoğraflarını gördüğünüz o nefis yemekleri kim dizayn ediyor sanıyorsunuz? Bunu aşçının yaptığını sanıyorsanız, yanılıyorsunuz. Çünkü birçok şık restoran, otel ya da kafe artık yemek stilistleriyle çalışıyor ve özellikle mönüleri, ilanları için gereken çekimlerde, yemeklerin dizaynını (yani tabaklara yerleştirilme işini) onlara yaptırıyor ve yiyecekler artık tabaklara gelişigüzel konmuyor. Yemek stilistleri ayrıca reklam ve dergi çekimleri için de çalışabiliyorlar. Bazı yemek stilistleri aşçılarla işbirliği içinde hareket ederken bazıları yemekleri de kendileri yapabiliyor. (Ama bunun pek de gerekli olmadığını belirtelim çünkü burada önemli olan yemeklerin fotoğraflarda güzel görünmesi.) Peki, nasıl yemek stilisti olunuyor? Bunun şimdilik bir okulu ya da kursu yok. Ama yemek, kurabiye ve çikolata kurslarına giderek bu konudaki bilgi ve görgünüzü artırabilirsiniz. Tabii bir de bol bol yemek dergisi bakarak. Ücretlere gelince, tecrübeli bir yemek stilistin kaşesinin (iş başı ücreti) yaklaşık 1.500-2.000 TL civarlarında olduğunu belirtelim.

ORGANİZASYON
Düğünler, nişanlar, kına geceleri, bekarlığa veda partileri ve baby shower'lar… Günümüzde hemen hemen her kutlama özel bir organizasyonla yapılıyor ve organizasyon şirketleri harıl harıl çalışıyorlar. Organizasyon işinin önemli bir özelliği de evden yapılabilecek olması. Siz de, bu konuda araştırma yaptıktan ve gerekli doneleri topladıktan sonra (malzemeleri nereden temin edebileceğiniz, organizasyon gününde kimleri çalıştırabileceğiniz vs.) kendi şirketinizi kurup, işe başlayabilirsiniz. Önerimiz ilk işinizi hiç ücret almadan, bir arkadaşınız için yapmanız ve başlangıçta işe 10-15 kişilik küçük gruplarla (örneğin bir bekarlığa veda) başlamanız. Sonra bu okazyonların fotoğraflarını çekin ve en güzellerini referans olarak kullanın. Ayda sadece iki organizasyon bile alsanız, iki ya da üç bin TL kazanmanız olası.

E-TİCARET SİTESİ
Online ticaret hacmi her geçen gün artıyor ama yine de uzmanlar, bu alanda henüz kapasitenin çok azının kullanıldığını ifade ediyor. Özellikle çalışan kadınlar, artık giysiden ev eşyasına, gıdadan bebek ihtiyaçlarına her şeyi, sağladığı inanılmaz hız nedeniyle, internetten satın almak istiyor. Artık mücevherler bile online alınabiliyor. Neden siz de bunu avantaja dönüştürmüyorsunuz? Eğer bunun ciddi sermaye gerektirdiğini sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Uzmanlar, sadece beş bin TL'lik sermayeyle bile bir e-ticaret sitesinin kurulmasının mümkün olabileceğini söylüyorlar. Önemli olan ne satacağınıza karar vermek ve tedarikçilerle anlaşmak. İşe küçük çaplı şekilde başlayabilir ve zamanla büyütebilir, tabii tüm bunları evinizden yapabilirsiniz. Tıpkı, eşiyle birlikte kurdukları sitede, Türkiye'nin dört bir yanından temin ettikleri yöresel yiyecekleri online olarak satmaya başlayan, 37 yaşındaki eczacı Ebru Kurak gibi…

TASARIMCILIK
Fabrikasyon üretimin her yeri sardığı hız çağında, el işleri ve özel tasarımlar her zamankinden daha kıymetli. Zevkinize, yeteneğinize güveniyorsanız, "fast-fashion" ürünlerine meydan okuyan takı, giysi ya da çantalar üretebilir ve bunları e-ticaret sitelerinde satışa sunabilirsiniz. Çok fazla tasarımcının olduğunu düşünüp, umutsuzluğa kapılmayın, iyi olanlar her zaman fark ediliyor ve kısa sürede kendi pazarını oluşturabiliyor. Bu tip işlere yeteneğiniz olduğunu düşüyorsanız ihmal etmeyin ve mutlaka değerlendirin. Gerekiyorsa bir kursa gidin ve pekiştirin. Unutmayın ki, birçok tasarımcı da bu işe böyle başladı. Bebek tütüleri ve üzeri işlenmiş tişörtler tasarlayan 41 yaşındaki, eski müşteri temsilcisi Hande Bozoğlu da, yaptığı birkaç tütüyü önce arkadaşlarının kızlarına hediye etmiş fakat çok beğenildiklerini görünce işini büyütmeye karar vermiş. Şimdi, 25 ev kadınına da iş imkânı sağlayan Hande, siparişleri yetiştirmekte zorlandığını ifade ediyor.

HALKLA İLİŞKİLER
Medya sektöründe deneyiminiz varsa, evden yapabileceğiniz en güzel işlerden biri de halkla ilişkiler ve basın danışmanlığı. Medyada haber ve bültenlerinin çıkmasını isteyen doktorlar, psikologlar, ressamlar, diyetisyenler çalışabileceğiniz en ideal grubu oluşturuyor. Daha önce büyük bir sağlık grubunda kurumsal iletişim müdürü olarak görev yapan 47 yaşındaki Figen Malik, şimdilerde serbest şekilde basın danışmanlığı yapıyor ve halinden oldukça memnun. "İşimden ayrıldıktan sonra, çalıştığım gruptaki bazı doktorlar benimle işbirliğine devam etmek istediler. Şimdi onlar için bültenler yazıyor ve bunları medya kuruluşlarına, gazetelere, dergilere gönderiyorum. Her birinden aylık ücret ayrıca çıkan haber başına prim alıyorum. Günde yaklaşık iki saat çalışıyorum ama kazancım eskisine neredeyse eşit. Bu arada yılın yedi ayı Bodrum'da yaşadığımı da belirteyim."

WEB TASARIMCISI
Sektörün 2018 yılında tam yüzde 96 daha büyüyeceği dikkate alındığında, web tasarımcılarına olan ihtiyacın da çığ gibi artacağı net şekilde görülebiliyor. Web tasarımcısı olmak için öncelikle kursa gitmek gerekiyor. Günümüzde tüm şirketlerin birer internet sitesinin olması gerekiyor, bunun için de web tasarımcılarına ihtiyaç duyuyorlar. Ayrıca, artık sosyal medya yönetimi de yine şirketlerin çok önem verdiği bir konu ve bunun için şirket içinde birilerini göreve almak yerine bu ihtiyacı dışarıdan karşılayabiliyorlar. Daha önce çalıştığınız alan da web tasarımı öğrendikten sonra işinize çok yarayabiliyor. Örneğin daha önce kimya alanında çalıştıysanız, web tasarımı yaparken de müşterilerinizin kimya sektöründe olması size çok büyük avantaj sağlayabiliyor çünkü birbirinizin dilinden anlayabiliyorsunuz. Web tasarımcılarının gelirleri de oldukça iyi ve ayda ortalama 10 bin TL kazanabiliyorlar.

TERAPİSTLİK
Araştırmaların ortaya koyduğu bir şey var ki, o da günümüz insanın kendisine her zamankinden fazla önem verdiği ve zaman ayırmak istediği. Stresli şartlarda çalışan birçok insan, rahatlamanın yolunu spa merkezlerinde, yoga kurslarında arıyor. Siz de bunu kendiniz için bir avantaja çevirebilir ve önce bir kursa gidip eğitim alabilir, sonra da terapist (rehabilitasyon, terapi, refleksoloji uzmanı vs.), yoga ya da pilates eğitmeni olabilirsiniz. 27 yaşındaki Ayşe, yaptığı iş değişikliğini şöyle anlatıyor: "Düzenli çalışmadan para kazanmanın mümkün olmayacağına öylesine inanmıştım ki, bugün yaşadıklarımı hayal bile edemezdim. Şimdi haftada üç gün bir yoga kursunda ders veriyor, sonra da birkaç özel öğrencime derse gidiyorum. Geri kalan tüm zamansa benim!"

DERS VERMEK
İngilizce, Fransızca, piyano, tenis ya da matematik… Ders vermenin sadece öğrencilik yıllarında ek gelir için yapılabilecek bir iş olduğunu düşünüyorsanız, yanılıyor ve elinizdeki hazineyi boşa harcıyor olabilirsiniz. Ders ücretleri 95 ile 140 TL arasında değişiyor ve bunda sadece üç saat çalışarak günde yaklaşık 450 ayda da, 9 bin TL kazanç anlamına geliyor! Tabii saatleri azaltmak ya da çoğaltmak yani bir anlamda iş-hayat dengesini kurmak mümkün… Eğer böyle bir kapasiteniz varsa, mutlaka değerlendirmelisiniz.

Evde Çalışmak için Disiplin Gerekiyor

Evde çalışma fikri, yıllar boyunca sabahın erken saatinde kalkıp, kapıdan fırlayanlara iyi bir fikir gibi gelebilir. Ama evden çalışmanın zorlukları var.

Evde çalışırken çok planlı olmak gerekiyor. Ajandanız hep yanınızda olsun, bir sonraki günün planını yapın ve o plana sadık kalın. Sonra bir şeyleri unutabilir, atlayabilirsiniz.

Salonda ya da mutfakta çalışmayın ve mutlaka kendinize küçük de olsa özel bir çalışma alanı yaratın. Burası sessiz ve televizyon sesinden uzak olsun.

Çocuklar evde çalışmanın en büyük düşmanı! Çocuklu kadınlar için en ideali onların uyuduğu saatler. Bu nedenle onları mümkün olduğunca erken uyutun ve siz bu arada işlerinizi halledin. Sonra bütün gün size kalacak.

Gün içinde birilerine telefon ettiğinizde, mümkünse çocukların yanından uzaklaşmaya çalışın. Unutmayın ki, onların seslerinin telefonun öbür tarafından duyulması, sizin için pek de profesyonel bir imaj yaratmayacaktır.

BİZE ULAŞIN