YAZIYI GÖNDER
Adınız, Soyadınız
E-posta Adresiniz
Alıcı E-posta
Mesajınız
www.cosmopolitanturkiye.com

Yeni derdimiz:

Size çok yabancı görünen bu kelime, aslında sandığınızdan çok ama çok daha tanıdık. "şarj bağımlılığı" anlamına gelen Plagomani için çağımızın hastalığı desek abartmış olmalıyız. Şarjı yüzde 10'lara düşünce tedirginlik yaşamayan var mıdır? Şimdi hem bir hikaye okuyalım, hem de detaylarına bakalım.

DAMLA DURAK

en basit anlatımla kişilerin odalarındaki prize göre yataklarını ayarlamaları, uzun yolculuklar sırasında cihazlarını şarj edecek yer aramaları, kafe veya restoranlarda prize yakın yerlerde oturmak istemeleri ve yanlarında taşınabilir şarj aletleriyle dolaşmalarının sonunda ortaya çıkan stres yoğunluğu anlamına geliyor. Zaman zaman bu stresi hangimiz yaşamıyoruz ki! Hele ki sosyal medyayla bu kadar haşır neşirken telefondan uzak kalmak ne mümkün! Durumun ciddiyetine dikkat çeken Nöroloji Uzmanı Mehmet Yavuz bakın konuyla alakalı neler diyor: "İnsanlar kalkar kalmaz şarjlarına bakıp, şarjlarının durumuna göre güne mutlu ya da mutsuz başlayabiliyorlar. Şarj bağımlılığı olan kişilerde depresyona girme olasılığı diğer kişilere göre daha fazla. Aklı sürekli telefonunun şarjında olan ve o telefonu kullanmak için can atanlar yalnızlığa sürüklenebiliyorlar. Ayrıca şarja bağımlı kalmak kişide takıntılara yol açıyor ve bu durum ilerleyen süreçlerde obsesif kompulsif bozukluğa neden olabiliyor. Şarj bağımlılığının bir başka olumsuz etkisi ise kişilerin kendilerini hayatın normal akışına verememesi. Yani okul, iş ya da sosyal hayatlarında akıllarında hep telefonlarının veya tabletlerinin şarj durumu olduğu için kendilerini o anda ilgilendikleri işe odaklayamıyorlar. Bu durum da beraberinde mutsuzluğu ve başarısızlığı getiriyor." Uzmanımıza kulak verince biraz paniğe kapıldığımızı ve kendimizi sorgulamaya başladığımızı itiraf etmeliyiz! Şimdi sizleri şarj bağımlılığı yüzünden özel hayatında ciddi sorunlar yaşamış ve erkek arkadaşıyla ayrılmak zorunda kalmış okuyucumuz 29 yaşındaki Dilara'nın anlattıklarıyla baş başa bırakıyoruz.

AŞKI DA ÖLDÜRÜYOR
"Büyük bir şirketin insan kaynakları departmanında çalışıyorum. Teknolojiyle özellikle de internet ve sosyal medyayla çok alakalıyım. Buraya kadar söylediklerimde bir anormallik olmadığını biliyorum; bu devirde sosyal medya hesabı olmayan, paylaşım yapmayan insan kaldı mı? Ancak bu merak beni öyle bir noktaya getirdi ki aslında aşırıya kaçıldığında ne kadar tehlikeli olduğunu anladım. Sosyal medyayla olan yakın ilişkimden dolayı telefonum neredeyse elimden düşmüyordu. Şarjımın bitmesi demek benim için dünyanın durmasıyla eş anlamlıydı! Yanımda sürekli şarj aleti taşıyor, Powerbank olmadan sokağa adım atmıyordum. Kafelerde herkes oturacağı yeri manzarasına göre seçerken ben prize en yakın masa konusunda ısrarcı oluyordum. Bunun aslında nasıl hastalık derecesine varabilecek bir konu olduğunu erkek arkadaşım Barış'la birlikte yaşamaya başladığımızda anladım. Zaten benim bu şarj takıntıma sık sık laf eder dururdu. Aynı evin içinde yaşamaya başlayınca büyük kavgalara başladık. O kadar gözü karaydım ki oturduğum yere yakın prize şarjımı takmak için çalışıyor olmasına bakmaksızın onun bilgisayarının fişini çıkarıp kendi şarj aletimi takıyordum. En fenası ben durumumda hiçbir anormallik görmüyordum."

"YER KAVGASI SON NOKTAYDI"
"Barış'la sorunlarımız yetmiyormuş gibi, evle alakalı sıkıntılar yaşıyor ve yeni bir yere taşınmamız gerekiyordu. Evimizi bulup taşınma sürecini atlattığımız gecede ilişkimizin en büyük kavgası patlak verdi. Üç senelik birlikteliğimiz boyunca ben yatağın hep sağ tarafında uyudum, o ise sol. Ancak yeni evimizde priz sol taraftaydı; yani onun tarafında. Tabii ki o gece artık sol tarafta uyumak istediğim konusunda çok ciddi baskı yaptım ve Barış'ın kalan son tahammülünü de böylece harcamış oldum. O gece evi terk etti ve ben de biraz olsun oturup düşünmeyi denedim. İnternette yaptığım araştırmada bunun aslında davranış bozukluğu olduğunu öğrendim. Şimdi bir uzmandan yardım alıyor ve kaybettiğim sevgilimi geri kazanmaya çalışıyorum."

PLAGOMANİ SORUNUNUZ OLDUĞUNU NASIL ANLARSINIZ?
Okuyucumuzun anlattıklarından sonra bu bağımlılığın ilişkileri nasıl etkileyebileceğini çok net görmüş olduk. Uzmanımız Mehmet Yavuz'a bu tip kişilerin tipik özelliklerini sorduk: "Şarj aletlerine ve cihazlarının şarj durumlarına göre yaşayanlarda melatonin salgılanması azalabilir. Melatonin, bedeninizin gevşeme ve rahatlaması için beyniniz tarafından bedeninize salgılanan bir hormondur. Sürekli olarak aklı telefonunda olanlar otomatik olarak bu hormonun salgılanması, vücut kendini uyku ve dinlenme pozisyonuna sokamadığı için gecikecektir. Uyumadan hemen önce telefonla veya telefonun şarj aletiyle ilgilenen kişilerin beyni sürekli uyarılır. Kişinin, beyni ve bedeni telefona o kadar çok konsantre olur ki vücut rahatlayamaz ve uyku pozisyonuna geçemez. Kişi, uykusuna ayıracağı zamanı telefonuyla ilgilenmeye ayırdığı için uykusunu alamaz. Nikotin ve kafein bağımlılık seviyeleri yüksek düzeyde olan kişilerle şarj bağımlılığı yüksek olanların beyin özellikleri birbirine benzer. Kişiler, beyinlerinin zevk merkezlerinde, diğer bağımlılık çeşitlerinde olduğu gibi aynı uyarıma sahip olurlar. Zihin ve bedenleri, tıpkı uyuşturucu bağımlısının krize girmesi gibi telefonu şarj edip kullanmak için fiziksel anlamda can çekişir."

BU ÖZELLİKLER VARSA ŞARJ BAĞIMLISISINIZ!

Seyahat yapacağınız otobüste veya oturacağınız kafede ilk baktığınız priz ise.

Yanınızda sürekli yedek batarya ya da taşınabilir şarj aleti taşıyorsanız.

Şarj etmek için arkadaşınızla yarışıyorsanız.

Şarj seviyesine göre moraliniz değişiyorsa.

Gün içinde sürekli olarak telefonunuzun şarj durumunu kontrol ediyorsanız.

NASIL KURTULABİLİRİZ?
"Öncelikle kişinin telefona ve şarj aletine bağımlı olduğunu kabul etmesi gerekir. Böylelikle uygulanacak yöntemlerde daha başarılı olunur ve tedavi süreci minimuma iner diyen Dr. Mehmet Yavuz, şarj bağımlılığından kurtulmak isteyenler için çözüm önerileri sunuyor: "İlk olarak sürekli şarjınızı kontrol etmemeye gayret edin. Yanınızda taşınabilir şarj veya şarj aleti taşımayın. Başta zor gelebilir fakat ilerleyen günlerde rahat ettiğinizi hissedeceksiniz. Yemek yerken, yatakta uyumaya çalışırken telefonla veya tabletle ilgilenmek şarjınızı azaltacağı için aklınız sürekli telefonunuzda olacaktır. Okuma alışkanlıklarınızı akıllı cihazlarınızdan gidermeyin. Böylelikle hem şarjınız azalmayacak hem de okumanın ve sayfa karıştırmanın keyfine varacaksınız. Aklınıza telefonunuz geldiği zamanlar kendinizi frenlemeye çalışın. Bildirimleri ve mobil veriyi kapatın. Bu sayede hem telefonunuzun şarj süresi uzayacak hem de aklınız telefona gitmemiş olacaktır. İş yerinde, toplantıda veya arkadaşlarınızla bir kafede otururken akıllı cihazınızı saklayın. Kendinizi içinde bulunduğunuz ortama bırakın ve yaptığınız işe veya etkinliğe kendinizi verin."

YORUM YAP

kalan karakter 2000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan COSMOPOLİTAN veya cosmopolitanturkiye.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

BİZE ULAŞIN