YAZIYI GÖNDER
Adınız, Soyadınız
E-posta Adresiniz
Alıcı E-posta
Mesajınız
www.cosmopolitanturkiye.com

Sosyal medyanın hiç mi iyi yanı yok?

Siz de hem onunla, hem onsuz olamayıp, sosyal medya hesaplarında biraz fazla vakit geçirince suçluluk hissedenlerden misiniz? Eğer öyleyse, artık rahat bir nefes alabilirsiniz. Çünkü insanoğlunun neredeyse tarih kadar eski pek çok dürtüsünü tatmin eden sosyal medya sandığınız kadar kötü değil. Hatta belki iyi ve olumlu yanları sandığınızdan da daha fazla.

ELİF NAZLI DURAN

FOTOĞRAFLAR: ISTOCK.COM/JUNCE, PORTISHEAD1 / ISTOCK.COM

Sizce de biraz ikiyüzlü davranmıyor muyuz? Hem birçoğumuz, elimizden telefonları düşürmüyor, dakika başı hesaplarımızı kontrol ediyor hem de sosyal medyanın zararlarından bahsedip duruyoruz. Hemen hepimiz "like" almaya bayılıyor, sonra da "işim gereği buradayım, yoksa inanın tüm hesaplarımı kapayacağım" diyoruz. Oysa teknoloji yeni olsa da, insanoğlunun beğenilme, olabilecek en iyi halini diğerlerine gösterme, kendi fikirlerini duyurma ve etrafında olan bitenleri merak etme dürtüleri tarih kadar eski. Ve gerçek şu ki, başta Instagram ve Facebook olmak üzere, pek çok farklı soysal medya platformu bu dürtülerin hepsini fazlasıyla tatmin ediyor. Öyleyse, rahat birer nefes alalım, şu suçluluk duygusunu bir kenara bırakalım ve biraz da sosyal medyanın iyi yönlerine bakalım. Ne dersiniz?

SOSYAL ÇEVRENİZİ CANLI TUTUYOR
Bir düşünün sosyal medya hesaplarınız yokken doğum gününüzü kaç kişi kutluyor, size nice mutlu, sağlıklı yıllar dileyen kaç mesaj alıyordunuz? Aradaki farkın çok büyük olduğuna eminiz. Şimdi bazılarınız, bu mesajların sanal ortamda olduğu için çok ciddiye alınmayacağını hatırlatmak isteyebilir. Oysa, çok sevdiğiniz ama ayrı şehir ya da ülkelerde yaşadığınız için fazla görüşme şansı bulamadığınız o arkadaşınızdan gelen sıcacık bir mesaj istediği kadar sanal ortamda olsun pekala içinizi ısıtabilir. Ayrıca uzakta olan arkadaşlarımızın neler yaptığına dair bilgi edinmemizin en güzel yolu da sosyal medya; evlilik tekliflerini, düğünleri, doğan bebeklerin ilk fotoğraflarını takip etmenin nesi kötü olabilir ki? Kısaca sosyal medyanın en önemli ve başlıca işlevlerinden biri, çok yakın arkadaşlarınız ve çekirdek aileniz dışında da diğer tanıdıklarınızı takip etmenize ve gerektiğinde onlarla iletişim kurmanıza olanak tanıması.

İNSANLARI DAHA İYİ TANIMANIZI SAĞLIYOR
Eski bir söz vardır; "Birisini iyi tanımanın en iyi yolu onunla tatile çıkmaktır" diye... Sanıyoruz, artık bu söz geçerliliğini yitiriyor. Galiba, şimdilerde insanları tanımanın en iyi yolu onların sosyal medya hesaplarını incelemek. Gerçekten de, herkes hobilerinden siyasal görüşlerine, karakter özelliklerinden farklı alışkanlıklarına hemen her şeyini sosyal medyada sergiliyor ve bu hesaplar sayesinde gerçek kimliklerini gözler önüne seriyor. Hatta sadece takip ettiği hesaplara bakmak bile o kişi hakkında fikir sahibi olmanızı sağlayabiliyor. Bu sayede de onları tanımak çok daha kolay hale geliyor. Peki, bu kötü bir şey olabilir mi? Gizlemek istedikleri alışkanlıkları olanlar için elbette! Ancak hesabınız, yardım eli uzattığınız sokak köpeklerinin fotoğrafları, spor yaparken çektiğiniz videolar ve okuduğunuz kitaplara ait notlarla doluysa bunun nesi negatif sonuçlar doğurabilir ki? Öte yandan, hayatınızda yeri olmayacak kişileri bu sayede daha kısa sürede tanımak ve adımlarınızı ona göre atmak size çok şey kazandırabilir.

KENDİNİZİ GELİŞTİRMENİZE OLANAK TANIYOR
"İnsanlar artık sosyal medyaya fotoğraflarını koymak için geziyor ya da kitap satın alıyorlar." Bu ya da benzer cümleleri büyük ihtimalle siz de duymuşsunuzdur. Peki, hiç bu fikre bir de şu açıdan baktınız mı? "Gezmenin ya da kitap almanın hiçbir olumsuz yanı olamaz! Her ne nedenle olursa olsun..." Pek çok uzman da bu düşünceyle hem fikir ve sosyal medyanın insanların kendilerini ortaya koydukları bir vitrin olduğunu ve bu vitrinde de en iyi, en donanımlı halleriyle yer almak istediklerini anlatıyorlar. Bu eğilim de ister istemez kendinizi geliştirmenize olanak tanıyor. Özetlemek gerekirse; tıpkı bir davete gittiğimizde ya da evimize misafirler geldiğinde olduğu gibi sosyal medyada "en iyi" hallerimizle var olmayı arzu ediyor, bunun için gerekenleri, elimizden geldiğince yapmaktan çekinmiyoruz. Tabii ileride daha ayrıntılı bir şekilde anlattığımız gibi, bu en iyiler tamamen gerçekdışı olmadığı sürece.

İLGİ ALANLARINIZI EN İYİ ŞEKİLDE TAKİP EDEBİLİYORSUNUZ
Balık tutmak, seramik yapmak ya da dağ bisikletiyle uzun yollar almak... Hobiniz, ilgi alanınız ya da yaptığınız spor dalı her ne olursa olsun sosyal medya size bunun için ucu bucağı olmayan bir dünya sunuyor. Sizinle aynı hobileri paylaşan gruplara dahil olabilir, çok uzaklardaki uzman kişilerle, gurularla fikir alışverişinde bulunabilir kısaca ilgi duyduğunuz alanda bir üst basamağa çıkmak için her türlü imkanı sosyal medyanın nimetleri sayesinde elde edebilirsiniz. Üstelik bunları bizzat yapmanıza bile gerek yok; sadece bir takipçi bile olsanız (örneğin gerçek bir sanat sever) keşfedecek o kadar çok şey var ki! Neredeyse dünyadaki tüm müzelerin ve galerilerin sosyal medya hesapları sizi bekliyor. Düşünsenize, internet ve sosyal medya olmadan önce böyle bir imkana sahip olmak için özel jeti olan bir milyarder olup, bir gün Paris'e ertesi gün de Sydney'e uçmanız gerekebilirdi!

SİZE İLHAM VEREN KİŞİLERİ İZLEYEBİLİYORSUNUZ
Şimdiki gençler hatırlamaz ancak bir zamanlar sevdiğiniz sanatçının birkaç fotoğrafına ya da tek posterine ulaşabilmek için bir yıl beklemeniz gerekebilirdi. Ama şimdi sosyal medya sağ olsun, onları da an be an takip edebiliyor, haklarındaki en son haberleri bizzat kendilerinden öğrenebiliyoruz. Favori yazarınızın hesabını takip etmek ve dünyaya onun gözüyle bakmaksa, edebiyatseverler için tarifi mümkün olmayan bir zevk. Yine aynı şekilde resme ve heykele meraklı olanlar, hayran oldukları ressam ve heykeltıraşların atölyelerine canlı yayında konuk olup, bir zamanlar sahip olunması güç bir ayrıcalık yaşayabiliyorlar. Yani, sosyal medya sayesinde siz istedikten sonra gününüzün bir bölümünü size ilham verecek, özel kişilerle doldurmak hiç de güç değil.

HEP BİRLİKTE SOSYAL BASKI OLUŞTURABİLİYORSUNUZ
Yardım kampanyası düzenlemek, imza toplamak ve toplum yararına diğer girişimleri gerçekleştirmek sosyal medya sayesinde eskiye kıyasla çok daha hızlı bir şekilde yapılabiliyor. Kitlelerin bir araya gelerek belli bir konuda sosyal baskı oluşturması da, yine sosyal medyanın sunduğu avantajlar sayesinde, çok daha etkin bir şekilde mümkün olabiliyor. Herkesin -teoride de olsafikirlerini tüm dünyaya duyurabilecekleri birer platforma sahip olduğu sosyal medya, gerçekten de bazen bazı şeylerin değişmesini sağlayabiliyor.

SATIYORSUNUZ, ALIYORSUNUZ, BULUYORSUNUZ...
Sosyal medya hesaplarının bir özelliği de küçük birer ilan servisi gibi çalışmaları. Satılması gereken eski eşyalar, bulunması gereken kayıp köpekler, sahiplendirilmek istenen yavru kediler ve şu anda sıralayamayacağımız kadar pek çok farklı şey... Sadece bir fotoğraf, birkaç cümle ve birkaç etiketle binlerce kişiye ulaşabiliyor, yukarıda saydığımız işleri kısa bir sürede halledebiliyorsunuz. Ayrıca sosyal medya sayesinde pek çok kişinin iş bulduğunu ya da istediği iş arkadaşına, elemana kavuştuğunu da biliyoruz.

HER AN KEŞFEDİLEBİLİRSİNİZ
Bir düşünün sosyal medya ve türevleri var olmadan önce, söylediğiniz şarkıyı kaç kişiye dinletebilirdiniz? Ya da o bestenin Sezen Aksu'nun dinleme ihtimali milyonda kaçtı? Şimdi sosyal medya sayesinde, eğer gerçekten sizde yetenek varsa, bir anda yüzbinlerce kişiye ulaşabilir, keşfedilebilirsiniz. Aynı şey yazdığınız yazılar, yaptığınız resimler, çektiğiniz fotoğraflar için de geçerli. Yani sosyal medya hesaplarımız aynı zamanda özel yeteneklerimizi sergilemek ve onları milyonlara ulaştırmak için de oldukça etkin birer platform.

DÜNYANIZI GENİŞLETİYOR, UFKUNUZU AÇIYOR
Astral seyahat yapmayı ve aynı anda, ışık hızıyla birkaç yerde birden olmayı siz de ister miydiniz? Evet, bunu gerçekten yapanlar var mı, yok mu bilinmez ama sosyal medyanın "canlı yayın" özelliği sayesinde, şimdilerde dileyen herkesin böyle bir olanağa sahip olduğu bir gerçek. Nerede olmak istiyorsunuz? Mikonos'ta plajda mı, Roma'da antik bir meydanda mı, Paris Moda Haftası'nda yoksa New York Modern Sanatlar Müzesi'nde mi? Yapmanız gereken sadece yer etiketinden dilediğiniz yeri aramak ve sonra o anda, orada çekilen canlı videoları seyretmek. Ayrıca sosyal medya sayesinde, başka kültürlere, mutfaklara, yerel sanatlara da hiç olmadığı kadar yakın olabilirsiniz.

VE EĞLENDİRİYOR!
Haydi itiraf edelim, kitap okumak ya da spor yapmak kadar faydalı olmayabilir ama sosyal medyada vakit geçirmek eğlenmek, kafa dağıtmak ve rahatlamak için yaptığımız şeyler arasında en sevdiğimiz. Elbette, günün yüzde 50'sini telefona yapışık şekilde geçirmekten bahsetmiyoruz. Fakat, günde bir-iki saat özgürce, istediğimiz hesaplar arasında dolaşmanın bize fazla bir zararı olmayacağını da tahmin edebiliyoruz.

MAKYAJ - FOTOŞOP
Son zamanların favori eğilimi, hesaplarındaki fotoğraflara çeşitli uygulamalarla fotoşop benzeri işlemler yapanları yakalayıp, afişe etmek. Biz de sizleri bu duruma öfkelenip, tepki vermeden önce meseleye faklı bir açıdan bakmaya davet ediyoruz. Öncelikle herkesin özellikle de kadınların beğenilme isteğinin tarih öncesi çağlara dayandığını bir kez daha belirtelim. Zaten makyaj da (İtalyanca "trucco" kelimesi hem makyaj hem de hile anlamına geliyor) tamamen bunun için ortaya çıkmış. Şimdi yapılansa, biraz farklı belki de biraz daha teknolojik bir makyaj işlemi. Hem unutmayın; yıllardır dergilerde, gazetelerde gördüğünüz manken, model ve oyunculara da önce usta ellerde makyaj sonra yine usta ellerde fotoşop yapılıyor. Sözün özü, artık sıradan insanların da vücutlarını biraz daha ince, ciltlerini biraz daha pürüzsüz göstermek istemesine anlayış göstermek büyük bir sorun olmamalı, değil mi?

İŞTE O ZAMAN TEHLİKE ÇANLARI ÇALIYOR DEMEKTİR!
Tüm yazı boyunca sosyal medyanın iyi yanları sıraladık, durduk. Ancak tüm bu pozitif yönlerin her şey "kararında" yapıldığında geçerli olacağını belirtmek de fayda var. Elbette hayatında asla gitmediği tropik ada sahiline kendisini fotoşopla monte edip, "nefis bir tatildi," yazan, internetten bulduğu ev fotoğraflarını kendi eviymiş gibi koyan birisinin ruh sağlığının yerinde olduğunu iddia etmek mümkün değil. Kendisine ait olmayan bir yazıyı kendisi yazmış gibi gösteren birisinin de yaptığı şeyin gerçek hayattaki hırsızlıktan hiçbir farkı yok. Aynı şekilde neredeyse 7/24 elinde telefonla yaşayan ve internet kesildiği anda panikleyen kişilerin bir uzmana başvurması gerektiği de ortada.

BİZE ULAŞIN