“İşimiz insan hayatına dokunmak”

Burcu İsmailoğlu İpek, hepimizin mutfağında, banyosunda, ofisinde; hayatının birçok alanında tükettiği ürünlerin arkasındaki isimlerden biri. İpek, yaptığı işle insan hayatına dokunmaktan büyük keyif aldığını söylüyor.

Giriş Tarihi: 01.09.2018 15:10 Güncelleme Tarihi: 01.09.2018 15:12

SERPİL ÇEKİN

FOTOĞRAF: DENİZ DOĞAN

, Marmara Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri bölümü mezunu. Üniversite yıllarından itibaren kişisel olarak hep pazarlama ve iletişim konularına ilgi duymuş. Bu amaçla da kariyerine öncelikle reklam ajansı tarafında başlayıp işin mutfağını görmek istemiş. 4 yıl kadar hem çok uluslu hem de lokal birçok markanın iletişim stratejilerini oluşturup reklam kampanyalarını hayata geçirmiş. Sonrasında sorumluluğunu biraz daha büyütme hayaliyle sadece iletişim tarafında kalmayıp ürüne de dokunabileceği bir yol çizmiş kendine ve Unilever serüveni bu şekilde başlamış. 8 yıldır Unilever'de kişisel bakımdan dondurmaya, gıdadan ev bakımına kadar birçok markada görev alan İpek, şu sıralar Elidor ve Clear markalarının Türkiye Pazarlama Müdürü olarak çalışıyor.

Uluslararası bir şirkette pazarlama departmanında yönetici olmanın ilginç yanı nedir?
Uluslararası bir şirkette çalışmak demek, büyük ve global etkisi olan markalarda çalışmak demek. Markaların global konumlandırmalarını korurken, onlara lokal içgörülerle dokunmak ve Türk tüketicisi için ilgi çekici hale getirmek işin en ilginç ve keyifli tarafı.

Çalışırken en çok hangi zamanlarda kalp atışlarınız hızlanıyor?
Geliştirdiğimiz bir ürün ya da yaptığımız bir iletişim kampanyasının nihai tüketiciye ulaştıgı an, benim en çok heyecan duyduğum an. Çünkü arkasında çok fazla emek, ilmek ilmek örülmüş bir plan ve hayaller olan bir çalışma, sonunda gerçekleşmiş oluyor. Belki aylarca hayalini kurduğunuz şeyin, birilerinin hayatına dokunması, birilerinin beğenisini kazanması beni hem çok heyecanlandırıyor hem çok gururlandırıyor.

Kriz dönemini yönetmek için en etkili yönteminiz ne?
Sakin olmak diyebilirim. Bazen küçük, bazen büyük çaplı krizler her zaman olacaktır. Bence en kritik nokta, kriz anında bir durup, konuya dışarıdan bir göz ile bakabilmek. O anın heyecanına kapılmadan, mevcut durumu hızlıca anlamak ve o noktadan itibaren alternatif çözüm yollarının ne olabileceğini düşünmek.

Yaptığınız işi sevmek için kaç neden sıralayabilirsiniz?
Bir sürü neden sıralayabilirim ama bence en önemlisi; kişisel amacım olan "insanların hayatına dokunabilme" fırsatını yakayabilmek. Biz Unilever'de tüm çalışanlar olarak bireysel amaçlarımızı belirlemek üzerine çalışmalar yapıyoruz ve sonrasında da işlerimizi de bu doğrultuda belirlemeye çalışıyoruz. Kişisel olarak; insanların ihtiyaçlarını belirleyip, onlara çözümler sunan, onların hayatını kolaylaştıran ya da güzelleştiren ürünler yaratmaktan büyük keyif alıyorum.

Şu anda önünüzde hangi proje var?
Elidor'la kadınlara, hayatlarını istedikleri gibi yaşama ve hayallerini gerçekleştirme ilhamı vermeye devam ediyoruz. Bunun için hem iletişim dünyamızda, hem de ürün tarafında durmaksızın çalışıyor, yeni projeler üretiyoruz. Kısa vadede yeni lanse ettiğimiz Esmer Parlaklık ürünü ve 9 kızın öyküsünü anlattığımız Bu Kızın Öyküsü belgesel serisinin iletişim çalışmaları var.

Markalarınız arasından kendinizi daha yakın hissettiğiniz üç ürün hangisi?

1 Elidor'un Doğanın Enerjisi serisinin şampuanları favorilerimden. Benim tercihim Hindistan cevizi yağı içeren Güçlü Saç Uçları ürünü.

2 Elidor'un kuru şampuanı da yanımdan ayırmadığım farklı bir ürün. Saçları anında tazelemek için kuru şampuanlar birebir.

3 Bir başka favori ürünüm ise Clear Yumuşak& Parlak şampuan. Hem saç derimi besliyor, hem de kiraz çiçeği esansıyla saçlarıma parlaklık veriyor.

BİZE ULAŞIN