İddiasız ve özgün: 'Off Ne Giysem' Billur Saatçi

Bu sıralar onu Boyner reklamlarında da görüyorsunuz. Yazdıklarını ve giydiklerini keyifle takip ettiğimiz Blogger Billur Saatçi, markajımızda. İşte onun dünyası!

Giriş Tarihi: 13.06.2016 15:23 Güncelleme Tarihi: 13.06.2016 15:23

Bu kadar çok like almayı nasıl başarıyorsunuz, 100 binler sizi takip ediyor. Hadi bize bunun sırrını bir de buradan verin.
Bu kadar like'ın sırrını aslında bana değil, beni yıllardır takip eden, yorum bırakan, yapıcı eleştirileri ile bugünlere kadar gelmemi sağlayan, her biri benim için çok değerli destek verenlere sormak lazım. Takipçi demeyi de hiç sevmiyorum, bir süre sonra tanışmasak da küçücük bir ekran üstünden arkadaş oluyoruz. Kendi adıma söyleyebileceğim tek şey; en başından beri kendim oldum aslında. Ne bir role büründüm ne de içime sinmeyen bir işte yer aldım.

Boyner'le yolunuz nasıl kesişti?
Offnegiysem.com'un ilk yıllarından beri Boyner hep hayatımdaydı. Geçmişe dönüp baktığımda, yanlış hatırlamıyorsam ilk ortak projemizi ise 2011 yılında yapmışız. Zaten hayatınızın içinde olan bir markayla, içinize sinen işlere de imza attığınızda bu birliktelik uzun yıllara yayılıyor ve bu sinerji zamanla daha da kuvvetleniyor.

Giyim tarzınızı üç kelimeyle ifade etseniz, bunlar neler olurdu?
Bu 3 kelimeyi bulmakta hep zorlanıyorum. İddasız ama özgün olduğunu düşünüyorum stilimin.

Billur Saatçi, popülaritesini neye borçlu? Blogger olduğunuzda bu kadar ünlü olacağınızı hiç düşünmüş müydünüz?
Bu işe başladığımda kendime ne bir hedef koydum ne de hırsla hareket ettim. Yaptığım işin en iyisini yapmaya çalıştım. Zaman içinde çok şey öğrendim, başıma gelen olumlu olumsuz her şeyden bolca ders edindim. Ama hep kendim oldum. Küçük bir ekrandan hayal edemeyeceğim kadar kişiye ulaşmak heyecan verici olduğu kadar büyük bir sorumluluğu da beraberinde getiriyor. Ama bunu yönetmenin en kolay yolu da yine kendiniz olmak aslında.

Peki iyi bir blogger olmanı yolu nereden geçiyor?
Her işte olduğu gibi önce kendi yaptığın işe saygı duymak, inanmak ve hep daha iyisi için çalışmak.

Son Küba maceranızı da heyecanla izledik! Seyahat etmek de Off Ne Giysem Billur Saatçi'nin modadan sonraki en büyük tutkusu olsa gerek. Rotalarınızı neye göre belirliyorsunuz?
Genellikle iş için çok seyahat ediyorum. Gittiğim lokasyona göre şehri daha iyi tanımak için seyahatimi ya birkaç gün daha uzatıyorum ya da rotayı yakın başka bir güzergaha çevriyorum. Keşfetmek benim en büyük tutkum. Yeni yerler görmek, beni bu hayatta besleyen şeylerin başında geliyor. Görmek için can attığım o kadar fazla yer var ki; Marakeş, Hindistan, Latin Amerika, Uzakdoğu bunların başında geliyor.

Boyner markaları arasından Boyner Fresh'i neden tercih ettiniz?
Ayşe Boyner'in özel olarak seçtiği ve bir araya getirdiği Boyner Fresh hem hayat, hem de giyim tarzıma çok uygun bir ürün seçkisine sahip. Eğlenceli, dinamik, rahat ama detaylarıyla cool ve farklı. Özellikle benim gibi özgün aksesuarlar arayanlar için de birebir.

Bu kadar 'like' alan fotoğrafları, hangi fotoğraf makinesini borçlusunuz, onu da öğrenelim.
Ben genellikle telefonumla çekim yapıyorum. Hem fotoğrafları hem videoları. Profesyonel makina olarak ise Sony ve Olympus kullanıyoruz.

Artık herkes blogger! Sizce bu 'furya' yıllarca devam edecek mi yoksa bu da mı bir 'moda'?
Yedi yıl önce bu işe ilk başlağımda sayıca bu kadar fazla blogger yoktu. Bu işi profesyonel anlamda yapmaya başladığımdan beri, blogger'lığın da bir meslek olarak kabul edilmesi için birçok blogger arkadaşımla beraber çok emek harcadığımızı söyleyebilirim. Benim için en başından beri çok ciddiye alarak yaptığım bir iş aslında blogger'lık. Her gün daha da geliştirmeye çalıştığım ve üreterek inanarak zevkle yaptığım. Dışarıdan çok kolay gözüken ama aslında zamanla, emekle büyüyen bir iş. Kafe açmak, tasarımcı olmak gibi blogger olmak da bir furyaya dönüşüyor evet. Dışarıdan zevkli, popüler ve masabaşında olmaktansa yapması daha 'kolay' gözüken hayaller ve meslekler oluyor. Kendi işini kurmak, kendi kendinin patronu olmak size serbestliği kazandırdığı kadar, 7/24 her şeyiyle ilgilenmeniz gereken bir disiplin de gerektiriyor aslında. Sonunda da bunu moda olsun diye yapanlar değil, işini ciddi alarak yapanlar kalıcı oluyor.

En çok sevdiğiniz tasarımcıları sorsak?
Türk tasarımcılara bayılıyorum. Özellikle Gamze Saraçoğlu, Mehtap Elaidi, Gül Ağış, Zeynep Tosun, Aslı Filinta, Hande Çokrak, Bora Aksu en sıkı takip ettiğim tasarımcılar.

Çiçekler, kahveler, rengarenk sofralar da Billur'un Instagram'ın da sıkça yer buluyor. Bunları her gün disiplinli bir şekilde yapmak, bazen sizi yormuyor mu? Hep devam mı?
Tüm bunlar gün içinde yaşadıklarımın bir parçası. Günde en az 3 fincan kahve içince, bir tanesi mutlaka @gununkahvesi instagram hesabıma düşüyor. Komşum bir çiçekçi olunca, her gün dışarı çıktığım an karşıma çıkan kareyi paylaşmak da günlük bir rutinim gibi oldu gerçekten. Bunları disiplinli ve çok zaman harcayarak yaptığımı söyleyemem. Anı yakalayıp hızlıca paylaşıyorum aslında. Sofra kurmak ise en sevdiğim şey herhalde. Bazen kendime, hafta sonu kahvaltılarında bize, en zevklisi ise kalabalık sofralar kurmak ama bu seyahat yoğunluğunda çok sık yapamıyorum maalesef. Düzenli ve disiplinli olarak yaptıklarım ise; offnegiysem.com'u güncel tutmak ve youtube.com/billursaatci kanalımda haftada 2 gün video paylaşmak. Her işin farklı sorumlulukları ve zorlukları var. Benimki de dışarıdan gözüktüğünden çok daha yorucu. Doğru zaman yönetimi yapmak, birçok farklı kanal için içerik üretmek ve düzenli olarak bunları paylaşmak yorucu olduğu kadar severek yaptığım için eğlenceli de.

BİZE ULAŞIN