YAZIYI GÖNDER
Adınız, Soyadınız
E-posta Adresiniz
Alıcı E-posta
Mesajınız
www.cosmopolitanturkiye.com

Konsantre olamıyorum çünkü...

Beyniniz sanki uyuşmuş gibi... Zihniniz bulanık... Gerçekten de, çoğumuzun sıklıkla yaşadığı bu durum oldukça sinir bozucu olabiliyor. Ama hemen endişelenmeyin ve konsantrasyon sorununa yol açan başlıca nedenleri sıraladığımız yazımızı okuyun.

ELİF NAZLI DURAN

FOTOĞRAF: ERIC RAY DAVIDSON

Bazen bir şeye odaklanma gücünüz minik bir bebeğinkinden hallice oluyorsa, çözümü bir fincan kahvede aramak yetmeyebilir. Çünkü bazı durumlarda bedenimiz sinyaller veriyor ve konsantrasyon eksikliği de bir şeylerin yolunda gitmediğinin belirtisi olabiliyor. Öte yandan şu da bir gerçek ki, zihnimizi tek bir konuya odaklamak sanıldığı kadar basit bir iş değil. Ve gelelim esas soruya, konsantrasyon gücümüzü neler etkiliyor?

1. BESİN HASSASİYETİ
Yapılan araştırmalara göre en çok konsantrasyon problemi yaşayan kişilerin arasında çölyak hastaları (buğday, arpa ve çavdarda bulunan glüten proteinlerine bağışıklık sisteminin reaksiyon göstermesine neden olan bir hastalık) veya belli besinlere karşı (özellikle süt ve süt ürünleri veya soya) hassasiyeti olan kişiler geliyor. Bazı besinler bu kişilerin vücudunda ödem oluşmasına neden oluyor ve bu durum da zihnin bulanmasına yol açıyor. Bazı kan testleri bu besinlerin hangileri olduğunu ortaya çıkarabiliyor. İyi haber şu ki bu besinlerin tüketilmesi durdurulduktan 72 saat gibi kısa bir süre sonra (veya en fazla 6 hafta sonra) konsantrasyonunuz iyileşmeye başlıyor. Çok su tüketmek de bu duruma yardımcı olan etkenler arasında.

2. MÜKEMMELİYETÇİ OLMAK
Mükemmeliyetçilik ve hırs birbiriyle iyi anlaşan kavramlar. Ama mükemmeliyetçilik büyük oranda başarısız olma korkusuyla da bağdaştırılıyor. Diyelim ki bir iş projesi sizi strese sokuyor. Endişeniz büyüdükçe beyniniz olası bir depresyona karşı sizi korumak için bazı fonksiyonlarını kısıtlıyor Endişenin içinize kök salmasına izin vermeyin, onu koparın ve içinizden atın! Bunu başarmak için beş dakikanızı ayırıp, bir kağıda şunları yazın: Bu proje neden bu kadar önemli? Sonuçla ilgili neden bu kadar endişeleniyorum? Korkumun gerçekten bir anlamı var mı? Bu soruları düşünürken biraz dışarı çıkıp yürüyüş yapabilirseniz harika olur. Tekrar işinizin başına döndüğünüzde beyninizi çok daha canlı ve zihninizi çok daha açık hissedeceksiniz.

3. ADET ÖNCESİ SENDROMU
Adet öncesindeki hafta, östrojen ve progesteron seviyelerindeki dalgalanmalar rehavete neden olabiliyor. Regl olduktan sonraki bir kaç gün içinde konsantrasyonunuz tekrar yerine gelecektir. Bu sırada spor salonuna gitmek harika fikir olabilir. Çünkü egzersiz, dopamin gibi konsantrasyona yardımcı sinir ileticilerin ortaya çıkmasına yardımcı olabiliyor.

4. ÇÖZÜLMEMİŞ PROBLEMLER
Sabah ev arkadaşınızla mı tartışmıştınız? Beyniniz anlaşmazlıkları bir tehlike olarak algıladığından tüm gücünü bu anlaşmazlığın kaynağına odaklıyor ve sizi korumak için başka şeylere odaklanmanıza engel olmaya çalışıyor. Böyle durumlarda anlaşmazlığı çözmek için çaba sarf edin. Bir zaman belirleyip konuşarak sıkıntılarınızı dile getirin. Ufukta uzlaşmanın görünmesi vücudunuzun gevşeyip rahatlamasını sağlayacak.

5.DÜŞÜK DEMİR SEVİYESİ
Vücutta demir seviyesinin azalmasıyla beynin bilişsel ve konsantrasyon performansı da düşmeye başlıyor. Üniversite yaşında kadınlar üzerinde yapılan bir araştırma sonucunda dört ay boyunca öğle yemeklerinde demir içeriği zengin besinler alanların hafıza ve dikkatlerinin iyileştiği gözlenmiş. Öğünlerinizde kırmızı et, kabuklu deniz hayvanları, yapraklı yeşillikler ve siyah çikolata gibi demir zengini besinleri tercih etmeye çalışın. Eğer bu besinlerle C vitamini zengini turunçgilleri kombine ederseniz demir emilimini de maksimize etmiş olursunuz.

6. YANLIŞ "YAPILACAKLAR" LİSTESİ
Eğer yapacağınız şeyleri listenize çok genelleyerek yazıyorsanız; örneğin "sunuma hazırlan" gibi, o halde beyninize odaklanması için yeteri kadar bilgi vermiyorsunuz demektir. Daha detaylı notlar alın. "Sunumun girişine istatistikler koy" veya "ayna karşısında vücut diline çalış" gibi. Bu listeyi bir taahhüt gibi düşünün. Eğer listedekileri başaramazsanız bu kendinize olan saygınızı da kötü etkileyebiliyor. Bundan kaçınmak için listedeki maddeleri "acil" ve "acil olmayan" olarak ikiye ayırabilirsiniz. Bu önceliklerinizi belirlemenize yardımcı olacak ve olası fiyaskolardan kaçınmanızı sağlayacak.

7. AÇ KARNINA KAHVE İÇMEK
Kahvaltıyı es geçip büyük boy bir filtre kahveyi mideye indirdiğiniz anda vücudunuza stres ve adrenalin hormonunu artırması için bir sinyal yollamış oluyorsunuz. Böyle anlarda tüm vücudunuz bir anda "hayatta kalma" moduna geçiyor ve dikkatinizi "varla yok" arası bir seviyeye indiriyor. Kahvaltılarınızda protein, yağ ve kaliteli karbonhidrat alımına özen gösterin. Güzel bir menemen yanında geleneksel bir kahvaltı size ihtiyacınız olan her şeyi -yüksek bir konsantrasyon seviyesi dahil- verecektir.

ZİHNİNİZİN FARKINA VARIN

Ayurvedik Yaşam ve Wellbeing Danışmanı Ebru Şinik, dinginliğinizi sağlamak için yapabileceklerinizi anlatıyor.

Öncelikle bu hayattaki varoluşumuzu, kendimizi, zihnimizi yani Bilinçli Mevcudiyetimizi farkına varmak için ve kendimiz, öz benliğimiz ve etrafımızdaki her şeyle ilgili genel biliş halimizi artırmak için bazı farkındalık yükseltici egzersizleri gündelik rutinimize eklemeliyiz. Bu egzersizlerden çok etkili ve anında sonuç veren iki tanesi, insanoğlunun binlerce yıldır uyguladığı ve zamanın testinden geçmiş olan meditasyon ile burundan alınıp verilen ritmik ve kontrollü kadim nefes teknikleridir. Her gün 20 dakika düzenli meditasyon yapan bir kişinin zihni stres faktörü bulunan son derece gergin durumlarda dahi dinginlik ve sakinliğini koruyabilir. Burundan alınıp verilen, otonom sinir sistemini anında dengelemeyi başlatan, burundan alınıp verilen nefes teknikleri de zihinde aynı etkiyi yaratır; sakinleştiren ve dinlendiren etkileri barındırır. Bu egzersizler son derece basit ve uygulaması da kolaydır. O yüzden eğer sorununuz odaklanma ise gündelik yaşamınıza zihninizi dinlendirmek için de bir rutin eklemelisiniz. Unutmayın daha iyi ve mutlu olmak, geleceğe dair hayallerimizle sınırlı değildir.

YORUM YAP

kalan karakter 2000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan COSMOPOLİTAN veya cosmopolitanturkiye.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

BİZE ULAŞIN