Sağlıklı Beslenme Takıntısı

İrem Orhan

Sağlıklı beslenmeyi takıntı haline getirmek ve yeme bozukluğu arasında çok ince bir çizgi olduğunu biliyorsunuz. Diyetisyen ve psikolog işbirliği ile çözüme kavuşturulan takıntılar, görmezden gelindiği takdirde sağlık üzerinde geri dönüşü olmayan hasarlara yol açabiliyor.

Sağlıklı beslenmeyi neden artık daha sık konuşuyoruz dersiniz? Artan obezite yüzünden mi? Olabilir belki ama sebep tam olarak o da değil. Sağlıklı gıdaları ve temiz yeme hareketini sürekli konuşuyoruz çünkü son 50 yıldır artan şekilde hem doğayı kirletiyor hem de sağlıksız gıdalar üretmeye devam ediyoruz. Ve kimimiz bu duruma teslim olmuş şekilde hareket ederken biraz daha bilinçli olanlarımız belki de haklı olarak sağlıklı seçimler yapma konusunda ekstra çaba gösteriyor. Bazıları ise durumu abartıp, hastalık derecesine getiriyor ve bu eğilim uzun vadede nevrotik hale gelebiliyor. Sağlıklı beslenmeyi takıntı haline getiren insanların yeme bozukluğu durumu olan ve Ortoreksiya Nervoza olarak adlandırılan rahatsızlığa dair merak ettiğimiz her şeyi Uzman Diyetisyen Orçun Kürüm'e sorduk.



NEDİR BU ORTOREKSİYA NERVOZA?
Ortoreksiya Nervoza, yeme bozukluğu ile karakterize olmuş sağlıklı beslenme takıntısı olarak tanımlanıyor. Rahatsızlık, sağlıklı yeme takıntısı ve sadece saf gıdalar tüketme çabasıyla başlayıp zamanla derinleşerek günlük hayatı da olumsuz etkileyebilecek bir düzeye geliyor. Öyle ki; bazı vakalarda sadece meyve ya da sebze yeme ile beslenme gözlemlenirken bazılarında sadece organik beslenme takıntısına dönüşebiliyor. Uzun vadede hayatı zorlaştıran bir boyuta geçebilen bozukluk, ilerleyen dönemlerde geri dönüşü olmayan psikolojik bozulmalara dahi yol açabiliyor. Bu durumdaki her bir kişinin gıdalar hakkında bildiğini sandığı her şey doğru olmayabiliyor, bu sefer de gereksiz yere kendilerine hayatı zindan etmiş oluyorlar. Bununla bağlantılı olarak yeme bozukluğundan kaynaklı mutsuzlukları hayatlarına yansıyor.



DERİN BİR PROBLEME DÖNÜŞÜR MÜ?
Ortoreksiya, tabii ki anoreksiya (yemek yememekle birlikte gelişen hızlı ve belirgin kilo kaybı) kadar ciddi ve ölümcül bir problem değil fakat burada endişelenilmesi gereken husus, bu problemin bir sonraki adımının anoreksiya olabileceği. Çünkü ortoreksiya her ne kadar bedensel algı konusunda bir takıntı olmasa da, bazı durumlarda ona evrilebilme ihtimali de olabilir. Çoğu kişi ortoreksiya olduğunun farkında olmadan bir sonraki aşamaya geçmiş bile oluyor ve vücudundaki olumsuz değişimlerden sonra anoreksiya olduğunu anlıyor. Bu sebeple sağlıklı yaşamaya çalışan kişiler, sadece gıdalardan değil, kendi bedenlerinden de haberdar olmalılar.



RİSK FAKTÖRLERİ NELER?

Tek test veya soru ile sorunu tespit etmek kolay değil fakat farklı sorular ve iyi bir gözlemle kişinin bu hastalığın pençesinde olup olmadığı anlaşılabiliyor. Mesala;

Bazı gıdaları saf veya katkısız olmadığı için tüketmeyi reddediyor musunuz?

Sosyal ortamlarda yemek yemekten kaçınıyor musunuz?

Tadını beğendiğiniz gıdaları sonradan reddettiğiniz oluyor mu?

Kendi hazırlamadığınız bir yemeği yerken edişe duyuyor musunuz?

Yiyeceklerin sağlıksız olduğu yönlerini sürekli aklınızdan geçiriyor musunuz?

Kendinize has uyguladığınız beslenme tarzından uzak kaldığınızda suçluluk hissediyor musunuz?

Hiç endişelenmeden yemek yemeyi ister miydiniz gibi sorulardan çoğuna "Evet" cevabını verdiyseniz, gıdalar hayatınızın büyük bir bölümünü işgal ediyor diyebiliriz.

Öncelikle duygusal olarak bu probleme yol açabilecek sorunları çözmeniz gerekiyor. Kendi kendine geçme ihtimali olmayan bu problem, düzenli destekle iyileşebiliyor.




ORTOREKSİYA'YA YATKINLIĞI ARTIRAN DİYET TRENDLERİ VE BAZI TUTUMLAR

Vegan beslenme.
Vejetaryen beslenme.
Glutensiz beslenme.
Alkali beslenme.
Organik beslenme.
Başkalarının yediklerine verilen ilginç tepkiler.
Saf olmayan gıdaları yiyememe.
Sağlıklı yaşam blogger'larını obsesif şekilde takip etmek.
Gıdaların besin etiketlerini ve içeriğini takıntılı şekilde kontrol etmek.
Beslenme konusunda esnek olamamak.
İşlenen gıdalardan korkmak.
Mükemmelliyetçi olmak.
Takıntı derecesinde kalori hesabı yapmak.
Besin destekleri konusuna aşırı ilgili olmak.



HIZLI VE KALICI TEDAVİ
Kişiler öncelikle problemin varlığını kabul etmeli ve bunu başkalarıyla paylaşıp, destek almaya açık olmalılar. Tedavi için diğer bir önemli konu ise, genel yaşam tarzında dengeli ve ılımlı tercihleri çoğaltmanın yollarını bulmak olmalı. Bu konuda psikolog ve diyetisyen desteği hızlı ve kalıcı tedavi için son derece önemli. Süreç içinde psikolog, ortoreksiyanın altında yatan sebepleri ararken, diyetisyen de doğru ve dengeli beslenme yolunu gösterir ve kişi hedeflenen en kısa sürede gerçek sağlıklı yaşantılarına geri dönmeye hazırlanır.

AKILCI BESLENME ŞART
Beslenme şekline özen göstermek ve daha az işlenmiş gıda tüketmeye çalışmak en çok tavsiye edilen davranış biçimleri olarak karşımıza çıkıyor. Fakat bunları uygularken gıda tercihlerinizde diğer plan ve aktivitelerinizi etkileyecek düzeyde katıysanız kendinize bu şekilde beslenmenin neye mâl olduğunu sorgulamanın vakti gelmiş demektir. Günümüzde sağlıklı olmanın neye benzediği bir muamma iken, her sene ortaya atılan farklı diyet akımları da insanı özel bir beslenme tarzına yönelmeye teşvik ediyor. Fakat belli başlı gıdalara yönelmek mevcut probleminizi çözmekten öte size daha büyük sorunlar çıkarabilir. Bu durumda gıda tercihlerinde son derece dikkatli olmalı ama bu arada akılcı beslenmeye de gayret gösterilmeli.
BİZE ULAŞIN