Gıda Meselesi

Güvenilir ve kaliteli ürün tüketerek daha sağlıklı bir yaşam sürmek istiyor; bu uğurda “organik” olduğu söylenen ürünlere para harcamaktan çekinmiyoruz. Peki, ürünler gerçekten organik mi? Eğer değilse haklarımız neler? BGN Hukuk Bürosu’ndan Avukat Begüm Giray, Türkiye’deki organik tarım gerçeğini masaya yatırdı.

Giriş Tarihi: 15.03.2019 15:23 Güncelleme Tarihi: 25.03.2019 15:44

Ne yazık ki eve getirdiğimiz katkısız ekmeğin içinden ip çıktığını, köy yumurtalarının aslında bayat olduğunu görünce; sağlığımızın ve cebimizin tehdit edildiği gerçeğiyle karşı karşıya kalıyoruz. Bilinçli tüketiciler olarak söz konusu mağduriyeti önlemek adına haklarımız nedir, Türkiye'de tarım esasları nasıl düzenlenmiştir, gelin mercek altına alalım.

Organik tarıma dair Türkiye'deki yasal mevzuat nedir?
İlgili mevzuatlar uyarınca; organik tarım faaliyetlerinin her türlü kontrol ve sertifikalandırma işlemleri Tarım ve Köy işleri Bakanlığı veya Bakanlıkça yetkilendirilen kuruluşlar tarafından yapılacaktır. İlgili şekilde sertifikalandırılmamış ürünler "organik ürün veya organik girdi (tohum, ilaç, gübre, yem vb.) '' adı altında satılamaz; satıldığı takdirde ise tüketici yanıltılmış ve haksız kazanç sağlanmış olur. Bu kuralı ihlal edenlere yüksek meblağda idari para cezası verilmesi ile birlikte yetki ve çalışma izinlerinin iptal edilmesi gibi yaptırımlar öngörülmektedir.

Etiketlere aldanmayalım.
Etiketine bakıp tamamen katkısız olduğuna inanarak satın aldığımız balın, silme şeker içerdiğine şahit olmuşuzdur. Tam da bu noktada ürünün yapısı, özelliği, kalitesi gibi unsurlar göz önüne alındığında tüketici olarak kandırılmamız söz konusu. İlgili mevzuatlarda "Ürünün sahip olmadığı yetki ve özelliklere atıfta bulunacak biçimde yazı, resim, şekil ve benzerlerini kullanılamayacağı" açıkça belirtilse de bakanlık tarafından yapılacak sıkı denetimler, ihlallerin saptanması açısından oldukça önem taşımaktadır. Ayrıca üretici ve tüketicilerin bilinçlendirilmesi amacıyla radyo ve televizyonlardan eğitici yayınlar yapılması organik ürünlerin üretimini ve bu ürünlere olan talebi arttıracaktır.

Peki, neden bu kadar pahalılar?
Öncelikle belirtmek gerekir ki; organik tarım yoğun emek ister. Yabani ot ilaçları kullanmak yerine bu otları çapalamak, toplamak için işgücüne başvurulur. Organik girdilerin pahalı olmasının yanında; kontrol, sertifikasyon ve analiz bedelleri de maliyeti etkilemektedir. Tüketici talebin az oluşu ve pazarlama alternatifinin darlığı da diğer etmenler olarak karşımıza çıkıyor. Lojistik maliyetlerin artması da tüketici olarak cebimizin yanmasına neden oluyor.

Ürün satın alırken nelere dikkat etmeliyiz?
Bir ürünün organik olup olmadığını koklamak, tatmak gibi fiziksel eylemlerle anlamamız maalesef pek mümkün olmaz. Bu yüzden satın alacağımız malın niteliği hakkında soru sormaktan çekinmemeli, ürünün etiketine ve gerekli sertifikaya sahip olup olmadığına bakmalıyız. Manavdan ürün alıyorsak, sertifikası dışında faturasını da sorabilir; böylelikle daha şeffaf ve bilinçli bir alışverişin tarafı olabiliriz.

Avukat Begüm Giray

BİZE ULAŞIN