Bir Asır Yaşamak Kılavuzu

Vücudunuza format atmaya hazır mısınız?

Giriş Tarihi: 24.04.2019 14:49 Güncelleme Tarihi: 25.04.2019 09:44

İrem Orhan

Prof. Dr. Hüseyin Nazlıkul

Son kitabınız 100 Yıl Yaşamak Mümkün ile okuyucuda oluşturmayı hedeflediğiniz farkındalık nedir?
Bu kitapla yaşama dair bir kılavuz yaratmayı hedefleyerek, dili sade, anlaşılır ve herkesin kendi yaşamını düzene koyacağı önerilere yer verdik. Kişilerin günlük hayatta sağlıklarını korumak adına neler yapabileceklerini en basit şekilde anlatmaya çalıştık. Ayrıca anti-aging felsefesinin kılavuzluğunda insanın kendisini tanıması ve bedenine yatırım yaparak uzun süre sağlıklı kalması konularına değindik. Günlük hayatın keşmekeşi içindeki insan, doğanın kendisine bahşettiği yetenekleri kullanmayı unutabiliyor. Aslında yaşadığımız doğal ortamla bedenimiz öylesine büyük bir uyum içinde ki; doğa, bedenimize yapabileceğimiz bütün olumsuzlukların üstesinden gelecekken, bizler çoğu zaman bunun bile yeterince farkında değiliz. Kitap, okuyucuda işte bu farkındalığı yaratmayı amaçlıyor.

Son dönemlerde genç kalmak konusu epey revaçta. Siz antiaging kavramı hakkında neler düşünüyorsunuz?
Yaşlanma, insanın bedensel ve ruhsal işlevlerinin giderek azalması anlamına geliyor. Fakat sürecin hız ve yoğunluğu herkeste aynı olmuyor. Yani yaşlılığın yaşla doğrudan bir ilişkisi yok. Buna rağmen bugün yaşlanmayla ilgili bildiğimiz en bariz gerçek yaşlanmanın sonsuza dek önlenebilmesinin tıbben henüz mümkün olmadığı. Ancak şu var ki yaşlanmak geciktirilebilir ve kaliteli yaşlanma denilen kavram çağdaş tıp literatürünün en önemli maddelerinden biridir.

Yaşlanmanın getirdiği etkileri geciktirmek için kendi hayatınızdan küçük tüyolar verir misiniz?
Yaşlanma sürecini yavaşlatmayı hatta kimi zaman tersine çevirmeyi kapsayan anti-aging felsefesinin amacı; kişiye gençlik enerjisini yeniden kazandırıp daha sağlıklı, kaliteli ve uzun bir yaşam sağlamaktır. Bu durumda sağlıklı kalmak için özellikle dikkat ettiğim şeyler; dengeli ve mevsimine göre beslenme, kaliteli uyku, düzenli bedensel aktivite. Bunun yanında mesela akşam yemeklerini neredeyse hayatımdan çıkardım, geç saatlerde yemek yememeyi öneriyorum. Sigara içmiyorum ve sigara kullanılan ortamlara girmiyorum. Günde tükettiğim su miktarı üç litrenin üzerinde. Ağır yemek ve alkol hayatımda yok denecek kadar az. Her gün çokça gülmeye ve kendimi mutlu etmeye çalışıyorum. Biliyorum ki gülmek genç kalmanın önemli bir uyaranı.

Pek çok hastalığın temelinde stres var. Stresle başa çıkma konusunda neler söylersiniz?
Sağlıklı olmak için kronik stresten uzak bir hayat sürmeliyiz. Ve bilimsel görüşlere göre, sağlıklı kalmak, hastalık yaratan unsurlardan kaçınmakla mümkün. Stresinse bedenimizin bağışıklık sistem kapasitesi üzerinde doğrudan olumsuz bir etkisi var. Tabii herkesin strese karşı toleransı farklı. Kişisel stres eşiğinizi geçtiğiniz ve o konumda uzunca bir süre kaldığınız zaman, daha ciddi zihinsel ve fiziksel hastalıklar ortaya çıkabileceğini unutmayın. Stresle mücadele için; esnek olun, gerilimden ve şiddetten sakının. Gevşeme tekniklerini deneyin ve meditasyon yapın, rafine şeker ve kafeinli içeceklerden uzak durun, cinsel yaşamınızın bir düzeni olsun gibi öneriler ilk söyleyebileceklerim olur.

Gözlemlerinize göre insanlar sağlıkları konusunda en çok hangi hataları yapıyor?
Çinliler "Akşam yemeğini düşmanına bırak" diyor. Almanlar ise "Sabah kral gibi, öğlen işçi, gece ise dilenci gibi beslen" diyorlar. Bizde ise yapılan en belirgin yanlışların başında geç saatlerde tüketilen yemekler geliyor. Bedensel aktivite eksikliği, metropollerin kirli ve gürültülü yaşam alanları, uyku düzensizliği, doğru nefes alamamak, yeteri kadar su içmemek gibi konular ise onu takip ediyor.

BİZE ULAŞIN