YAZIYI GÖNDER
Adınız, Soyadınız
E-posta Adresiniz
Alıcı E-posta
Mesajınız
www.cosmopolitanturkiye.com

Taylor, sen gerçek bir yıldızsın!

Yunan tanrıçalarını andıran vücut, ipeksi ten ve milyonlarca kişiyi peşinden sürükleyen, hipnotize edici bir gülüş. Taylor Hill, moda dünyası olimpiyatlarında altın kupayı çoktan kaldırmışa benziyor. Sırrı ne mi? Binlerce benzer yıldız arasında sadece kendisi gibi ışıldamak.

FRANCESCA DELOGU
FOTOĞRAFLAR MATTHEW EADES
MODA DİREKTÖRÜ PAOLO LAPICCA

Londra'nın ünlü semti Charing Cross'ta güneş yükseliyor. Gökyüzü, pembe-mor, ışıltılı çizgilere sahip ipek bir eşarp gibi. Islington Stüdyo'larına giriş yapıyoruz. Yani bir zamanlar efsanevi yönetmen Alfred Hitchcock'un film çektiği o tarihi mekana… Havada tuhaf bir elektrik var. Randevumuz, 1996 yılında, ABD'nin Illinois eyaletinde doğan ama daha dağlık bir yerde, Colorado'da büyüyen 'le. Instagram hesabıysa ayrı bir başarı hikayesi ve an itibariyle 7,8 milyon takipçisi var. Bu sayı, kısa süre önce Victoria's Secret defilesinde kanatlandığından beri, hızla artıyor. O artık global bir star. Malibu, Madrid, Meksika; her nereden atarsa atsın, post'ları en az 400 bin beğeni alıyor. Bir yandan tüm bunları düşünüp, bir yandan da çekim kostümlerini ve seti incelerken çekingen bir "merhaba" işitiyorum. Başımı sesin geldiği yöne çeviriyorum; işte orada! Hiç makyajsız ama yine de bir yıldız gibi ışıl ışıl parlayan bir yüz bize bakıyor. İpeksi cilt, mavi-yeşil gözler ve iç ısıtan bir gülümseme. Tişörtündeki yazı çok açık bir mesaj veriyor: "If you don't want to stay, then leave" (Eğer kalmak istemiyorsan, git.") Taylor'un çarpıcı bir tarzı var. Üzerinde kırmızı ve sarı haplar bulunun iddialı Moschino çantası, sade bir bluz ve pantolona eşlik ediyor. Makyajı yapılırken onun kalkık ve biçimli kaşlarını hayran hayran inceliyor, bir yandan da sorularımı sıralıyorum. Kariyer yolundaki rol modellerini kimler? Tereddüt etmeden sıralıyor: "Sıra dışı, güçlü ve kendine has bir çekim gücü olan Christy Turlington'a bayılırım. Zarafeti ve çocuklar için uzun yıllar yaptığı yardımlarla çok beğendiğim diğer rol modelim de Audrey Hepburn. Ama hayatımda esas örnek aldığım kişileri soracak olursanız size tek yanıt verebilirim; ablam fotoğrafçı Logan Rae ve benim gibi model olan kız kardeşim Mackinley. (Henüz 17 yaşında olan erkek kardeşi Chase'in de moda dünyasının dikkatini çektiğini belirtelim.) Yoksa yeni Hadid'ler Hill'ler mi olacak? Taylor bu soruyu gülümseyerek yanıtlıyor: "Onlar ya da bizler diye bir şey yok. Sanıyorum, gelecekte her birimizi sık sık göreceksiniz." Ailesinin ABD'deki evi, halen onun baş sığınağı. Seyahatten seyahate koşarken sık sık soluğu orada alıyor ve annesinin saçlarını çocukluğundaki gibi taramasını, yarı İskoç yarı İrlandalı olan babasınınsa onu kaymaya götürmesini istiyor. Peki, moda dünyasına yeni atılan erkek ve kız kardeşlerine verebileceği en değerli öğüt ne olurdu? Taylor'un bu soruya yanıtı çok net: "Onlara her zaman kendileri olmalarını, asla maskeyle dolaşmamaları gerektiğini söylerim. Sizi bir adım öne taşıyacak en büyük güç orijinalliğiniz. Bir de karşılaşacakları her şeyi -örneğin bir sürü hayır yanıtıbüyük sakinlikle karşılamalarını öneririm. Ve tabii iş ile özel hayatı ayırmak da çok önemli."

Çocukluğunu Colorado Dağları'nda snowboard yaparak geçiren Taylor, denge oyunlarında ne kadar iyi olduğunu kendisi için en uygun mesleği seçerek ve doğru anda, doğru yerde bulunarak göstermiş; gerçekten de sadece 20 yaşına geldiğinde kariyerinde yedi koca yıllık modellik geçmişini çoktan geride bırakmış bile. Setimizde sergilediği uyumsa kesinlikle şaşırtıcı ve takdire değer; bir orkestra şefi gibi hareket ediyor ve her şeyin tam bir armoni içinde ilerlemesine yardımcı oluyor. Rahatça poz veriyor ve pozitif tavırlarıyla hepimizi büyülüyor.

ÇEKİNGEN YILDIZ
Ona bir yerlerde, lise yıllarında çocukların alaylarına maruz kaldığını okuduğumdan bahsediyorum. "Tam olarak öyle değildi" diyerek başlıyor sözlerine. "Gerçekten o yıllarda çok çekingen bir çocuktum. Adeta görünmez olmayı diler, hiçbir gruba karışmaz, sadece tek kişiyle arkadaşlık etmek ya da tamamen yalnız kalmak isterdim." Gülümsüyor ve rujunu sürmek için bir anlığına susuyor. Sonra devam ediyor: "Evet, şimdi ünlüyüm ama pek de değiştiğimi söyleyemem. Her zaman beni sonuna kadar destekleyen kardeşlerimin ve arkadaşlarımın sayesinde, ne harika ki, hep kendim gibi kalabildim, kendim olabildim. Bence bu benim en büyük başarım." Sessizlik anlarında sık sık boynunda bir kolye gibi asılı duran telefonunu kontrol ediyor. Ancak o kesinlikle bir "like" delisi değil. Aslında ne beğeniler ve güzel sözler, ne de bunların aksi pek umurunda. Bunun için imdadına yetişense Zen stili yaşam tarzı. "Kötü yorumları pek dikkate almam. Meselelerin negatif yönüne konsantre olmamayı çoktan öğrendim. Olumluya odaklanmak her zaman en iyisi." Taylor, konuştuğunda masum bir Disney prensesini andırıyor. Ancak makyajı bitip, saçları yapılıp, kostümlerini de giyince ve sete adım atınca ondan yayılan seksi ve feminen havayı fark etmemek imkansız. Bu durum ona neler hissettiriyor? Kendine güvensizlik yaşadığı oluyor mu? "Genç bir kız olarak dünyayı bir oyun sahnesi olarak görürsünüz. Sizi nelerin karşılayacağını bilemezsiniz. Savaşmanız gereken bir şey de kendinize olan saygınızdır. Ardından güvensiz duyguların üstesinden gelebilirsiniz." Arkadaşlarının ona taktığı lakabıyla Tay, alışageldiğimiz model/manken stereotipinden çok farklı. Bedeni de öyle; bir mankenden çok bir sporcuyu andırıyor.

"Formumu düzenli olarak spor yapmaya borçluyum. Öyle ki, seyahatlerime bile kişisel spor eğitmenimle gidiyorum. En iyisini elde etmek için böyle olması gerekiyor." Öğle oldu bile. Kostümünü değiştirirken soruveriyor: "Ne zaman yemek yiyeceğiz? Ben çok acıktım!" İçimden şöyle diyorum: "Sen harika bir kızsın ve kesinlikle bizden birisin Taylor." Ancak stüdyoda yemekler henüz hazır değil. Oysa Taylor bir şeyler atıştırma konusunda kesin kararlı. Biz de dışarıdan suşi istemeye karar veriyoruz.

SOSYAL SAMİMİYET
"Vejetaryen mi? Hayır değilim" diyerek yanıtlıyor beslenme düzeni hakkındaki sorumu. "Tüm Amerikalılar gibi ben de bol bol kırmızı et yiyerek büyüdüm." Ve gelelim esas soruya: Bir erkek arkadaşı var mı? Evet, var. O da ABD'li ve o da bir model. Ancak bu konuda fazla konuşmak istemiyor. Oysa söz konusu diğer arkadaşı, şu "tüylü" olan içinse sabaha kadar konuşabiliyor; bal renkli, düğme gözlü, şirin köpeği Tate! "Sırf uzaktayken de bol bol onun fotoğraflarına bakabilmek için bir Instagram (@tatetheminidoodel) hesabı açtım ve sık sık onu görebilmek için Facetime üzerinden evi arıyorum" diyor Taylor. Zaten Tate de çoktan bir sosyal medya yıldızı olmuş bile, onun da onlarca takipçisi var. Taylor, sosyal medyada var olmanın yolunun öncelikle samimiyetten geçtiğinden bahsediyor: "Takipçilerimi arkadaşım gibi görüyorum ve pek çoğunun kalbimde yeri var." Peki ya gerçek arkadaşları? Birbirini izleyen seyahatler ve bitmek bilmez çekim maratonu arasında onlarla vakit geçirmeye fırsat bulabiliyor mu? Los Angeles'a her geldiğinde kendisi gibi Victoria's Secret meleği olan Romee Strijd ve Jasmine Tookes ile mutlaka görüştüğünü, kızlar çetesini topladığını, onlarla akşam yemeğe çıkıp, pizza yiyip, sonra da film izlediklerini anlatıyor Taylor. Birlikte yapmayı sevdikleri diğer iki aktivite de alışverişe çıkmak ve dansa gitmek. Zaten onu böylesine başarılı yapan da sürdüğü bu sıradan ve mütevazı hayat değil mi? O "Instakızlar Gezegeni" üzerinde mutlu bir uzaylı! Moda dünyası söz konusu olunca sadece anı yaşıyor ve nimetlerini koca bir nefeste içine çekiyor. "İleride ben de tasarımcı olmak istiyorum" diyor Taylor. Ve sözlerine devam ediyor: "Biz modeller moda dünyasının tam içindeyiz ve bu açıdan çok şanslıyız. Çünkü bu aynı zamanda sektörle ilgili inanılmaz düzeyde tecrübe edinmek anlamına geliyor." Onu New York uçağında yetiştirmek üzere havaalanına götürecek taksiye bindirmeden önce son bir soru soruyor ve bu temponun onu yorup yormadığını öğrenmek istiyorum. Yanıtı kesin: "Benim yorgunluk diye nitelendireceğim şeyin, dünyanın dört yanındaki, milyonlarca genç kız için bir rüya olduğunun farkındayım. Ve işte o yüzden her anın tadını çıkarıyorum."

FOTOĞRAFLAR: MATTHEW EADES. MODA DİREKTÖRÜ: KRISTEN INGERSOLL. STYLING: LISA MANCINI. MAKYAJ: LANCOME ÜRÜNLERİYLE MICHELLE CAMPBELL. SAÇ: L'OREAL ÜRÜNLERİYLE CRISTIANO BASCIU–RICHARD WARD HAIR AND METROSPA

YORUM YAP

kalan karakter 2000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan COSMOPOLİTAN veya cosmopolitanturkiye.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

BİZE ULAŞIN