Mandy ile yeniden tanışın

This Is Us dizisiyle büyük ses getiren pop prensesi Mandy Moore, şimdi her zamankinden daha cesur ve cüretkâr. Aşk, seks ve hayattan beklentileri konusunda verdiği cevapları görünce ne demek istediğimizi anlayacaksınız.

Laurie Sandell
Derleyen Reyhan Güneş

Fotoğraf Eric Ray Davidson
Moda Editörü Aya Kanai

Elbise, Johanna
Ortiz

Başrolünde yer aldığı This Is Us dizisinde yaşanan dramaları bir kenara bırakırsak , kişisel hayatında yaşadığı tecrübeler dolayısıyla hayatın zaman zaman komplike hale gelebileceğinin hayli farkında.

23 yaşında boşanan ailesinin ardından Moore da müzisyen Ryan Adams ile yaklaşık altı yıllık birlikteliğini noktalama kararı aldı. Bu esnada oyunculuk kariyerini rafa kaldırıp şarkı söylemeye odaklanmayı veya tüm hayatını geride bırakıp Florida'ya taşınmayı düşünüyordu. Şimdiyse tüm bu fikirleri bir kenara bırakmış ve seçmelerine katılmamayı düşündüğü rolü aracılığıyla Altın Küre adayı gösterilmiş, yepyeni bir Moore var karşınızda. Aşk hayatında da işler yolunda. Dawes grubunun solisti Taylor Goldsmith ile nişanlandı. Los Angeles'ta buluşup röportajımızı yapmaya başladığımızda gülümseyerek, "Kendimi artık daha iyi tanıyorum. Hayatta ne istediğimi ve neyi hak ettiğimi biliyorum" demesinin nedeni de bu.

COSMO: Yer aldığınız dizi evlilik temasına odaklanıyor. Peki, size dönecek olursak nasıl bir aile hayatınız oldu?
M.M.: Annem ve babam lisede tanışıp birbirlerine aşık olmuş. 30 yıl boyunca birliktelerdi. Bu nedenle onları ayrı düşünmek benim için neredeyse imkansızdı. 20'li yaşlarda olmama rağmen boşanmaları beni derinden etkilemişti. Tabii 10 yıl önceydi. Şimdi ikisi de doğru insanı buldu ve yeni partnerleriyle oldukça mutlular. Yaşanacağını hiç düşünmediğimiz olaylar sayesinde hayatlarında yepyeni birer sayfa açmayı başardılar. Bu, hayatta işler yolunda gitmese de günün birinde mutluluğun gelip sizi bulacağına olan inancımın temelini atmama vesile oldu.

COSMO: This Is Us projesiyle hayallerinizi gerçeğe dönüştürdüğünüzü söyleyebilir miyiz?
M.M.:
Dizinin kadrosuna dahil olduğum belli olmadan önce kişisel hayatımda büyük değişiklikler yapmaya hazırlanıyordum. Çalışma hayatımdaysa karşıma iyi bir iş çıkmasını bekliyordum. Farklı bir proje aracılığıyla ses getirmek istiyordum. This Is Us dizisinin senaryosunu okuduğumda menajerime dönüp "Bu dizide yer almak için ne yapmam gerekiyorsa yapmaya hazırım" dedim. Şimdi bir yandan başka yaratıcı işlere girişmek konusunda heyecanlıyım diğer yandansa şovun olabildiğince devam etmesini istiyorum. İlerleyen zamanda müzikal filmde, mini dizide veya aksiyon filminde yer almak bana cazip gelen fikirler arasında.

COSMO: Nişanlınızla Instagram üzerinden tanıştığınız doğru mu?
M.M.:
Taylor'ın müziğini ilk iTunes'da dinledim. Yeni albüm hazırlıkları içinde olduklarını gördüm ve Instagram'da tüm yaz bu grubu dinleyeceğimi belirten bir paylaşım yaptım. Amacım erkek arkadaş bulmak değildi. O da bana bir e-posta atarak konserlerinden birine davet etti. Müzik hakkındaki sohbetimiz bir süre daha devam etti. Sonra akşam yemeği için randevulaştık ve üç saat boyunca inanılmaz keyifli zaman geçirdik.

COSMO: Peki, sonra ne oldu?
M.M.:
Ertesi gün turneye çıktığı için şehirden ayrıldı. Ben de film çekimi için Londra'ya gittim. Altı hafta boyunca hem mesajlaştık hem de görüntülü konuştuk. Aşk ayaklarımı yerden kesti resmen. İlk boş zamanımda biletimi aldım ve Kanada'ya onun yanına gittim. Havaalanından beni almaya geldiğinde kendimi romantik komedi filminde gibi hissettim. Asansörün kapısında beni bekliyordu. Kapı açıldı ve biz ilk defa öpüştük. Taylor ve beraberindeki 10 erkekle birlikte tur otobüsüne bindim. Birbirimize favori şarkılarımızı dinlettik.

COSMO: Bu ilişkiyi diğerlerinden ayıran en büyük fark nedir?
M.M.:
Bütün özellikleriyle eski ilişkilerimden farklı olduğunu söyleyebilirim. Hayatımızı ailemiz ve arkadaşlarımızla paylaşmayı, onlarla yan yana olmayı seviyoruz. Daha önceki ilişkilerimde hiç bu durumu yaşamamıştım. Kendimi normalin bu olduğuna inandırmıştım. Şimdi geriye dönüp baktığımda hayata bakış açımızın hiç benzemediği insanlara sırf onları beğendiğim için şans verdiğimi görebiliyorum. Evet, ilişkiler zaman ve emek ister ama doğru insanı bulduğunuzda birlikteliği sürdürmenin o kadar da zor olmadığını anlıyorsunuz. Taylor ile çok uyumluyuz. Bunu daha ilk anda hissetmiştim.

COSMO: Onunla evlenmeye hazır olduğunuzu nasıl anladınız?
M.M.:
Hayatta birine eş ve bir çocuğa anne olmak istediğim dönemdeyim. O da benimle aynı noktada. Bu nedenle en yakın arkadaşıma gidip bana uygun yüzüğü bulma konusunda kendisinden yardım istemiş. Babama gidip onun onayını almış. Benim dikkat bile etmediğim pek çok ayrıntıyı düşünmüş. Önceki evliliğimde kimseye haber verme gereği duymamıştım. Şimdi tüm bu gelenekselliğin onun için önemli olduğunun farkındayım. Bu nedenle benim için de önemli.

COSMO: İlişkinin kusursuz olmasını sağlayan başka etkenler de var tabii. Mesela iyi cinsel hayat…
M.M.:
Tabii ki. Birine aşıkken onu gördüğünüzde hissettiğiniz o uyum ve cinsel çekicilik her şeyi bir kenara bırakıp kendinizi onun kollarına atma isteği uyandırıyor. Beni çıplak görmek onu çok tahrik ediyor. Onun gözünden kendimi bu şekilde görmekse beni hem heyecanlandırıyor hem de bana kendimi dünyanın en şanslı kadını gibi hissettiriyor.

COSMO: Bugüne kadar birlikte olduğunuz en tuhaf yer neresiydi?
M.M.:
Evimiz inşaat sürecinde olduğu için şu an tüm odalar bizim için oyun alanı. Şimdi bunu söylediğim için arkadaşlarım bize gelmekten çekinecek ama olsun.

COSMO: Arkadaşlarınızla cinsel hayatınızı ne derece paylaşıyorsunuz?
M.M.:
Her kadın gibi biz de ilişkilerimiz özelinde konuşuyoruz. Gittiğim bir terapist bana ilişkide cinsellik bittiğinde birlikteliğin de er ya da geç biteceğini söylemişti. Sağlıklı ilişkinin temellerinden olduğu için zaman zaman birbirimizin fikrine başvuruyoruz.

COSMO: Uzun zamandır Hollywood'da olan biri olarak son dönemde yaşanan gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?
M.M.:
Kültürel hesaplaşma sürecinde olduğumuzu düşünüyoruz. Erkekler bugüne dek bulundukları pozisyonun gücüne sırtlarını dayayarak kadınları kullanıyordu. Taylor ile sürekli bu konuyu konuşuyoruz. 18 yıllık kariyerim boyunca hiçbir zaman kendimi güçsüz pozisyonda bulmadım, rahatsız hissetmedim ve manipüle edilmedim. Azınlık tarafta olduğumun farkındayım. Kadın hakları alanında verilen bu savaşın daha çok kadını peşinden sürükleyeceğini ve kadınların yönetmenlik, senaristlik, yapımcılık, stüdyo şefliği gibi alanlarda daha iyi pozisyonlara geleceğini umuyorum.

COSMO: Eskisine göre çok daha özgüvenli olduğunuzu gözlemliyoruz. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?
M.M.:
Tahmin edersiniz ki olgunlaştım, yaş aldım ve boşanmanın taşlı yollarından geçtim. Artık hayatta kimsenin saçmalıklarıyla uğraşacak zamanım da enerjim de yok. 'Hayır' demenin ve hak ettiğinin peşinden koşmanın gücünü keşfettim. Kendi değerini bilmek hayatta her şeyden önemli.

BİZE ULAŞIN