'den Cosmo'ya özel !

Doğal halleri ve kendine özgü ağırbaşlılığıyla bu sezon tüm dikkatler Ebru Şahin’deydi. Başarılı oyuncu hakkında merak ettiğiniz her şey haberimizde...

Giriş Tarihi: 13.07.2019 15:18 Güncelleme Tarihi: 13.07.2019 16:51

Doğal halleri ve kendine özgü ağırbaşlılığıyla bu sezon tüm dikkatler 'deydi. ATV'de yayımlanan dizisinde oynadığı "Reyyan" karakterine öyle bir büründü ki, yaşadıklarının üzerimizde bıraktığı etkisi halen geçmiyor. Çekim günümüzde ise tüm renkleriyle bambaşka bir halini tanıdık genç yıldızın. En kendi olduğu hali; neşeli, eğlenceli ve bir o kadar da disiplinli. Ama çok daha fazlası da var tabii...

İrem Orhan
Fotoğraf Emrah Esen
Moda Editörü Pınar Akar


"Hayatımın; sevildiğimi hissettiğim, bu sevgiye layık olmaya çalıştığım, farkındalığımın arttığı ve üretmeye bağımlı olduğum bir dönemindeyim."
İçten tavırları ve kabına sığmayan enerjisiyle zamanın ötesinde genç bir kadın Ebru Şahin. Samimiyetiyle içindeki pozitif enerjiyi daha ilk anda karşısındakine geçiren oyuncu, bu sezon ATV'de yayımlanan Hercai dizisiyle kariyerinde ciddi yükselişe geçti. Çekimler esnasında teyit ettiğimiz istikrarlı çalışkanlığı ise yukarı doğru yükselen bu hareketliliği doğrular nitelikteydi. Oyunculukta yeteneğinin sınırlarını aşan Şahin'in artan tanınırlığına rağmen 'şöhret olmak' gibi bir derdi ise yok. Belki de o yüzden yapılacaklar listesinde hep çalışmak ve daha fazla üretmek var. Özellikle son aylarda neredeyse tüm zamanını Hercai dizisinin setinde geçiren güzel oyuncu, yoğun çekim programına mola verip bir gününü bize ayırdı. İşte Ebru Şahin ile geçen o günden en güzel anlar...



ATV'de yayımlanan Hercai dizisiyle bu yıl muhteşem bir çıkış yakaladınız. İzleyicilerden nasıl tepkiler alıyorsunuz?
Her gün şehir dışından, yurt dışından onlarca misafirimiz oluyor. Çok güzel bir izleyici kitlemiz var, bizi büyük bir sevgi ve şefkatle kucaklıyorlar. Kendilerini dizinin içinde hissediyor ve bundan gelen samimiyeti de bizlere yansıtıyorlar. Henüz altyazı gelmemişken bile diziyi izleyen birçok yabancı fanımız var, bu çok şaşırdığım aynı zamanda söylediklerimizden çok hissettirdiklerimizin değerini anladığım bir ayrıntı.

Böyle bir dizide oynamak size neler hissettiriyor?
Gerçekliğine inanmadığım bir şeyin içinde bulunmayı sevmiyorum. Belki de hikayeyi ilk okuduğumda bana verdiği gerçeklik hissi hem 'Reyyan'ı hem Hercai'yi bu kadar sahiplenmeme sebep oldu. Tamamen farklı büyüdüğüm bir kızı oynamak, senaryo da olsa maalesef yaşanmışlığını bildiğimiz hikayelerdeki kadınların kalbi, gözü, duruşu ve sesi olabilmek benim için çok anlamlı. Özellikle gerçek hayatta bu gibi hikayeleri yaşayan ya da şahit olan kadınlarımızdan aldığım mesajlar beni çok duygulandırıyor. Bunun için sadece Mardin kültürü demek doğru olmaz ki, buna bir kültür yakıştırması yapmayı da istemem açıkçası. Biz sadece bu işi güzel Mardin'in dokusunda çekiyoruz. Ama bu yaşanmışlıklar dünyanın her yerinde oluyor; son bulması dileğimle.

Mardin'de vakit geçirme fırsatınız oluyor mu? Orada en çok ne yapmaktan keyif alıyorsunuz?
Çalışma tempomuzun ağırlığı nedeniyle çok fazla boş vaktimiz olmuyor açıkçası. Ama bulabildiğimiz o nadir anları burada tanıştığımız çok değerli ve sıcak insanlar sayesinde çevre köyleri, doğayı gezerek ya da güzel sohbetler eşliğinde dinlenerek geçiriyorum.
"Nasıl ki insanlar sabah kalkıp işlerine gidiyorsa, bizim de işimiz bu. Bu yüzden kendimizi herkesten farklı bir yere koyup, üstün ilan etmek doğru gelmiyor bana. Birilerinin sevgisine basarak değil onların elini tutarak yükselmek çok daha keyifli ve samimi. Onun dışında bir yanılsamaya kapılmamak gerekiyor."

Peki, oyunculuk sektörüyle tanışmanız nasıl oldu?
Oyunculuk küçüklüğümden beri hayalini kurduğum, beni tiyatroyla tanıştıran bir dürtüydü. Daha sonra koşullardan dolayı bu isteğimi görmezden geldim. Ama üniversitemin son yılında hayatla ilgili o zor dönemeçte hayatım boyunca yapmak istediğim şeyin aslında hep istediğim ama görmezden geldiğim şey yani oyunculuk olduğuna karar verdim. Sonuçta "Kalpte olan hiçbir aşk gizli kalamaz" öyle değil mi?



Hercai son dönemlerin en dikkat çeken dizilerinden biri, çok ilgi görüyorsunuz. Şöhretle aranız nasıl?
İnsanların yanımıza geldiklerinde gözlerinde beliren o ışık ve bu kadar fazla kişi tarafından sevilip, takdir ediliyor olmak bizim için çok değerli. Şöhret kısmına gelecek olursak nasıl insanlar sabah kalkıp işine gidiyorsa bu da aynı aslında, bizim de işimiz bu. Bu yüzden kendimizi herkesten farklı bir yere koymamız ve üstün ilan etmemiz bana doğru gelmiyor. Birilerinin sevgisine basarak değil onların elini tutarak yükselmek çok daha keyifli ve samimi. İşin büyüsü işin kendisinde. Onun dışında bir yanılsamaya kapılmamak gerekiyor.

Yoğun iş temposunda kendinize zaman ayırabiliyor musunuz?
Bu yoğun tempoda kendime zaman ayırabilmem çok zor. Bu sebeple de mesela altı saat uyuyacaksam dört saat uyuyup, o iki saati bir şekilde değerlendirmeye çalışıyorum.



Rahatlamak için neler yapıyorsunuz?
Evini, arkadaşlarını, ailesini ve de alışkanlıklarını İstanbul'da bırakmış insanlar olarak farklı bir coğrafyada başka bir hayat yaşıyoruz, öğreniyoruz, gelişiyoruz. Ama ister istemez bu farklılığın ve işimizin getirdiği baskıyla insan rahatlama alanına her şeyden çok ihtiyaç duyuyor. Küçüklüğümden beri spor yapmaya alışkın biri olarak burası beni en çok bu anlamda zorladı çünkü kadınların fazla bir imkanı yok. Rahatlamak için fırsat bulabilirsem koşuya çıkıyor ya da meditasyon yapıyorum.
"Cosmo kadınlarına mesajım; kendi gücünüzden korkmayın. Başarılarınızı kimseyle kıyaslamadan sadece kendinizle yarışın ve iç güzelliğinizle ışık saçın."

Yıkmak istediğiniz ön yargılarınız var mı?
Fazla detaycıyım ve bir şeye bağlanmak için tüm ayrıntılara dokunmayı seviyorum. Bu da bazen yanlış anlaşılıyor ve her şeye çok karışıyormuşum hissi verebiliyor insanlara. Şimdiye kadar çözdüklerimin yanında şimdilik sadece bunu söyleyebilirim.

'Geçmişe kıyasla ben…' diye başlayan bir cümleyi nasıl tamamlarsınız?
Geçmişe kıyasla ben, daha farkında ve daha dinginim.

Kadın-erkek ilişkilerine gelecek olursak günümüz aşklarının tarafları en zorlayan yanı nedir?
Bu kadar iletişim kaynağı arasındaki fazla iletişimsizlik, her şeye ulaşabilme ve de doyumsuzluk.



Nasıl bir erkek sizi kendine aşık edebilir?
Aşkın ve aşık olunacak insanın bir tarifi yok. Ama duygusal zekası yüksek, karakter olarak tarz sahibi, iletişime açık ve dürüst olması önemli. Sosyal medya hepimizin hayatının bir parçası.

En çok kullandığınız sosyal medya uygulaması hangisi?
Üniversiteden beri en çok kullandığım uygulama Instagram. Fotoğraf çekmeyi ve çekilmeyi çok seviyorum. Bunu insanlarla paylaşmak, fotoğrafların altlarına kendimce yazılar yazmak hoşuma gidiyor. Şimdi oturup iki cümle yazmaya vaktimizin olmadığı zamanlardayız. Ve artık ne yazsam anlık ruh halim gibi algılanabiliyor, o yüzden daha dikkatli davranıyorum.

Oldukça fit görünüyorsunuz. Beslenme düzeninde nelere dikkat ediyorsunuz?
Sanırım en büyük etken uzun yıllardır sporla uğraşmış olmam. İstanbul'da olduğum dönemde ayda bir detoks yapmaya ve kendi rutinimde protein ve karbonhidrat dengesini sağlayarak beslenmeye çalışıyordum, bu imkanım daha fazlaydı. Şu an pek fazla dikkat edebildiğimi söyleyemem.



Sporla aranız nasıl?
Yaklaşık sekiz yaşımdan beri sporla ilgileniyorum. Oyunculuk ve müzik gibi spor da hep hayatımın bir parçasıydı. Fit bir görünümün dışında, iyi hissetmemi sağladığını fark ettiğimden beri hayatımda. Yapmadığımda kendimi gerçekten kötü hissediyorum. Benim için fiziksel etkilerinden çok mental bir rahatlama yöntemi.

Moda ve trendleri takip eder misiniz?
Modayı takip ettiğimi söyleyemem. Moda benim için, kendi hislerimle giymeyi tercih ettiğim, herkesten bağımsız ne istiyorsam o diyebileceğim bir anlayış. Bu senenin rengi şu, modeli bu gibi kısıtlamalar ruhuma ters düşüyor.

Stil konusunda ilham aldığınız isimler var mı?
Açıkçası ilgilenmediğim için takip ettiğim kimse de yok bu konuda. Ben retro ve vintage parçaları çok beğeniyorum. Yabancı bazı isimlerdeki salaşlık ve zariflik de hoşuma gidiyor.

Güzellik ritüelleriniz arasında bizimle paylaşabileceğiniz bakım sırlarınız var mı?
Şu an iklim değişiminden dolayı bakım ritüellerim de değişti, buranın havası çok kuru olduğu için cildimi nemlendirmeye ve güneşten korunmaya yönelik bakımlar uyguluyorum. Her şeyin doğalından yanayım bana güven vermeyen bir ürünü en iyisi de olsa kullanmam. Yorgun hissettiğimde kahve telvesiyle maske yapıyorum. Ayrıca set dışında makyaj yapmamaya ve cildimi temiz tutmaya özen gösteriyorum.

Bu yaz alışveriş listenizde neler var?
Kesinlikle bohem kıyafetler.



Asla giymem dediğiniz bir parça var mı?
İçinde gizli topuk olan spor ayakkabılar galiba.

Hayatta şu ana kadar aldığınız en iyi tavsiye nedir?
Annem sayesinde küçük yaşta kitap ve şiirle tanıştım. 12 yaşında gittiğim bir şiir dinletisinde şair bana "Ayağının her kayması düşmek demek değildir" demişti. O günden beri her sendelediğimde aklıma bu söz gelir.

Uzun ya da kısa vadeli gelecek planlarınızdan bahsetmek ister misiniz?
Kariyerimde farklı kimliklere bürünmek, yeteneklerimi geliştirip, yenilikler edinmek, olabilecek her şeye hazır ve huzurla başlamak diyebilirim.



10 SORUDA EBRU
Buzdolabınızda en çok ne olur?

Limon ve avokado.

İstanbul'da vakit geçirmekten en çok keyif aldığınız yer neresi?
Suya ve yeşile yakın sahil kasabaları.

Favori tatil rotanız nedir?
Avrupa ve doğada kamp.

Hangi dizileri takip ediyorsunuz?
Black Mirror, Peaky Blinders.

En son okuduğunuz kitap nedir?
Hayranlarımın hediyesi olan Steve Tasane, Çamur Çocuk.

Bu aralar en çok kimi dinliyorsunuz?
Çalıştığımız topraklara ait özgün müzikleri.

"Başrolünde ben oynasaydım" dediğiniz film?
Julian Rosefeldt yönetmenliğindeki Manifesto veya Milos Forman'ın filmi Hair'da olmak isterdim.

Sosyal medyada kimleri takip etmemizi önerirsiniz?
@filmloverss ve @karsisinema hesaplarını takip etmenizi öneririm.

Kendinize en sık sorduğunuz soru nedir?
"Ne hissediyorsun?" Bunu çok sık sorarım.

Gerçekleşeceğini bilseydiniz ne dilerdiniz?
Dünyadaki tüm bu kaos ortamı ve hoşgörüsüzlüğün bitmesini dilerdim.

BİZE ULAŞIN