Dikkat çeken isim: Jacqueline Sappert

Dünyaca ünlü Avusturyalı model Jacqueline Sappert, özel jet kiralama firması Bikinijet’in Jetman adlı kısa film serisinde dikkatimizi çekti. Başarılı oyunculuğuyla öne çıkan Sappert’i çekimler için İstanbul’a geldiğinde yakaladık ve görüntüledik.

Giriş Tarihi: 07.08.2019 15:51 Güncelleme Tarihi: 07.08.2019 15:52
İstanbul'u her zaman çok çekici bulduğunu söyleyen güzel modelle Jetman kısa film serisindeki oyunculuk deneyimini ve modellik mesleğinin temposunu konuştuk.

Kendine güvenen, iddialı ama bir o kadar da mütevazı yeni nesil bir model Jacqueline Sappert. "Bulutların üzerinde olma hissine bayılıyorum" diyor ve karşılaştığımız o ilk andan daha anlıyoruz bizi nasıl enerjik bir çekim gününün beklediğini. İşine olan bağlılığı ve saygısıyla gözlerimizi parlatıyor genç model. Hepimize iyi gelen yüksek ruh haliyle ise baştan sona kendine hayran bırakıyor. Daha yolun çok başında olmasına rağmen, ayakları yere basan hal ve tavırlarıyla başarılı bir kariyerin sinyallerini veriyor. Şimdilerde özel jet ve helikopter kiralama firması Bikinijet'in Jetman adlı kısa filminde oynayan ve hayatının çok çalıştığı bir döneminde tanıştığımız Jacqueline, azmiyle etrafa ışık saçıyor. Bu genç ve güzel kadını birlikte keşfetmeye ne dersiniz?

İstanbul'a ilk gelişiniz değil, daha önce de çekimler için burada bulundunuz. Nasıl buluyorsunuz şehri?
Bu şehri çok seviyorum ve çok ilginç buluyorum. İnsanlar çok etkileyici, yemeklere ise zaten söyleyecek söz yok, bayılıyorum.

Modelliğin yanında oyunculuk da yapıyorsunuz. Nasıl başladınız?
vet, daha önce birkaç reklam filminde oynadım fakat tabii küçük rollerdi. Hatta Türkiye'de Çanakkale Seramik ve Watsons gibi markaların tanıtım filmlerinde de oynamışlığım var. Ve son olarak da Bikinijet'in yönetmenliğini Müjdat Kavas'ın yaptığı Jetman kısa filminde rolüm oldu.

Bikinijet'in ilk kısa metraj filminde oyunculuk deneyiminiz oldu. Nasıldı?
Tek kelimeyle "inanılmazdı" diyebilirim. Baştan sona her anı çok eğlenceliydi ve benim için unutulmaz bir anı oldu.

Seyahat etmeyi seviyorsunuz. Kendi uçuş tutkunuzun bu rolü kabul etmenizde bir etkisi oldu mu?
Evet, kesinlikle oldu. Seyahat etmeyi çok seviyorum, uçuşlu yolculuklar favorim. Bir haftada birden fazla uçuşum olabiliyor bazen ve ben bulutların üzerinde olmaya bayılıyorum.

Peki, seyahatlerle ilgili en fazla hoşunuza giden ne oluyor?
Yeni şehirler görmek, yeni kültürler tanımak, yeni tatlar denemek ve yeni insanlarla tanışmak çok güzel bir duygu. Sanırım tüm bu yenilik duygusu ve uçuş tutkusu da seyahat etmenin en güzel yanı.

Sizin de bir parçası olduğunuz Jetman'in Türkiye'de havacılık sektörüyle ilgili olarak çekilen ikinci kısa film olduğu belirtiliyor. Filmle ilgili birkaç tüyo verir misiniz?
Baştan sona her şey çok profesyoneldi, styling muhteşemdi ve tabii sonuçta herkesi memnun etti. Film, hayatı özel jetlerde geçen genç bir adamın maceralarını konu alıyor. Ama çok daha fazlası da var, sürpriz olsun.



Moda sektörünün içinden biri olarak en güçlü bulduğunuz yanınız ne?
Ben galiba içine girdiğim her stilin kadını olabiliyorum. İşin içine biraz oyunculuk katabilmek önemli oluyor bazen. Bu da güçlü ve fark yaratan bir özellik diye düşünüyorum.

Bir gün tüm dünyadan kitlelerin takip ettiği bir top model olduğunuzu hayal edin. İnsanlara ne şekilde ilham vermek istersiniz?
Hayatın içinde durmadan çalışan, üreten ve hayallerinin peşinden giden güçlü bir kadın olarak, hiç yorulmadan hedeflerine koşmaları gerektiği mesajını vermeyi isterim.

Yaptığınız işte yetenek gerekli mi yoksa tek başına güzellik yeterli mi dersiniz?
Tüm bunlar aslında bir bütün. Hiçbirinin tek başına yeterli olduğunu söyleyemeyiz. İlk etapta güzellik tabii ki önemli fakat poz verebilme kabiliyeti, elbiseyi üzerinde taşıyabilmek gibi çeşitli meziyetlere sahip olabilmek de işin en önemli tamamlayıcısı.

Kariyerinizle ilgili aldığınız en önemli öğüt neydi?
Öğüt değil ama diğerlerini dinlemekle ilgili şöyle bir yaklaşım sahibi oldum zamanla; başkaları iyi ya da kötü hep bir şey söyler, tavsiye almak iyidir, birilerinin tecrübelerine güvenmek güzeldir ama biz bence en çok kendimizi dinlemeliyiz. Hayatın içinde nasıl var olmak istediğimiz ve kişisel beklentilerimiz her şeyden daha önemli.

Dünyada pek çok defilede yer aldınız. Podyumda kendinizi nasıl hissediyorsunuz?
Evet, podyumda yürümeyi seviyorum, catwalk'a bayılıyorum, yüksek topukların aşığıyım. Podyumda yürürkenki hislerimin tarifi yok. En yüksek topuk boyuyla bile kendimi rahatsız hissetmek bir yana kuş gibi hafif ve mutlu hissediyorum.



Sizin favori modeliniz kim?
Victoria's Secret modellerine bayılıyorum. Onlardan biri olabilmeyi isterdim. Ama Adriana Lima'nın bendeki yeri bambaşka, benim için bir ikon kendisi.

Yaptığınız işte başarılı olmanın altın kuralı ne size göre?
Başarıya giden bir altın kuraldan bahsedecek olursak söyleyeceğim ilk şey, yaptığınız işi çok sevmek olur. Çünkü eğer bir işi severek yaparsanız, o iş eninde sonunda başarıya ulaşır.

Günlük hayatın koşturmacasında kendinizce uyguladığınız birtakım rahatlama yöntemleri var mı?
Olmaz mı? Müzik dinlemek mesela ruhuma iyi geliyor, ne kadar yorgun olsam da beni dinlendiriyor. Ve tabii kitap okumayı ondan ayıramıyorum. Bu ikisinin hangi duyguda olursam olayım bana çok iyi gelen bir yanı var.

İnsanlara kendinizi tanıtırken, hakkınızda söyleyebileceğiniz en marjinal şey ne olur?
Beni yakın tanıyanlar özellikle bilir, fazla eğlenceli bir kişiliğim var. Ve bu eğlenceyi hayatın her alanına katmaya da bayılıyorum. Enerjim hep yüksek, sanırım bunu etrafımdakilere de çok iyi yansıtabiliyorum.



Her zaman formdasınız. Aldığınız en hoş iltifat neydi?
En çok bacaklarımla ilgili iltifatlar alıyorum galiba. Daha önce dansçılık yapmışlığım var, bu sebeple bacak kaslarım oldukça güçlü ve sanırım onları iyi kullanıyorum.

Sosyal medya hepimizin hayatının bir parçası. Sizin dijital dünyaya ilginiz ne durumda?
Gerçekten öyle, sosyal medya hayatımızın tam göbeğinde ve ben Instagram'ı çok seviyorum. Orada fazlaca aktifim ve çok eğleniyorum. Facebook da kullanıyorum hatta ama orada çok aktif olduğum söylenemez.

Sporla aranız nasıl? Düzenli olarak spor yapar mısınız?
Yaklaşık 18 ya da 19 yaşıma kadar birden fazla sporla ilgileniyordum, bir dönem bale yapmışlığım bile var. Dans ve spor hayatımın bir parçasıydı. Ama şimdilerde biraz da mesleğim gereği fazla seyahat edip yoğun bir tempoda çalışıyor oluşumdan kaynaklı spora çok fazla vakit ayıramıyorum. Yine de ondan kopmamaya çalışıyorum ama düzenli ilerleyen bir spor programım olduğu söylenemez.

Beslenme programınızın olmazsa olmazları var mı? Tatlıyla aranız nasıl mesela?
Çok katı kurallarım var diyemem. Ama öğünler arasında kendi içimde bir denge tutturmaya çalışıyorum. Bir öğünde ağır bir şeyler yediysem diğer öğün mutlaka salata oluyor mesela. Tatlıya ise pek çok kadın gibi ben de bayılıyorum tabii ki. Ama fazla kalorili bir yemek seçtiysem, ardından tatlı yemeyi tercih etmiyorum. Yeri gelmişken söyleyeyim; Türk lokumuna bayılıyorum.

Modayı ve trendleri yakından takip eder misiniz? Kıyafet seçimleri ve kişinin kendini yüksek hissetmesi arasında bir bağ var mı sizce?
İşin tam göbeğindeki biri olarak bu söyleyeceğim garip gelebilir ama modaya karşı yakın bir takip durumum yok. Hoşuma giden trendleri uygulamayı severim, kendi tarzıma adapte ederim, o kadar. Tabii eğer rahat hissettiren bir elbisenin içindeyseniz, o an modunuz yükselir ve kendinizi çok iyi hissedersiniz. Rahatsızlık yaratan bir elbiseyle insanın kendini iyi hissetmesi pek mümkün olmuyor.



Modellikten oyunculuğa geçiş yapan pek çok meslektaşınız var. Siz nasıl bakıyorsunuz konuya?
Aslında modellikte zaman zaman oyunculuk kabiliyeti gerektiren bir meslek olabiliyor. Konuya ve kıyafete uygun jest ve mimikler, hal ve davranışlar bir anda üzerinizdeki kıyafetten daha önemli bir hal alabiliyor. Benim de küçük de olsa ufak oyunculuk deneyimlerim var, dediğim gibi zaten bu işler iç içe.

Biraz da romantizm diyelim ve ilişkilerden bahsedelim. Yoğun iş ve seyahat temposunda aşk hayatınız bundan nasıl etkileniyor?
Klasik bir cümle gibi gelebilir ama yoğun bir tempoda çalışıyorsanız bir ilişkiyi sürdürebilmek çok zor oluyor. Çünkü vaktimin çoğu yolda bir yerlere yetişmeye çalışmakla geçiyor, tabii özel hayatım da bundan etkileniyor.

Birlikte olduğunuz kişinin de sizinle aynı meslek grubundan olması önemli oluyor mu sizin için? Avantajları ya da dezavantajları hakkında ne düşünüyorsunuz?
Bence iki insanın iyi bir birliktelik yaşaması için böyle bir zorunluluk yok. Hatta farklı olması daha iyi bile olabilir bazen. Çünkü bir arada çalıştığınızda birlikte geçireceğiniz çok vaktiniz olabilir ama aslında bu da birden fazla problemi beraberinde getirebilir.

Uzak ve yakın gelecek için hedefleriniz neler?
Yakın gelecek için aile ilişkilerime öncelik vermeyi planlıyorum, onlarla daha fazla vakit geçirmeyi istiyorum. Uzun vadede ise tabii ki çeşitli iş planlarım var. Modellik ve oyunculuk kariyerime ağırlık verip, hedefler koyup onlar için ilerlemeyi istiyorum.




KISA KISA
Buzdolabınızda en çok ne olur?
Çeri domates.

Günün en sevdiğiniz öğünü hangisi?
Bana göre kahvaltı öğünlerin yıldızı.

Yoğun iş programınızdan uzaklaşmak istediğiniz anlarda kaçış noktanız neresi olur?
Fransız Rivierası olabilir. Saint- Tropez'i de çok severim mesela.

Kendiniz için son yaptığınız alışveriş?
Yüksek topuklu bir çift ayakkabı ve çanta.

Bu aralar en çok kimi dinliyorsunuz?
Shakira dinlemeyi her dönem çok seviyorum ama farklı dj'lerin yaptığı değişik tınılara sahip müzikleri de dinliyorum.

Son zamanlarda telefonunuzda en sık kullandığınız aplikasyonlardan ilk üçünü nasıl sıralarsanız?
İlk üçüm şöyle; WhatsApp, Instagram ve Spotify.

Kendinize en sık sorduğunuz soru ne?
'Şimdi nereye gideceğim?' derken buluyorum kendimi hep. Biraz da işim gereği fazlaca seyahat ettiğimden olacak en çok bu soru oluyor aklımda.

Bu mesleği yapmıyor olsaydınız hangi mesleği tercih ederdiniz? Neden?
Veteriner olmayı çok isterdim, hayvanlarla aramda güçlü bir bağ var ve çok seviyorum onları.

Gerçekleşeceğini bilseydiniz sosyal fayda amaçlı ilk dileğiniz ne olurdu?
Tüm dünya için daha fazla barış isterdim, nefreti yok etmeyi dilerdim. Ve her birimiz için daha fazla aşk hayal ederdim.
BİZE ULAŞIN