İşinde Oldukça Ciddi:

Hollywood'un görkemli dünyası bir yana Jessica Alba, uzun süredir kendi şirketinin patronu. Oyuncu ve aynı zamanda girişimci yıldızı evinde ziyaret ettiğimizde ise karşımızda her anlamda tam bir patron vardı.

Giriş Tarihi: 16.09.2019 12:45 Güncelleme Tarihi: 16.09.2019 12:45

Röportaj Martha Hayes Fotoğraf Justin Coit Moda Editörü Kristen Saladino

Hollywood yıldızı küvetin içinde oğlunun saçını yıkarken, muazzam mermer banyosunda küçük tabureye oturmuş, bir şarkı mırıldanıyordu. Çocukları 11 yaşındaki Honor ve yedi yaşındaki Haven, birbiriyle uyumlu ipek pijamalarını giyinmiş ve 38 yaşındaki Alba, eşi (yani babaları, yapımcı Cash Warren) uzakta olduğu için, bu gece yataklarında uyuyabileceklerini söylüyordu. Ancak bir şartı vardı. "Ortada ben uyumam" diyordu Alba. Banyo rafları, 2012 yılında Alba'nın kurduğu başarılı sağlıklı yaşam markası The Honest Company ürünleri ile kaplıydı ve çalışma hayatının içindeki aktif bir kadın için fazla düzenliydi. Alba'nın uzayan çekim saatlerindeki performansı ise bu düzeni açıklar gibiydi.



Jessica Alba'nın Beverly Hills'deki konağına gelip, ayağıma galoşlarımı giydiğimde bir çekim gününden ziyade Line Of Duty'de bir suç mahalline giriyormuş gibi hissettim. İlk gözlemlerimden biri evinde katı bir "ayakkabısızlık politikası" olduğuydu. Ve işler ilk andan daha planladığımızın dışında gelişmeye başladı. Alba ile o ev işlerini düzene sokmaya uğraşırken tanıştık. Odadaki çocuklarına bakışını görseydiniz, Alba'nın sadece bir kapak kızı değil, aslında tam zamanlı bir anne olduğunu anlamanız hiç zor olmazdı. Televizyondan çıkan çizgi film kakofonileriyle mücadelesine bakınca, Alba'nın sesinin birçok anneninkine benzediğini hemen fark ettim. "Kardeşine bakabilir misin? Sesini kısabilir misin? Filini alabilir misin lütfen?" ("Evet, anne" cevabı hemen geliyor tabii.) Aramızda kalsın ama burada patronun kim olduğu daha ilk dakikalardan belliydi. Alba, Hollywood'da gişe rekorları kırması sonrası (Sin City ve Fantastic Four yapımları dahil), birçok "en seksi kadın" listesinde yer alan bir yıldız aslında. Ancak çocukluk hastalığından esinlenerek, sağlığa zararı olmayan bebek oyuncaklarını, ev ve güzellik ürünlerini kapsayan 1,7 milyar dolarlık sağlık işini başlatmasından bu yana tam yedi yıl geçmiş.

Onu evinde gördüğünüzde sadece bir kapak kızı değil, tam zamanlı bir anne olduğunu anlamanız hiç zor olmaz. Alba, oyuncu, anne, girişimci, patron arkadaş ve bir parti kızı.


Ve şimdi markası hızla yükselişine devam ediyor. Vücudumuzla ilişkisi olan birçok üründen bahsederken, "Bence birçok kişi ilk başta 'Vay canına, bu sizi zehirliyor' gibi bir komplo teorisi olduğunu sandı ama gerçekten de öyleydi" diyor. "Çok fazla şey yasakladılar çünkü bazı maddeler küçük dozlarda bile oldukça zararlı." Ben tam güzellik endüstrisini sarsacak bir sohbetin içine girmek üzereyken, Alba bir anda fotoğraf çekimleri için ortadan kayboldu. Buluştuğumuz sonraki yer, bugünkü çekimler için cazibe merkezi olarak hizmet verecek Louboutin'ler, Manolo Blahnik'ler ve Honest Beauty ürünleriyle göz kamaştırıcı bir atmosferi olan Alba'nın giyinme odası oldu. Onu yıldız yapan sektörden ayrılmak niyetinde olmadan, "Honor" şirketi, Alba'ya oyunculuğun vermediği bir başarı verdi demek hiç adaletsiz olmaz. "Çok kızgınım" diye itiraf ediyor Alba. "Kadınlara birçok durumda nasıl davranıldığının farkındaydım. Çok fazla baskı altındaydım; erkeklerin yaptığım şeye kıyasla hiçbir şey yapmadığımı düşündüklerini bile söyleyebilirim. 'Artık böyle davranmıyorum' gibi hissediyordum." Hollywood'un en gizli kalmış tarafları son zamanlarda ayrıntılı inceleme altına girdi ve Alba'nın bu meselelerle ilgili bir tecrübesi olup olmadığını merak ediyordum. "Hiçbir şey demeyeceğim çünkü buna odaklanmak istemiyorum. Sadece yaşadığımı bil ama buna karşı gerçekten büyük bir savunma mekanizması geliştirdim diyebilirim. Ve sanırım bu yüzden çok agresif ve nasıl desem, adeta bir erkek gibi göründüm ve muhtemelen çok fazla lanetledim bu konuyu. Her zaman biraz alaycı bir tavır takındım. Kötü şekilde değil tabii beni ileri taşıyabilecek şekilde."



Karşımda kişisel markasının gücünün bilincinde olan farkındalıkla konuşan bir kadın vardı. Bu ifademe "Yüzde 100 evet" diye başını sallayarak katıldı Alba. "Hayattaki seçimlerim hakkında her zaman çok düşünceli oldum. Yirmili yaşlarımın başlarında kulüplere giderken bile, (bundan emin olabilirsin) hiç magazin basınına yakalanmadım diyebilirim. Hem de hiç. İnsanların parti yaptığımı düşünmelerini istemiyordum. Dışarı çıkan insanların nasıl algılandığının farkındaydım." Bu, kendisi hakkındaki düşüncelerimden çok farklıydı, daha doğrusu, dürüstlüğüne hayran kaldım sanırım. Ve tabii ki magazin basınını atlatmadaki başarısı da ayrıca hayranlık vericiydi. "Ben her zaman korumalarla birlikte hareket ettim. Beni nasıl koruyacaklarını iyi biliyorlardı. Birkaç kez ayık değildim, hatta bir defasında arabaya dahi çarptım ama basında bunlar hakkında hiçbir fotoğraf bulamazsınız!" Alba, risk aldığını ve bunun yerine kasten stratejik olduğunu düşündüğü bir dizi kârlı reklam kampanyası olduğunu belirtti. "Finansal olarak yönlendirilen çok fazla karar verdim."
Alba'nın herhangi bir iş eğitimi olmadan kendi şirketini kurması olağanüstü bir başarı ancak 12 ile 26 yaşları arasında Hollywood'da sağlam çalışmasının onu bu başarıya hazırladığı da bir gerçek.
"Ben hiçbir zaman kadın oyuncularla rekabet içinde olmadım, erkek oyuncularla rekabet ettim. 'Neden bir aksiyon serisinin yıldızı olmayayım' diyordum mesela kendi kendime. Veya 'Neden sinema salonlarını hıncahınç doldurmayayım ki' derdim. İnsanlar kadın oyuncuların bu sektördeki gücünün ne kadar farkına varırlarsa, bizlerin eşitliğe kavuşması da o derece kolaylaşacaktır." 90'ların Bad Boys yapımının bir parçası olan LA's Finest ile Alba sürpriz bir şekilde ilkbaharda ABD ekranlarına dönmüştü. Alba bu aksiyon televizyon dizi projesinin aynı zamanda yapımcısıydı ve Gabrielle Union da bir diğer yıldız idi. "Her zaman istediğim roldü bu" dedi Alba ve gülümsedi. "Bruce Willis'in Die Hard'da partneri olduğu kadını oynamak istemedim, Bruce Willis'in rolünü istedim" diye ekledi sonra. Bugünün çekimleri nihayet akşamın erken saatlerinde sona erdiğinde, Alba fotoğrafçıyla çekimin finalini kutluyor -bu arada çocuklar yatağa girdi- ve yardımcısının ikimize de birer kadeh şampanya servis ettiği salona geçtik. Salona gelir gelmez, "Honor" şirketi hakkındaki vizyonu ve şirket içindeki liderliğine olan yaklaşımı hakkında sohbetimize dönüş yaptık. "Patron olmanın markaya katkısını seviyorum; vizyonu ortaya koymak ve sınırları zorlamak önemli. Bu sayede markadan beklenti de yüksek oluyor" dedi Alba. "Her zaman bir girişimci gibi düşünüyorum ve sezgisel bir insanım. Bu yüzden birileri sadece hareketler üzerine düşünürken ve tüketicinin deneyimini önemsemediği anlarda, onlara her zaman meydan okuyor halde buluyorum kendimi."



Alba'nın herhangi bir vasıf veya iş eğitimi olmadan şirketini kurması olağanüstü bir başarı ancak Hollywood'da 12 ile 26 yaşları arasında sağlam çalışmanın onu başarıya hazırladığı da bir gerçek. "Her zaman arkama yaslandım ve diğer insanların işim için kredi almasına izin verdim" diyor. "Şirketin ilk üç yılında, herkes bu fikirleri ortaya çıkaranın iş ortağım olduğunu düşünüyordu. Bu durumla barışmak zorunda olduğumu biliyordum ve akıllı olduğumun da farkındaydım. 'Bu benim için oldukça zordu' diyebilirim ve birçok sosyal kaygının üstesinden gelmek zorunda kaldım. Eşim her zaman 'Akıllı olmak için koleje gitmene gerek yok' derdi ve haklıydı. Ama o (Alba'nın iş ortağı) odaya girip yürüdüğünde, ona farklı bir saygı duyardım, bunu iyi hatırlıyorum." Sosyal kaygısının üstesinden gelebilen ve harikulade başarılı bir iş insanını karşımda görmek inanılmaz bir histi benim için. "Ben aktrisim" diye ekledi Alba, "Ama bu başka bir şey bilmediğimden değil, sadece başka biri olmak istediğimden" diye bitirdi sözünü. Sonra "Biraz daha şampanya var mı" diye sordu asistanına. "Hayır" diye cevap geldi ama tekila vardı odada. Saat akşam 21:00'e gelmişti ve dar siyah pantolonunu, botlarını giyip altın halka küpelerini hızla taktıktan sonra, Alba bir arkadaşının doğum günü yemeğine gitmek için şoförün gelmesine hazırdı. Oyuncu, anne, girişimci, patron, arkadaş ve bir parti kızı... "Neden dışarı çıkarken biraz kokteyl almayalım" dedi Alba. Elbette çevre dostu, tek kullanımlık bardakta tekilasını yudumlamaya başladı.

BİZE ULAŞIN